Ana Sayfa / 

Nimetin değerini bilmek

29.3.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Beslenme kültüründeki öneminin yanı sıra ekmeğin manevi açıdan hayatımızda ayrı bir yeri vardır. Rızkımızı sağlamak için verdiğimiz helal emeğimizin ölçüsüdür ekmek parası. Sahip olduğumuz tarım potansiyeline rağmen yokluğunu bildiğimiz, eksikliğini kabus olarak gördüğümüz buna rağmen yine de israf ettiğimiz ekmek ile ilgili sorunları acaba örgütlerimiz aracılığıyla ne kadar çözebiliriz.

Dünyanın birçok yerinde değişik kalite ve çeşitte olmak üzere ciddi bir ekmek tüketimi bulunmaktadır. Avrupa’da özellikle İngiltere’de fırın kooperatifçiliği çok yaygındır. Bu kooperatifler sadece fırıncı esnafı tarafından kurulan dayanışma örgütü olmanın ötesinde görevler de üstlenebilmektedir. Tüketicinin daha ucuza ekmek alabilmek ya da çiftçinin ürününün katma değerini arttırabilmek için ortak olduğu daha ileri yapılar bulunmaktadır. Ülkemizde belediyeler tarafından kurulan halk ekmek işletmeleri de bu yaklaşımın bir başka şeklidir. Bizde de küçük yerleşim yerlerinde çiftçi tarafından kendi ekmeğini yapmak amacıyla ortak işletilen fırınlar bulunulmaktadır. Yani genel anlamda ekmek üretmek için oluşturulan örgütlerin içinde çiftçilerin de yer aldıkları görülmektedir.

Bir de Dünya çapında birçok ülkede ekmeğin hammaddesi olan buğday, arpa, yulaf, çavdar, çeltik, mısır gibi tahılları üreten çiftçilerin çeşitli örgütler kurmuşlar. Özellikle ABD’de eyaletler çapında kooperatif şeklinde büyük örgütlenmeler ve AB Ortak Piyasa Düzenleri kapsamında kurulan örgütler ve ihtisaslaşmış kooperatifler bulunmaktadır. Ülkemizde de tahıl üretimiyle uğraşan üretici örgütleri mevcuttur. Kooperatiflerde tahıl üretiminin yanı sıra depolama işleri öne çıkarken, daha ihtisaslaşmış yapılanma üretici birliklerinde görülmektedir. Halen 2.900 üreticinin üyesi olduğu 21 tahıl üreticileri birliği bulunmaktadır. Bunlardan 6 tanesi organik tahıl üretici birliğidir.

Ekmek ve hammaddesi olan tahıllardaki mevcut örgütlerimizi, bize has ihtiyaçlara dikkate alınarak gelişmiş ülkelerdeki emsallerine benzer şekilde geliştirebilirsek; ekmeğin tarlada başlayan ve sofrada biten yolculuğuna önemli katkılarda bulunabiliriz. Hatta bu yolculuğun çöpte bitmesini bile önemli oranda azaltabiliriz. Bunun için önce mevcut uygulamaları dikkate alıp, bunları mevcut örgütlerimiz ile nasıl daha aktif ve faydalı hale getirebiliriz sorusuna cevap arayabiliriz.

Çiftçilerin sadece kendi ihtiyaçları için kullandıkları fırınların aynı çiftçinin mensubu olduğu üretici örgütü tarafından daha düzenli bir şekilde işletilmesi, maliyetleri ucuzlatan ve işleri kolaylaştıran bir uygulama olacaktır. Mevcut üretici örgütlerimiz, özellikle de ekmeğin hammaddesini üretenler başta olmak üzere, belediyeler ile birlikte çalışarak bu işletmelerin ihtiyaç duyduğu girdileri daha ucuz, kaliteli hatta organik olarak temin edebilirler. Bu yaklaşım üreticinin ürününü daha üretmeden planlamasına ve daha çok kazanmasına, belediyenin ise; daha ucuza, daha kaliteli ekmek üreterek daha iyi hizmet vermesine imkan sağlayacak bir “kazan-kazan” uygulaması olacaktır. Ayrıca yenilmeyen, bayatlayan ekmeğin belediye işletmelerin bayileri aracılığıyla tersine yolla toplanarak üretici örgütüne ve dolayısıyla çiftçiye gönderilmesi, yem masrafları açısından büyük maddi kazançlar sağlayacaktır.

Mübarek ekmeğin değerini bilmek adına; üretenin hakkını verirken, tüketenin de hakkını koruyabilmek için üretici örgütleri daha çok rol üstlenmelidir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar