Ana Sayfa / 

N’aptık, n’oldu?

6.10.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye’nin içinde bulunduğu süreç, özellikle ekonomi yönetimine önemli bir sorumluluk yüklüyor. Bir an önce ekonominin rayına girmesi ve ülkenin güçlenmesi çok önemli. Bunun için de bir çok mali enstrüman hiç olmadığı kadar kullanılıyor.

Mevcut duruma kısaca göz atalım:

İşletmelerin güçlenmesi, üretimin ve istihdamın artması için teşvik, destek, hibe, istisna vs. vs. adına ne derseniz değin, her türlü destek Cumhuriyet tarihinde hiç olmadığı kadar işletmelerin kullanımına sunulmuş durumda. Sonuç: işsizlik rakamları hala tırmanmaya devam ediyor, yüzde 11,3.

Kredi ve fon muslukları sonuna kadar açılmış durumda; KGF, KOSGEB vb. kurumlar vasıtası ile 25 yılda verilmeyen kredi ve destek 1 yılda veriliyor: Sonuç: Büyüme rakamları ite kaka 5,2. O da tartışmalı, hormonlu büyüme! Tüketerek ve harcayarak büyüme mi yoksa üreterek ve yatırım yaparak büyüme mi?

Faiz, faiz, faiz. Bir türlü bitmiyor tartışmalar ve baskılar. Faiz düşsün! Tamam, düşsün, kimse yüksek faiz istemiyor zaten! Ama “faizler düşsün” demekle olmuyor! Sonuç: Enflasyon fırladı yüzde 11,2’ye. Düşür bakalım faizi, tutabilecek misin enflasyonu!

Yeni istihdama gırla destek var. SGK destekleri, İş-Kur destekleri vb. Sonuç: İşsizlik 11,3 ile son zamanların zirvesinde! Ne oldu o kadar verilen destek? Buhar oldu gitti!

Eximbank! Müthiş bir hamle yaptı ve inisiyatif aldı! Laf olsun diye değil! Gerçekten ihracatçının yanında! Sonuç: Dış ticaret açığı rekor seviyede... Ağustos'taki yüzde 22.8'lik artışın ardından, Eylül'de de yüzde 85.2 ile büyük bir sıçrama yaptı.

Vergi ve SGK prim borçları başta olmak üzere, ödenmeyen kamu alacakları için yapılandırma getirildi. Sonuç: Daha bir önceki yapılandırmanın ödemeleri devam ederken. Yapılandırılan borçların ilk iki taksitleri aksayınca, tekrar yapılandırıldı. O da yetmedi cari ay prim borçları da ötelendi!

Varlık fonu denen “bir şey” kuruldu. Adı varlıklı ama bizim ki varlıksız! Dünya elindeki fazla fonları değerlendirmek için kurar ama biz fon bulmak için kurduk. Türkiye’nin sahip olduğu en son ve en değerli varlıkları fona devrettik! Sonuç: En yetkili ağızdan “ varlık fonunda istenen olmadı!

Döviz lazım! Dolar, Avro, Yen, Sterlin farketmez, yeter ki Türk Lirası olmasın! Döviz seferberliği başlatıldı. Dövizini bozdurup TL’ye geçti, kurumlar ve şirketler. Bu da yetmedi! Serbest bölgeler var; adı serbest ama kendi sıkı! Ekonomini ve ihracatın kalbi, özellikle uluslararası yatırımcıların gözdesi! Tutturdular ödemeler Türk Lirası yapılacak diye! Sonuç: 3 gün sonra geri adım atıldı ve eskiye dönüldü!

“Para, para, para” Napolyon’a atfedilir. Şu sıralar dilinden düşmüyor, Maliye ve Ekonomi yönetiminin! Küt! MTV zammı yüzde 40! Yahu! bir yanlışlık olmasın? Hani memur zammı yüzde 3’tü,  4 yerine sehven 40 yazılmasın? Gördük ki oran doğru! Ama kazın ayağı öğle değil, herkes ayağa fırladı! Sonuç: Yüzde 40’dan düşük olacak ama zaten “yüzde 15 yapılacaktı!” Hep birlikte göreceğiz.

Özelleştirme! 2B arazileri! Hazine arazileri! Kapış kapış gitti rantçıların elinde! Neredeyse dağ taş satıldı! Nereye kadar? “Hazıra dağ dayanmaz” diye boşuna dememişler!

Sonuç: Sonuç ortada! Lafla peynir gemisi yürümediği gibi, taşıma suyla değirmen de dönmüyor!

Çözüm? Yatırım, üretim, istihdam, ihracat!

İlk adım, geciken hatta geriye giden yapısal ve ekonomik reformlar!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...