Ana Sayfa / 

Ekonomi yönetimi ‘sicil affı’ konusunda bankaların elini güçlendirmeli

24.3.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye’deki şirketlerin büyük çoğunluğu KOBİ’lerden oluşuyor. KOBİ’lerin önemli sorunlarının başında finans geliyor. Doğru zamanda, ucuz finans. Özkaynağı güçlü olanlar açısından sorun yok. Ama, özkaynağı olmayan ya da yetersiz olan büyük çoğunluk için finans, önemli bir sorun.

KOBİ’leri finans kaynağına ulaşmada umutlandıran ‘sicil affınabankaların mesafeli durması hayal kırıklığı yaratıyor. Türk ekonomisinde son yıllarda yaşanan tempo düşüklüğü, dış ve iç politik gerginliklerin ekonomik üzerindeki olumsuz sonuçları, bazı sektörlerde yaşanan kan kaybı, iflasları geometrik olarak artırdı. Ekonomi yönetiminin iyi niyetli bazı düzenlemelerine rağmen, alınan tedbirlerde geç kalınması ve  makro ekonomik sorunlar nedeni ile beklenen gelişme bir türlü sağlanamadı.

İşletmelerin özellikle de KOBİ’lerin finans ihtiyacı, belki de hiçbir dönem bu kadar yaşamsal olmamıştı. Ekonomi yönetiminin bu bağlamda gerçekleştirdiği sicil affı önemli adımdır. Finans arayışındaki firmaların, sicil performansı, finans kaynağına ulaşmada önemli bir parametredir ancak asla tek başına yeterli değildir. Piyasaları ve işletmeleri fonlayan bankalar, haklı olarak kredi ilişkilerini sadece ‘sicil performansı’ üzerine yapılandırmıyor. 

Geçmiş on yılları geri dönmeyen kredi sorunları ile yoğrulu Türk finans sektöründen sadece duygusal saikler ile fonlama beklemek gerçekçi değildir. İş dünyasının finans kaynağı arayışında haklı talepleri göz ardı edilmeksizin bankaları bu hedefe kanalize ederken sert söylem bir an önce terk edilmelidir. Türk ekonomisinin finans sektörü ile eşgüdüm içinde çalışmasını sağlayacak güçlü enstrümanları ve kurumları vardır. Ekonomi yönetimi ile birlikte Merkez Bankası başta olmak üzere Bankalar Birliği gibi derinlikli kurumlar ile finans sektörünü anlamaya çalışmak varken açık hava mitingi atmosferinde sektöre çekilen ‘ayarınçağdaş ekonomide karşılığı yoktur. 

Devlet kudreti ile finans sektörüyle girilen asimetrik ilişki yabancı sermayenin güçlü olduğu Türk bankacılık sistemini orta ve uzun vadede sıkıntıya sokacaktır. Ali Babacan ve kısmen Mehmet Şimşek’in bakanlıkları döneminde alıştığımız finans sektörü ile uzlaşmacı ilişkilerin son 1-2 yılda olumsuz anlamda makas değiştirdiğini görüyoruz. Sert söylemin hakim olduğu bu yeni dönemin Türk finans piyasalarını geliştirmeyeceği mutlaktır. Bu nedenle işletmeleri fonlama konusunda yetersiz heyecana sahip finans sektörü ile hiç vakit kaybetmeden ekonomi yönetiminin daha yapıcı bir diyaloğa başlamalı ve bankaların kaygılarının aşılmasını sağlayacak güven enstrümanları devreye sokulmalıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar