Ana Sayfa / 

Kocaoğlu ve 1. Yerel Üretim Şöleni

20.10.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçtiğimiz Cumartesi günü İzmir’de, Gündoğdu Meydanı’nda bir şölen düzenlendi. Adı üzerinde, “Yerel Üretim Şöleni.”

Çok da neşeli ve hareketli oldu. 

Aslında bu gecikmiş bir olaydı. Zira Sayın Kocaoğlu 2007’den itibaren tarımdaki hareketi bir sezişle başlatmış ve sonuçlarını da kesin bir şekilde almıştı. Kendisi tarıma ve tarım üretimine “destekle” ilçelerdeki hareketi başlatmaya inanan bir liderdi.

Sonunda mutlak neticeler ortaya çıkınca da bunu bir “şölen” havasında yaşatmayı uygun gördü ve isabet de etti. 

Öncelikle “SÜT KUZUSU” projesi ile Tire ilçemizde süt kooperatifi ile ortak projelere el attı. Ne mi oldu? BİNLERCE ÇOCUĞUMUZ HER GÜN KAPISINA GELEN SÜTLE YAŞAMINA DEĞER KATTI.

Ekonomik sonucuna gelince... Ne mi oldu? Tire’de süt üretimi yüzde 440 artı. İzmir’de ise yüzde 150 arttı.

Ardından Bayındır Çiçek Kooperatifi, Urla Bademler Kooperatifi ve Kiraz İğdeli Kooperatifi ile yapılan bağlantılarla çiçek, zeytinyağı ve diğer tarım ürünlerinde gelişmeler sağlandı. Artık kooperatifçiliğin “komünist enstrümanı” değil, halk refahının anahtarı ve atılımcısı olduğu gerçeğinin de ispatı yapılmış oldu.

Endüstrinin yanında İzmir ve Türkiye’nin büyük kesimi adeta bir tarımsal üretim vadisidir. Ve bunlar, ülkenin kendi kendisine yeterliliği sağlayacak alanlardır.

Bugün Türkiye, plansızlığın ve koordine edilemeyen bir tarım potansiyelinin alanıdır.

Sayın Kocaoğlu tarıma inanan ve Türkiye’nin kurtuluşunun en önemli alanının “tarım ürünleri ihracından geçtiğini” savunan doğası ile bu işin “liderlerinden” birisidir.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği yapan ilçe kuruluşları, 10 yılda üretimlerinden tamı tamamına 10 kat gelir artışı sağladılar.

Aslında Sayın Kocaoğlu Türkiye’de “kooperatifçiliği” karalayan, engelleyen, içte ve dıştaki gelişmemizi önleyen çevrelere de meydan okuyuşun bayrağını dikmiştir.

Bakınız Avrupa’ya, Hollanda’ya, Danimarka’ya, Belçika’ya ve hatta İsviçre’ye... Tarım ve hayvansal ürünlerin üretim ve satışlarında dünya rekorları kırıyorlar. Her birinin nüfusu ve devlet sınırlarındaki toprakları Konya vilayetimiz kadardır...

Ama üretimleri ve kazanç kaynağı “tarım ürünlerinden.”

İşte bakınız, doğru yapılınca tarımda işbirliğinin ve kooperatifçiliğin İzmir’deki sonuçlarına.

Bu dünyaya bir örnek çalışmadır. Ancak daha geniş bir tanıtımla Türkiye’ye de anlatılmalıdır, diyorum.

Türkiye resmi rakamlara göre yılda yüzde 2.1 oranında büyürken, İzmir de ise büyüme yüzde 5 büyüklüğündedir.

GELELİM “KÖY İZMİR” SORUSUNA...

İzmir oldum olası kıskançlığın gizli bir türüyle anılmış ve anılmak istenmektedir bazı çevrelerce.

İzmir, Akdeniz ve Ege’nin yıldızıdır. Hiç bir şehir ile karşılaştırılamaz ve eşlendirilemez.

Gerçek yaşam tarzının insanlarının şehridir. Tarımda da endüstride de kendisine mahsustur.

Gittikçe arabeskleşen ve orta doğu şehirlerinin, ülkelerinin tarzlarına giden Türkiye’mizde parlayan bir Kutup Yıldızı konumundadır. 

İzmir’e “köy” diyenler ne yazık ki ya kördürler veya kıskançlık krizlerinin kurbanı insanlardır.

Evet, eksikleri yok mu? Dünyada kusursuz bir şey var mı ki İzmir’in kusurları olmasın?

Ama trafiği, tarımı, yaşam tarzı ve sosyal hayatı ile yine de bir çekim merkezi olmuştur ve olmaya da devam edecektir. 

Bugün Türkiye insanının oldukça büyük bir bölümünün özlemi İzmir’e gelmek ve yerleşmektir. Nedenlerini araştırırsanız İzmir’in niteliklerine ve cazibesinin sebeplerine çok kolay ulaşırsınız.

Sayın Kocaoğlu, yola devam! Birinci şöleni yaptınız, gelecek şölenlerde buluşmak üzere. Tebrikler...

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...