Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Beş soruda basit bir endeks

14.9.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bir insan ile herhangi bir nedenle konuştuğunuzda ve o insanı ilk üç görüşünüz doğal olarak bir tanışma safhası olacaktır.

Tanı koymak daraltıcı ve yanıltıcı olabilir. İnsan farklı yaşlarda farklı değerlere göre karar veriyor. Hele hele, cinsel çekicilik işin içinde ise. Objektif değerlendirmeye çalışmakta büyük fayda var.

EGO: O insan daha ziyade kendinden mi bahsediyor? (0).

Çevresi ile mi, bir gözlem bir veya konu ile ilgili? Sizinle mi ilgili? (1-2).

İlk konuşmalarda kendini tanıtmak doğaldır ama bu oranı kendi algınıza göre değerlendirin.

GÜVEN: Kendinden bahsetmese bile, yaptığı önemli işlerin ne kadar mühim olduğundan, tanıdığı en büyük, en güçlü, en zengin, en başarılı dost ve akrabalardan mı bahsediyor? (0).

Yoksa çevresi, spor veya politika veya sizinle ilgili mi? (1-2).

AÇI: İlgilendiği konular bir iki konu ile mi kısıtlı? (0). 

Çok sayıda konuyla ilgileniyor mu? (1-2).

(0 için basit örnek: mesela, sadece şu anki Cumhurbaşkanı hakkında konuşmak dışında bir şeye odaklanamamak.)

DENGE: Kötü alışkanlıkların ipucu var mı? Tütün, alkol, kumar, cinsel konularda takılıyor, aşırı yemek yemek veya yememek alışkanlığının, yemekten veya aşırı oranda hayvanlardan bahsederek, yaşamını hayvanların belirlediğinin işaretlerini veriyor mu? (0). 

Yoksa insanlarla, doğa ile, sanattan politikadan, hobilerinden birkaç çeşitli konu ile ilgili mi? (1-2).

GÜLERYÜZ: Bir konu hakkında heyecan gösterirken aşırıya, kesin neticelere meyli var mı? Dinlemekte zorlanıyor mu? (0).

Dengeli, güler yüzlü, ilgili mi? (1-2).

Bir dahi olabilir ve “0 puan” alabilirsiniz ama bir dost arıyorsanız “5 veya daha fazla puana bilinçli olarak dikkat edin” derim. Tabii ki muayyen bir yaştan sonra muayyen süre çalışmış insanlarda mesleki deformasyon olacaktır.

Bu indeksi yazarken 1974’ de ölen meslektaşım Virginia Apgar’dan esinlendim. Yeni doğan bebeklerde cilt rengi, kalp atışı, nefes alışı, reflekslerine, adalelerinin durumuna göre “sıfır ile on arasında bir not” verilir. Korkarım gerek bu not, gerek çocukların ana okulu ve ilkokuldaki davranışları ve bıraktıkları intiba da tüm yaşam için belirleyici olur. Yani “düzgün – faydalı” olabilecek insan çocukken bellidir. Deneyimli ilkokul öğretmenleri ile konuşursanız, bu yazılanın ne kadar gerçek olduğunu anlarsınız.

Gerek kendimizi gerek ise toplumsal gerçekleri kavramakta zorlanan hayvanlarız. Uzun süreler gerçeklerden uzak bazı dogmalar ile yaşıyoruz. Tarih bunu bize hep gösteriyor. Eski Yunan mitolojisindeki tanrılara bakmamız yeter.

Kendimizi aldatmaya meyyaliz. Bu fikirlere “büyük cihat” olarak bakabilirsiniz. Yani kendi (cinsinin) eksikleriyle uğraşmak, o konuda bir çaba denemesi.

İnsanların yüzde yirmisi olumlu, verimli ve toplumu yönlendirebilecek konumdalar. Kendilerini güvende hissederlerse.  Hâlbuki şu an dünyada “çoğunluk” “uyutulunca – ikna edilince” yüzde bir giderek zenginleşiyor ve toplumsal bağlar kopma noktasına geliyor. Daha verimli ve huzurlu yaşam için bu tür konulara kafa yormak ve daha adil ve verimli seçim sistemleri, yönetim biçimleri hakkında uzlaşmak zorundayız.

Bu yazı örneğin “Bahçelerde kereviz, gel bize bazı bazı” olarak damgalanacak mı? Yoksa işe yarar bir alet haline gelecek mi? Siz karar vereceksiniz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test