Ana Sayfa / 

Felsefe Urla’ya yakışıyor

13.10.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Klazomenai, yani bugünkü Urla iskelesi, felsefenin temel taşlarından Anaksagoras’ın doğduğu yer. Anaksagoras düşüncesi, bazılarına göre, maddiyatçı felsefenin tohumlarını taşıyor. Gök cisimlerinin dünyanın bir parçası olduğunu ilk söyleyenlerden.

Onun bir bakıma izinden giderek düzenlenen “Urla Felsefe Günleri”nin dördüncüsü geçtiğimiz hafta yapıldı. Urla’daki eski Tamirhane binasındaki toplantılara gençlerin yoğun ilgisi dikkat çekici idi. Siyasi iktidar, insanları dini kalıplara hapsetmeye çalıştıkça, insanlar felsefeye daha çok ilgi gösteriyor demek ki!

Urla Felsefe Gönüllüleri

Urla’da felsefe içerikli toplantılar düzenlenmesi güzel. Bunun dördüncüsünün yapılması da güzel. Ama bu toplantıların çeşitli mesleklerden bir gönüllü topluluğu tarafından düzenlenmesi işin en güzel yanı!

“Urla Felsefe Gönüllüleri” 2014 yılında bir araya geldi. Bir araya gelmenin başını çeken Mahmut Tolon, tıp doktoru; Talat Kutlukaya, inşaat mühendisi; Mehmet Kutlay, yeminli mali müşavir; Tezer Orhan, endüstri mühendisi; Nihat Gündüz, kimya mühendisi; Selami Görgüç, eski milletvekili; Ali Nail Kubalı, iktisatçı; Ercan Ünsal, doktor. Bu yıl bu değerli gönüllü ekibine, Ali Karatay, Berna Kılınç, Jale Parla gibi akademisyenler danışman olarak destek verdi. Matematikçi Alp Eden de, müthiş enerjisiyle toplantıların düzgün yürümesi için çabaladı durdu. Bu arada, Urla Kaymakamlığı ve özellikle de Urla Belediyesinin desteklerini anmazsak haksızlık etmiş oluruz.

İnsanın Özü Felsefede

Felsefe, tarih boyunca insanlığı hep meşgul etti. Antik Yunan’da Aristo’dan başlayarak, Thales, Platon, Anaksagoras, İslam dünyasında Gazzali, İbn-i Haldun, Hacı Bektaş-ı Veli, Batı dünyasında Hegel, Kant, Descartes, Marx, Nietzsche, Sartre ve daha yüzlerce düşünür, insanlık durumuna çözüm bulmak için kafa yordular. Savundukları düşünceler uğruna baskılara uğrasalar da, insanların kabul ettiklerini değil, anlayamadıklarını, kavrayamadıklarını gündeme taşıdılar. Bilinmeyeni sorguladılar. İnsan kişiliğinin derinlerine daldılar. Felsefe hep, karşıtların çatışmasıyla gelişti.

Üç yıl önce yitirdiğimiz değerli felsefeci Uluğ Nutku diyor ki: “Felsefe karşıt kültürdür, - mevcut kültürün içinde, onu tartışan ve tartıştıran, geliştirici karşıt kültür. Mevcut kültür, karşıtını barındırdığı sürece serpilir. Toplumlar felsefesiz pekâlâ yaşayabilir ama bu hep kendini tekrar eden bir yaşayıştır… Tek-biçimlilik, tek-seslilik toplum hayatını ölüme sürükler.”

Dinci gericilik, felsefeyi hasıraltı etmeye çalıştı hep. En son olarak okulların eğitim programlarından çıkardılar. Buna karşın, Türkiye’de felsefe canlı kaldı. Öyle ki, dünya çapında bir ağırlık kazandı; ‘Türkiye Felsefe Kurumu’ Başkanı İoanna Kuçuradi,

‘Uluslararası Felsefe Kurumları Federasyonu'nun Başkanlığına seçildi.

Felsefe ve Edebiyat      

Dördüncü “Urla Felsefe Günleri”nin ana izleği edebiyat idi. Konuşmalar, belli edebi metinleri temel aldı.

Bu yıl “Erdal Öz Edebiyat Ödülü” alan ozan-çevirmen Cevat Çapan, Urla doğumlu Seferis’in, insanın köklerinden kopuşunun getirdiği acılarını, çocukluk özlemlerini, hemşerimiz Homeros’un gezgin kahramanı Ulysses’inkine benzer serüvenlerini aktardı.

Ferda Keskin’in ‘Yunan Tragedyası ve Felsefe’, Nevzat Kaya’nın ‘Platon’, Abdullah Kaygın’ın ‘Edebiyat ve Hakikat”, Alp Eden’in ‘Borges ve Sonsuzluk’, Zeynep Talay’ın ‘Nietzsche’ ve Robert Musil’ başlıklı konuşmaları da dikkat çeken yorumlardı.

İktisat kökenli ünlü edebiyatçı eski Bakanlardan Yılmaz Karakoyunlu’nun ‘Neyzen Tevfik’ sunuşu ilgi ile izlendi. Ayrıca toplantı sonundaki ney konseri ortama değişik bir hava verdi.

Türkiye’de felsefe çalışmalarına yaptıkları değerli katkılardan dolayı, tüm konuşmacılara, başta “felsefe gönüllüleri” olmak üzere tüm destek ekibine şükran borçluyuz. Daha bugünden gelecek yılı tartışmaya başladılar bile.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Mine Topcu

15.10.2017 - 10:04
Muzaffer Bey elinize saglik, izleyensiz olmaz bunlar, etkisi ve surekliligini de izleyenlere borcluyuz biraz. Cogumuz izleyip gecip giderken, sizin emege saygiyla bu etkinlik icin bir yazi yazmaniz da katkidir. Brn de emegi gecenlere teskkur ediitorum. Saygiar