Ana Sayfa / 

AİHM için "yetersiz" Türkiye için yeterli (mi?)

6.10.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde görev süresi biten Işıl Karakaş'ın yerine gelecek ismin belirlenmesinde Türkiye ile AİHM arasında yeni bir kriz yaşanacak gibi görünüyor.

Galatasaray Üniversitesi kökenli olan Işıl Karakaş'ı AİHM'e 2008'de Hükümet aday göstermişti. Görevi uzatılmayan Rıza Türmen'in yerine o gelmişti. Işıl Karakaş'ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ndeki görevi 2016 Nisan ayında sona ermişti.

Zaten Hükümet Türkiye adına AİHM'de görev Işıl Karakaş'ı görevden alıp yerine başka ismi getirmek istiyordu. Bu gizli saklı da değildi. Işıl Karakaş'ın eşi olan Eser Karakaş, gecen yıl 29 Ekim'de yayımlanan 675 sayılı KHK ile İstanbul Üniversitesi'nden atılmıştı. Karakaş'a yapılan suçlama FETO iltisakiydi.

Türkiye'nin gecen yıl Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yargıçların seçiminden sorumlu komitesine gönderdiği ilk listede, hatırlayacağınız gibi Hacı Ali Açıkgül, Fatma Bilim, Yusuf Aksar'ın isimleri bulunuyordu.

Uluslararası uzmanlardan oluşan danışma biriminin elemesinden geçemeyen bu üç isim yerine Türkiye'den, "yeni bir liste" göndermesi isteğinde bulunuldu.

Sonuç itibarıyla, uluslararası uzmanlardan oluşan danışma biriminin "yeni bir liste göndermesi" tavsiyesine uyuldu ve Ankara olası bir krizi engellemek amacıyla listeyi geri çekti, yeni isimler önerdi.

Yeni listede, 1971 Elazığ doğumlu, aynı zamanda Hollanda vatandaşı olan, Hollanda'da avukatlık yapan, İslam Birliği üyesi Famile Fatma Aslan; o dönem Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı, şimdi ise Yargıtay üyesi olan 1967 Ankara doğumlu Basri Bağcı ve Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Ergin Ergül yer alıyordu. Ergin Ergül'ün Mevlana üzerine yayımlanmış kitapları da bulunuyordu (!).

Danışma birimi, bu isimler için de, adayların "AİHM yargıcı seçilmek için yeterli derecede "kalifiye olmadıklarına" karar verdi ve "değiştirin" tavsiyesinde bulundu.

Bu kez Ankara ilk elemeyi yapan bu Danışma Birimini telkinlerini dikkate almadı ve listede ısrar etti ve adayların mülakata alınmasını istedi. Türkiye'nin Strasbourg'dan gelen "değiştirin" telkinlerini ciddiye almayarak Türkiye'nin aynı listede ısrarcı olması, beklendiği gibi aleyhimize sonuç verdi.

Gecen hafta Komisyon, Türk hükümetinin sunduğu adayları AİHM yargıçlığı için "yetersiz" oldukları sonucuna vardı. Komisyonun aldığı karar, AİHM yargıçlarını son aşamada seçen AKPM için tavsiye niteliğinde. Ancak AKPM genelde bu tavsiye kararlarını olduğu gibi benimsiyor. Bu hafta Strasbourg'da yapılacak AKPM genel kurul toplantıları sırasında Türk hükümetine yeniden yeni bir liste göndermesi çağrısında bulunulması bekleniyor.

AKPM'nin bu yönde bir karar alması halinde AİHM görev yapacak yeni Türk yargıcının seçim süreci yeniden başlatılmış olacak. Bu amaçla Adalet Bakanlığı yeniden başvurular alacak ve gelen başvurular arasından üç kişilik yeni bir liste oluşturacak. Bu listedeki isimler yeniden AKPM Komisyonu tarafından mülakata alınacak. Tüm bu işlemlerin en iyimser tahminle Nisan 2018'den önce tamamlanması beklenmiyor. Tüm bu işlemler devam ederken 1 Mayıs 2008'den bu yana AİHM yargıcı olarak görev yapan Işıl Karakaş da görevine devam edecek.

Bilindiği gibi bu komite listede yer alan yargıçların yalnız hukuki niteliklerine ve deneyimlerine değil, pratik bir takım unsurlara da dikkat ediyor. Bu bağlamda ilgili devletlerden kadın erkek eşitliğini gözeten, şeffaf şekilde belirlenmiş üç kişilik bir liste göndermesi isteniyor. AİHM yargıcı olmanın hem teknik hem de siyasi zorlukları düşünülürse süreç hiç de kolay değil. Zira hem "iş ilanı"nın gerektirdiği nitelikleri sağlamak hem de AİHM tarafından kabul edilmek zor iş. Adayların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sistemi, Türk hukuk sistemi ve uluslararası kamu hukuku bilgisine hakim olmaları gerekiyor. AİHM'nin çalışma dilleri olan İngilizce ve Fransızcadan en az birini çok iyi derecede kullanabildiklerini belgelemeleri şart koşulan adayların, "yüksek ahlaki karaktere sahip" ve 35-60 yaş diliminde olmaları da isteniyor. Ulusal planda aday belirleme sürecinin de saydam ve tarafsız biçimde gerçekleşmesi talep ediliyor..

Sonuç olarak bütün bu olup bitenler bize Türkiye'de adaletin, sil bastan yeniden düzenlenmesi, siyasetin değil, liyakatın belirleyici olması gerektiğini gösteriyor.

AİHM'nin "yetersiz" dedikleri, bizim için neden yeterli olsun ki?

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...