Ana Sayfa / 

Tekstilde artık Türkiye bayrağı dalgalanıyor

20.10.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin (TGSD) hep başarılı başkanları oldu. Şimdiki Başkan Şeref Fayat da bu geleneği sürdürüyor,  başarılı projelere imza atıyor. TGSD, Şeref Fayat döneminde çok önemli araştırmalarla sektörün nabzını tutuyor.

Geçtiğimiz günlerde TGSD tarafından düzenlenen 10. İstanbul Moda Konferansı’nın da önemli konuşmacılara ev sahipliği yaptığı söyleniyor.

"Söyleniyor" diyorum çünkü bu toplantının medya iletişimi tam bir iletişimsizlik örneği olarak kayıtlara geçti.

Toplantı ile ilgili sadece SANKO Holding Onursal Başkanı Abdülkadir Konukoğlu’nun konuşma metnine ulaşabildik. Çok önemli noktaların altını çizmişti Konukoğlu… Bu toplantı sonrası Abdülkadir Konukoğlu ile Atatürk Havaalanı’nda karşılaştım.

Sohbet tekstil üzerineydi. Konukoğlu, yılların tecrübesini konuşturup şu noktanın altını çiziyordu:

. Türkiye emek yoğun bir sektör olan tekstilden asla vazgeçemez.

. Tekstil bitti diyenlere bakmayın. Tekstilde Türkiye bayrağı dalgalanıyor, açın gözlerinizi. Türkiye tekstilden daha uzun yıllar ekmek yer.

. Bu sektörün geleceğinden endişe duyanların aklına şaşarım. İngiltere ve Fransa’nın bu sektörde bir asra varan hakimiyetleri vardı. Bu ülkelerin sömürgelerinin bağımsızlıklarını kazanması ile bu hakimiyet sona erdi.

. Fransa’dan sonra tekstilde bayrağı İtalya devraldı. Son 20-25 yıldaki gelişmeler sonrasında Türkiye bu sektörde öne çıktı.

. Kumaşımız, tasarımımız rakip tanımaz hale geldi. Türkiye’de birikim var, tekstil bitmez. Tekstilde ekmek var. Korkmaya gerek yok. Sektörde herkes işini en iyi şekilde yapmak için çaba göstermeli.

Aynı zamanda sektörün en üst örgütü olan TOBB Türkiye Tekstil Sanayi Meclisi Başkanı da olan Konukoğlu sektörün emek yoğunluğuna dikkat çekip şu noktaların altını çizdi:

. Yurtdışından, özellikle Uzakdoğu ülkelerinden tekstil ürünleri ihracatının kontrol altına alınması ve yerli üreticinin korunması amacıyla yaptığımız girişimler iyi sonuç verdi.

. Alınan önlemlerle sektörde 150 bin kişinin istihdamı sağlandı. Konfeksiyon sektörü bundan rahatsızlık duymamalı.

. Zaten ithal edilip ihraç edilen ürüne ek vergi yok. Sorun o ürünlerin yurt içerisinde değerlendirilmesinden kaynaklanıyordu.

. Eğer bugün sektör ihtiyacının yüzde 85’ine kadar bir oranını yurt içerisinden karşılıyorsa, o tedbirler sayesindedir.

. Hava biraz bulutlu. Ama o bulut dağılacak. Türkiye’nin önü açık. Korkmadan yatırımlarınıza devam edin, ülkemize güvenin.

 

Oda ve borsa seçimlerinin ertelenmesinin perde arkası

Bugünlerde çok sık Anadolu seferlerimiz oldu. Oda ve borsa başkanları ile konuşuyoruz.

Konu dönüp dolaşıp seçimlerin ertelenmesine geliyor.

Kimseden tam tatmin edici yanıt alamıyoruz. Herkes seçim tarihlerini belirlediklerini, komite seçimleri için start verildiğini söylüyor.

Evet, bütün odalar seçim tarihlerini ve hatta seçimin yapılacağı yerleri belirlenmişken bu erteleme neden kaynaklandı. Bu konuda merak tavan yapmış durumda.

Erteleme ile ilgili yapılmış tek resmi açıklamayı ayrıntılı bir şekilde okusak acaba nedeni öğrenebilir miyiz diyoruz.

Ve yapılmış tek resmi açıklamaya bir göz atıyoruz.

Açıklama şu sözlerle Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’den gelmişti:

-  Daha sağlıklı ve adil bir seçim sürecinin işletilmesi için tüm oda ve borsa seçimleri Nisan 2018'e ertelendi. Muhtelif odalarda firma kuruluşlarında normalin çok üzerinde artışlar olduğunu tespit ettik. Oda ve borsalarımızdan gelen şikayet, itiraz ve talepler nedeniyle seçimleri 6 ay erteleme kararı aldık.

Açıklama satır arasını okumayı gerektiriyordu… Açık değildi ama satır arasında önemli mesajlar vardı…

Satır arasında yer alan şikayet, itiraz ve talep meselesine ilişkin bir araştırma yapmak şart olmuştu artık.

Öyle yaptık… Oda ve borsa kulislerinde konuşulanları şöyle bir süzdük… İşte kulislerde konuşulanlar…

. En bilinen Ankara Ticaret Odası (ATO) ile ilgili. Bu odada 2 binden fazla yeni şirket kuruluşu tespit edilmişti. Hatta bu yüzden erteleme öncesi bir KHK çıktı. Seçimde oy kullanmak için şirketin iki yıl önce kurulması gerektiği kararı açıklandı.

. Bu karar da yetmedi ilk erteleme ATO’da oldu. Ama bu erteleme ile birlikte sıkıntı başladı. Tek bir odada ertelemeye itiraz edilirse sonuç sıkıntı yaratabilirdi. Bu durum itirazlardan biri olsa gerek.

. Bir başka itiraz İzmir’den geldi. Çok uzun süredir İzmir Ticaret Odası Başkanı olan Ekrem Demirtaş’a karşı aday arayışı vardı.

. Ama kimse buna cesaret edemiyordu. Tam bu sırada Kemalpaşa Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Zeki Yöndem adaylığını açıkladı.

. Beklenmedik bir ilgi gördü. Bu durum daha güçlü bir adayla seçimin kazanılacağı görüşünü gündeme getirdi. Çok ünlü ve önemli bir aday üzerinde uzlaşma bile sağlandı.

. Ancak zaman yoktu. Komitelerde de çalışmak gerekiyordu. Bunun için 6 ay bir süre olsa Demirtaş değiştirilebilirdi. Bu görüş erteleme kararı alanlara talep olarak iletildi. Bakalım şimdi bu aday Demirtaş’ın karşısında ne yapacak. Herkes merakla bekliyor.

. Benzer bir uygulama Ege Bölgesi Sanayi Odası ile İzmir Ticaret Borsası'nda da yapılabilir mi? Ender Yorgancılar ve Işınsu Kestelli’nin karşısına rakip çıkar mı? Şimdilik zor görünüyor. Ama zaman kazananlar bunu da düşünebilirler.

. İstanbul Ticaret Odası (İTO) ertelemede etkin olan kurumlardan biri… İTO’da seçimleri belirleyen kurumların başında MÜSİAD geliyor.

. MÜSİAD yeni dönemde başkan adayını belirlemek için bir eğilim yoklaması yaptı. Şimdiki Başkanı İbrahim Çağlar eğilim yoklamasına sokulmadı. Oysa Çağlar bir önceki seçime MÜSİAD’ın da destek verdiği ortak başkan adayı olarak girmişti.

. Aday yoklamasından çıkan 4 isim erteleme kararı alanlara 3 isim olarak gitti. Çünkü Ömer Bolat “patron örgütüne bir patronun başkan olması daha doğru olur” diyerek çekildi.

. Üç isim erteleme kararı alanların içine pek sinmedi. Başka bir isimlerin araştırılması ya da İbrahim Çağlar ile devam gündeme geldi.

. Ortaya bir karışık durum çıktı. Zaman bu karışıklığı çözecek en önemli anahtar olarak görüldü ve seçimin ertelenmesi talebi iletildi.

. Bir başka sıkıntı Van Ticaret ve Sanayi Odası’nda yaşandı. Mevcut Başkan Necdet Takva adaylığını açıkladı. Seçim tarihi belirlendi. Hatta yeri bile belirlendi. Ama son dakika da ünlü bir politikacı eski başkanlardan birini aday olarak Takva’nın karşısına çıkmaya ikna etti. Şöyle bir nabız yoklandı. Takva’yı yıkmak için yeterli zaman yoktu. Bu durum şikayet şeklinde iletildi.

. Bir başka şikayet Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir’den geldi. Özdebir’in şikayeti FETÖ örgütünün oda içindeki faaliyeti ile ilgiliydi.

Ne demişti Bakan Tüfenkçi…

- İtiraz, şikayet ve talep geldi erteledik.

Biz de kulislerden aldığımız itiraz, şikayet ve taleplerden bir demet derledik… Başkaları da vardır… Ama erteleme konusunda merakınızı biraz olsun giderebildiysek ne mutlu bize…

 

Adana’dan destek aldı!.. İsmail Gülle her yerde, diğer başkan adayları nerede

Oda ve borsa seçimlerine ilişkin kulis bilgilerini paylaşıp ihracatçı birliklerindeki kulis çalışmalarına değinmemek olmaz.

Mehmet Büyükekşi’nin yeniden aday olmayacağını açıklaması ile birlikte Türkiye İhracatçılar Meclis (TİM) başkanlığı için çok sayıda aday ortaya çıktı.

O kadar çok aday çıktı ki bir ara TİM’de aday enflasyon başlıkları bile atıldı. Aradan geçen süre içinde adı geçen adaylar sessiz sedasız ortadan kayboldu. Bazıları çok erken olduğunu ileri sürüp bu sessizliğe kılıf buldular.

İşte bu durumda ortadan çekilmeyen tek isim İsmail Gülle oldu. Gülle, her yerde. TİM Başkan adayı olarak herkesle konuşuyor. Herkesle temasta. Herkesten destek istiyor.

Şu anda ortadaki tek aday. Bunu da açık seçik ifade ediyor. Peki destek alıyor mu? Her gittiği yeri bilmiyoruz ama Adana’dan tam destek aldı.

Kendisi gibi tekstilci olan Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği ve Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç’tan tam destek aldı. Zeki Kıvanç’ın Aydınlık Ekonomi Müdürü Recep Erçin’in bu konuyla ilgili sorusuna verdiği yanıt şöyleydi:

-  TİM’in başında tekstilci başkan görmek isteriz. İsmail Başkan bu işin hakkını verir. Çok çalıştı bugüne kadar. Bu çalışma TİM’e de yansırsa iyi olur.

Herkes bir karpuz için yarışırken o bir koltukta iki karpuz taşıyor

Bir koltukta iki karpuz son dönemde biraz zor oluyor. Hele oda başkanı olan bir ismin aynı zamanda ihracatçı birliğinin de başkanı olması pek fazla örneği olan bir durum değil.

Ama Adana hariç… Bir süre önce düzenlenen bir ödül töreni nedeniyle Adana’ya gittiğimde bunu öğrenmiştim.

Zeki Kıvanç bir koltukta iki karpuz taşıyor demişlerdi… Yani Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği başkanı da Adana Sanayi Odası’nın başkanı da Zeki Kıvanç’tı…

Herkesin bir başkanlığı bile zor kazandığı bir ortamda Zeki Kıvanç iki başkanlığı birden yürütüyor.

Peki bu iş nasıl oluyor… İşin sırrı nedir?

Bu konuda herkes bir şey söyleyebilir. Ben de gözlemlerimi aktarmak isterim.

Bir kere Zeki Kıvanç işini iyi yapıyor… Dersini iyi çalışıyor.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi Eximbank’ın Adana Şubesi’nin açılışına gelmişti… Zeki Kıvanç kürsüden Bakan Zeybekçi’ye ve herkese şöyle diyordu:

-  Eximbank’ın açılışını çok önemsiyoruz. O kadar önemsiyoruz ki çok değerli Meclis Başkanımızın odasını onlara tahsis ettik.

Taşı gediğine koymuştu. Hizmete saygısını hem söylemde hem de eylemde göstermişti.

Rahmetli Sakıp Sabancı’nın koltuğunda oturmanın sorumluluğunu üzerinde taşıyordu… Pamuk konusunda araştırmasını yapmıştı.

- Çukurova’da pamuk eski günlerine dönmeli Türkiye pamuk ithalatına dünyanın dövizini ödüyor. Pamuk ithalatında sadece navluna verilen para pamuk üreticisine verilse Türkiye yerli pamukla sektörü ayakta tutar.

Sadece bildiği pamuk mu? Adana’yı da biliyor. Hatta şu iki önemli proje önerisini sık sık gündeme getiriyor…

. Adana’da iki proje hayata geçmeli… İlk proje Enerji İhtisas Bölgesi’ni faaliyete geçirmek olmalı.

. Sanayi Bakanlığı şu anda üç tane kimya yatırımı veya rafineri yatırımı yapılması gerekiyor diyor.

. Bunlardan biri bizim düşündüğümüze göre Ceyhan Yumurtalık Enerji İhtisas Bölgesi, bu proje Sanayi Bakanlığı’nın gündeminde.

. Diğeri proje kromun paslanmaz çeliğe döndürülmesi…

. Dünyanın en zengin krom yatakları bizde. Bizdeki malzeme dünyanın hiçbir yerinde yok.

. Acilen, artık hükümet politikası mı olur, devlet politikasını olur ne olur, bilmem ama bu kromların paslanmaz çeliğe çevrilmesi lazım.

. Yaklaşık 1 milyar dolar paslanmaz çelik ithalatı var. Kromu hammadde olarak satmak doğru değil.

. Krom ferro kroma, o da paslanmaz çeliğe dönüştürülerek satılmalı. Katma değer orada.

. Bunun için yatırım yapılmalı. Bunu bir babayiğit yapabilir. Olmazsa da devlet yapmalı.

. Başlangıç yatırımı ise 1,5 ila 2 milyar dolar. Paslanmaz çeliğin kaliteyi tutturabilir miyiz, elbet tutturacağız.

Hesap kitap işlerini de işi biliyor. KGF’den esas olarak devletin karlı çıktığını rakamlara dayanarak açıklaması bunun en somut örneği.

Saydığımız bu özelliklere benzer çok başka özellikleri de anlatılıyor Zeki Kıvanç’ın,,, Bütün bunlar onun iki şapkalı başkan olmasını sağlıyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...