Ana Sayfa / 

İki haftanın özeti

13.1.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yeni yılın iki haftası bitti. Bu süre içerisinde ülkemizde olan en iyi şey ne diye sordum etrafıma?

Çoğunluktan aldığım tek güzel cevap, yağan kar oldu. Evet uzun yıllar sonra ilk kez bir kışı tüm sefilliklerine rağmen gayet güzel yaşadık. Aslında şehirde bizim şikayet ettiğimiz durumu, doğudaki vatandaşlarımız neredeyse yılın 6 ayı yaşıyorlar. İnsanlar işlerine o kar koridorlarının içerisinde yürüyerek gidiyorlar. Köylerimizde yaşayan o kırmızı yanaklı minik kardeşlerimiz en yakındaki okullarına en az 3-4 km yürüyerek ulaşabiliyorlar. Hava sıcaklığı olağanüstü bir düşüş göstermediği taktirde kısıtlı imkanlara sahip okullarına koşarak, bilgi açlığıyla yetişebiliyorlar. Ama bizim şehirli çocuklarımız ise her türlü imkana sahip, sıcacık dersliklerine ayaklarını sürüyerek gidiyorlar. Vali’nin ağzının içine bakıp, tatil tweetini bekliyorlar.

Ama her şeye rağmen İstanbul için konuşuyorum, kar hakkıyla yağdı. Sanki olması gerektiği mevsim, bu mevsimdi. Beni biraz da umutlandırdı, acaba iklimler normal seyrine mi oturuyor tekrar. Uzman değilim ama temennim o. Her mevsimi zamanında yaşamak.

Halk arasında derler ya kar yağsa mikrop kırılsa, virüsler yok olsa. Yılbaşında gerçekleşmeyen dileklerim belki yağan bu karla gerçeğe dönüşür. Ülkemin üzerindeki, kara bulutlar, mikrop gibi her yerimizi saran terör eylemleri sona erer. Ama bir değişiklik yok tabi ki…

Ülkemizi saran mikrop sadece terörle kısıtlı değil ki. Bin bir mikrop içeride dans edip duruyor. Ekonomi, eğitim, kültür, sanat, spor, belediye say say bitmiyor. Her yerin ayrı bir hastalığı var.

İnsan vücudu olarak düşünün Türkiye’mizi. Bağışıklık sistemimiz çökmüş vaziyette. Nereyi tutsan elinde kalıyor. Hem fiziken hem de ruhen gerçekten ağır hastayız. Yataktan kaldıracak doktor yok. Ülkenin sağlık sistemini emanet ettiğiniz, üstelik doktor, eğitimli ve entellektüel seviyesi yüksek olması gereken birisi, halkına muhteşem bir rol model Sağlık Bakanı. Sözde gizli yapılması gereken anayasa oylamasında, oyunu insanların gözüne sokarcasına kullanıyor. Ondan sonrada, suç işlediğini ifade edip, posta koyuyor.

Atalarımız bazı sözleri boşuna söylememişler. ( Özür dileyerek yazıyorum ) “ İmam gazını çıkarırsa, cemaatte büyük abdestini yapar ” tabii kibarcasını yazdım. Birbirinin kopyası, seçilmiş insanların olduğu bir ülke yönetimine şahitlik ediyoruz.

Halkını temsil eden insanların daha kaliteli, uzlaşmacı, iletişime açık, hoşgörülü, toleransı yüksek olması gerekiyor. Ancak biraz kaba olacak ama malzeme bu, mal bu. İçerisinde bulunduğumuz dönemde kavgacı, barış sevmeyen, uzlaşamayan insanların bulunduğu bir süreci yaşıyoruz. AKP döneminde ne yazık ki, futbol düzeni gibi yönetilen Milli Eğitim sistemimizden. Sağlık Bakanı örneğinde olduğu gibi formatlanmış bir vatandaş topluluğu doğuyor.

Siyasetçiler hangi partiden olursa olsun her zaman topluma, temsil ettiği kitlesine, oy veren, vermeyen herkese örnek olmalı. Halkın seviyesini daima yukarı çıkartmalı, çıkartma çabası içerisinde olmalı. Bunu yapmadığınız sürece toplumu da dejenere edersiniz, kendiniz de şu an olduğu gibi saygınızı yitirirsiniz.

İktidar partisinin mecliste sergilediği tabloya baktığınızda, içerisinde gerçekten saygıdeğer olan milletvekilleri var, onları bu görüntünün dışında tutmak istiyorum. Ama böylesine çirkin bir tabloyu, oy veren, vermeyen vatandaşlarınıza yaşatma hakkınız var mı ?

Bir gün, milletvekili olmayı gerçekten hak edenler, partisi önemli değil, değerini bilen insanlar o sıralarda yerlerini alacak. Bu insanlar, hem halkını hem de Türkiye’mizi tekrar dünyanın itibarlı ülkeleri sıralamasında yukarılara çıkaracak kararlar alacaklardır. Bundan hiç şüpheniz olmasın. 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar