Ana Sayfa / 

Sürdürülebilir büyüme

16.6.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK)  2017 yılı ilk çeyreği için açıkladığı büyüme rakamları  beklentilerin oldukça üstünde gerçekleşmişi ve uzun süredir durgunluk  içinde bulunan ekonominin yeniden canlanmaya başladığının işareti sayılmıştır.

Önce bazı rakamlar verelim ve daha sonra bazı yorumlarda bulunalım.

Bu yılın ilk çeyreğinde ekonomimiz, geçen yılın aynı dönemine göre % 5 oranında büyüdü. Büyüme hızları sanayide % 5,3, inşaat sektöründe % 3,7, Özel ve kamu yatırımlarında % 2,2, İhracatta % 10,6, hane halkı tüketiminde % 5,1 ve kamu tüketiminde % 9,4 oldu. İlk üç aydaki % 5 oranındaki büyümeye,  ihracatın katkısı 2,39 puan, özel ve kamu yatırımlarının katkısı 0,65 puan, kamu tüketiminin katkısı 1,27 puan ve hane halkı tüketiminin katkısı 3,13 puan oldu.

Başlangıçta da söylediğimiz gibi, 2016 yılının genelinde sadece % 2,9 oranında bir büyümeyi gerçekleştirebilen ülkemiz için bu yılın ilk çeyreğinde % 5’lik bir büyüme oldukça önemlidir ve önümüzdeki dönemde bu olumlu tablonun devam edeceği umudunu vermektedir.

En çok göze çarpan husus 2016 yılında ekonomik büyümeye  negatif katkı veren ihracatın  bu yılın ilk çeyreğinde 2,39 puanlık bir olumlu katkıda bulunmasıdır. Bunun genelde AB pazarlarındaki gelişmelerden kaynaklandığını söylemek mümkündür. İhracatın bir ölçüde de kur artışlarından yararlandığını söyleyebiliriz. Yani ihracatın yapısında ciddi bir değişiklik yoktur. İhraç kalemlerinde teknolojik içerikli ürünlerin oranının arttırmak için ArGe ve innovasyon çalışmalarının hızlandırılması ve rekabetçi  ürünlere dönüştürülmesi şarttır.

İlk çeyrekteki büyümenin ana motoru kamu ve özel sektör harcamalarıdır. KGF destekli krediler, vergi indirimleri, prim ertelemeleri, yatırım ve istihdam destekleri  iç talebi körüklemiştir. Bankaların ilk çeyrekteki kredi hacimlerindeki büyüme % 7 civarındadır. Likidite bolluğunun önümüzdeki dönemde enflasyonu olumsuz yönde etkilemesi olasılığı vardır. Böyle bir gelişmeden faiz hadlerinin de etkileneceği açıktır. Verilen  ve verilecek kredilerin ve desteklerin hiç olmazsa önemli bir bölümünün yatırıma dönüştürülmesi gereklidir. Aksi halde büyümenin sürdürülebilirliği zora girecektir. Bu konuda ekonomi yönetiminin bazı önlemler alınacağını açıklaması doğru bir yaklaşımdır.

İç talebe bağlı büyümenin ithalatı körüklemesi halinde bir süredir kontrol edilebilir düzeye gelen cari açığın yeniden sorun haline gelmesi söz konusu olabilir.  Esas olan, bu olumlu havadan yararlanarak yapısal reformların hızla hazırlanıp yürürlüğe konulmasıdır. Ülkenin uzun vadeli büyüme planlarına ihtiyacı vardır. Yapısal reformlar ekonomik olanların yanında hukuk ve eğitim alanlarını da kapsamalıdır.

Türkiye’nin dış algısı maalesef olumlu değildir. Doğrudan yabancı yatırımlarda gerilemeler vardır ve bunların önemli bir bölümü de gayrimenkul alımlarına gitmektedir. Güvenli, istikrarlı ve  karlı bir yatırım ortamının oluşturulması son derece önemlidir.

Geçen hafta da söylemeye çalıştığımız gibi, iç ve dış konjonktür, yeni hamleler  ve yeni hikayeler için oldukça uygundur. Fırsatlar kaçırılmamalıdır. 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...