Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Türkiye'ye karşı tehditkar bir tutum

3.8.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Haziran 2018 başında Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile ABD Dışişleri Bakanı Pompeo arasında Vaşington'da yapılan görüşme iki ülke ilişkilerindeki gerilimi azaltma yönünde olumlu bir adım olarak değerlendirilmişti. Aradan iki ay geçtikten sonra ilişkiler yeniden gergin bir düzeye gelmiştir.

Papaz Andrew Brunson'un ev hapsine alınmasını yeterli bulmayan ABD, Türkiye'ye karşı son derece tehditkâr bir üslup içine girmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yargıya müdahalesini isteyen küstah çağrıların kabulü mümkün değildir. Göreve geldiği günden bu yana sosyal medya fenomeni olma özelliğini sürdüren Trump, sık sık fikir değiştiren, çoğu zaman ülkedeki Evangelistlerin etki alanına giren, kimi zaman da FBİ, CIA gibi devlet yapılanmalarına kulak veren değişken eğilimler içindedir.

Trump'ın sert üslubunun nedeni olarak Rahip Brunson konusunun dışındaki nedenleri de göz ardı etmemek gerekmektedir. Bunlar arasında S-400 füze sisteminin Türkiye tarafından alınmak istenmesi, buna karşılık F-35 uçaklarının teslimatının askıya alınması tehdidi karşısında bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dile getirdiği ABD'yi dava etme söylemi gibi hususlar sayılabilir. Ayrıca ABD'nin İran'a yönelik aşırı katı politikasına ve uygulamak istediği yaptırımlara Türkiye'nin sempati duymayacağı gerçeği de, Trump'ın canını sıkan unsurlardandır.

ABD ile bir türlü rayına oturmayan ilişkiler Türkiye'yi başka arayışlar içine yöneltmektedir. Güney Afrika'da yapılan BRICS zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan örgüt ile işbirliğini arttırma çağrısında bulunmuştur. Türkiye elinde seçenekler olduğunun bilincindedir ve bunu dile getirmektedir. Eylül ayında gerçekleşmesi beklenen Erdoğan'ın Almanya ziyareti de seçeneklerin varlığına ve AB ile yakınlaşma adımlarına örnek olarak değerlendirilebilir.

Öte yandan Suriye'ye getirilecek yeni düzen konusunda ABD ve Rusya ilgi çekici adımlar atmaktadırlar. Putin, Erdoğan ile Johannesburg'ta yaptığı görüşmeden sonra Başkan Trump'ı Moskova'ya davet etmiştir. Davetin kabul edildiği Beyaz Saray tarafından açıklanmıştır. İki liderin Helsinki zirvesinde ele aldıkları Suriye anlaşmasının ayrıntıları Moskova'da görüşülecektir. Tabiatıyla bu konular Türkiye için de hayatî önemde olacaktır.

Bu hafta içinde ABD Avrupa Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Scaparotti Suriye hakkında görüşmelerde bulunmak üzere Ankara'ya gelecektir. İki ülke ilişkilerinde yaşanan gerilime rağmen en azından ABD Türkiye'nin bölgedeki ağırlığının ve öneminin farkındadır ve gelecekteki sürecin önemli bir aktörüdür. Türkiye de Suriye'nin gelecekteki imarı konusunda Rusya ile görüşmelerde bulunmakta, şimdiden bazı adımlar atmaktadır. Çobanbey gümrük kapısından Münbiç'e uzanacak karayolu inşası projesi önemli atılımlardan biridir. Türkiye Suriye'de barışa ulaşıldıktan sonra ülkedeki ağırlığını diğer rakip ülkelere meydan bırakmayacak politikalarla güçlendirmek zorundadır.

Meydana gelen son gelişme, Türkiye – ABD ilişkilerinde bugüne kadar görülmemiş bir gerilime neden olmuştur. ABD'nin Adalet ve İçişleri bakanlarımız için açıkladığı yaptırım kararı ve Senato'nun F-35’lerin teslimatının geciktirilmesi kararını alması, tarafların geri adım atması şansını azaltmaktadır. Şimdi umutlar Singapur'da yapılacak 51. Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları Toplantısı sırasında Çavuşoğlu ile Pompeo arasında yapılacak görüşmeye kalmıştır diyebiliriz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test