Ana Sayfa / 

Ekonomide yeni önlemler beklentisi

8.9.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Her yıl sonbahar aylarına girildiğinde ekonominin ön plana çıkması bir gereklilik hatta zorunluluktur. Bir sonraki yılın bütçesi hazırlanacaktır. Bunun için büyüme, ihracat, cari açık, enflasyon gibi temel hedefler ve bu hedeflere ulaşmak için gerekli politikalar belirlenecektir. Kamuoyu ile paylaşılmak için Orta Vadeli Planlar açıklanacaktır.

Basından edindiğimiz bilgilere göre bu yıl da aynı yöntem uygulanacaktır. Detaylar açıklanmadığı için bu aşamada medyaya yansıyan bazı konuları değerlendirmekle yetineceğiz.

Yatırımların teşviki, doğal olarak, ekonomik politikalar içinde öncelikli olanıdır. Büyüme, istihdam ve ihracat, yatırımların arttırılmasına ve yatırımların kalitelerinin yükseltilmesine bağlıdır. Bu bağlamda teşvikler, yatırım için olsun veya ihracatla ilgili bulunsun, seçilmiş sektörlere yönelik olmalıdır. Genel bazlı teşvikler, israfa yol açmaktadır.

Geçen yıl açıklanan ve proje bazında yatırım teşvikleri içeren politikalar gecikmeden yürürlüğe konulmalıdır. Seçilen projeler istihdam yaratıcı ve ihraç kalemlerinin rekabet gücünü arttırıcı nitelikte olmalıdır. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin açıkladığı rakamlara göre, bu yılın ilk sekiz ayında ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre % 10,7’lik bir artışla 102,5 milyar dolara ve ağustos ayı itibariyle 12 aylık ihracat % 7,8’lik bir artışla 151,8 milyar dolara ulaşmıştır. Ancak Ağustos ayı ihracatı önceki 5 ayın ihracatının gerisindedir ve artışta euro karşısında değer kaybeden doların etkisi vardır ve nihayet toplam ihracat içinde ileri teknoloji içerikli ürünlerin oranı halen % 4 civarındadır. Bu tablo da, yatırım ve ihracat teşviklerinin seçili sektörler bazında verilmesini gerekli kılmaktadır.

Doğrudan yabancı yatırımların teşviki ise ayrı bir tartışma konusudur. Önemli olan güvenli ve uygun bir yatırım ortamının hazırlanabilmesidir. Bu ortamın yaratılması elbette güven ve karlılığı içermelidir ama içinde yaşadığımız koşullar içinde ülkemizin dış algısının değiştirilmesi kaçınılmazdır. Gerginliği azaltıcı, uzlaşmacı politikalara ihtiyaç vardır.

Maliye Bakanımızın açıklamalarından anladığımız kadarıyla, yatırımların teşviki için kurumlar vergisi oranının düşürülmesi yolunda çalışmalar yapılmaktadır. İlk bakışta, açık veren bir bütçe varken, gelir azaltıcı önlemler anlamsız gibi görünmektedir ama bütçe gelirlerinin üçte ikisine yakın bir bölümünün zaten dolaylı vergilerle karşılandığı düşünüldüğünde, gelir kaybı fazla olmayacaktır. Üstelik eğer vergi indirimlerinden sağlanan ek kaynaklar, ek yatırımların finansmanında kullanılabilir ise veya bu yolda kullanılmaları sağlanabilirse, ek vergi geliri de elde edilebilecektir. Kurumlar vergisi indiriminin, başta teknoloji üretenler olmak üzere seçili sektörlere verilmesi anlayışı doğrudur. Ancak sadece bu yolla doğrudan yabancı yatırımları ülkeye çekmek kolay olmayacaktır.

Ekonomik reform çalışmaları sürecinde, çeşitli ekonomik birimlerin arasındaki yetki karmaşasının önlenmesi konusunun da bulunması önemlidir. Aslına bakarsanız bu konu gündemden hiç düşmemiş ve hiçbir zaman tam olarak çözülememiştir. Bu durumun çok çeşitli nedenleri vardır.

Benzer birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de statü ve makam genellikle bilgi birikiminden daha fazla itibar görmektedir. Öyle olunca da, herkes bir statü kazanmanın yollarını aramaktadır. Statü ve makam güç sağlamakta ve her birim güç alanını kaybetmek bir yana, onu daha fazla genişletmenin yollarını aramaktadır (yetenekleriyle ve bilgi birikimleri ile yüksek makamlara gelen çok sayıda sevgili bürokrat arkadaşlarımı tenzih ederim). Ekonomik politikaları ve uygulamaları merkezden belirlenen ülkelerde bu durum daha açık görülmektedir.

Ekonomiye yön veren mevzuat somut maddeler içermediğinde ve uygulayıcıya geniş takdir yetkisi verildiğinde, yetki karmaşası daha belirgin hale gelmekte ve uygulama birliği sağlanamamaktadır. Böyle durumlarda, sorunun çözümün de daha güçlü olanın sözü geçmektedir.

Bir başka sorun da, açıklanmış politikalarla ilgili uygulama esaslarının, bir bölümünün de, olsa iç talimatlarla belirlenmesidir. Yatırımcı, kendisi için çok önemli olan detayları ancak başvuru sırasında öğrenebilmektedir.

Yetki karmaşasının çözümü ve uygulamalardaki aksaklıkların giderilmesi, zaman ve kaynak israfını önleyici, yerli ve yabancı yatırımcıyı teşvik edici ve ekonomiye ciddi katkılarda bulunabilecek çok önemli düzenlemelerdir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...