Ana Sayfa / 

Atatürk’üm benim!..

10.11.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

“Atatürk’ü aramayı” çok yıllar önce bıraktım, zira “Atatürk’ü kaybetmemiştim” ki, arayayım!..

Dahası, “Ülke Atatürk’ü arıyor” diyenlere de hep demişimdir ki; “Atatürk’ü aramayın, zira, ‘aramak’ sözünün anlatmak istediğimiz anlamıyla O’nu bulamayız. O, Dünyaya yüz değil, bin yılda bir gelen insanlardan biridir, liderdir, devlet adamıdır, komutandır. Türk’ün makûs talihini yenen adamdır. Bırakın onu, ‘aldatılarak ve aldanarak’ kaybedenler arasın!..”

Ve devam etmişimdir; “Siz, O’nun yolunu kaybedenleri tutup kollarından gene Atatürk Yolu’na getirin. Atatürk ilke ve devrimlerinin Anadolu’da yaşamaya devam etmesi için elinizden geleni yapın. Atatürk’e düşman olanlarla onun ilke ve devrimlerini tahrip etmeye çalışanlarla mücadeleyi bırakmayın. Bize, her Türk’e düşen asıl görev budur!..”

İnanıyorum ki, bu vatanda yaşayan her Türk, “bu aziz ve kutsal görevi yerine getirdiğinde”, millet olarak yeniden, “O’nun bu ülkeyi, bu vatanı kurtardığı, Cumhuriyeti kurduğu günlerin ruhu ile” Atatürk’ünü bağrına basacaktır!..

Atatürk’ün Yolu, Türk’ün yoludur; bugün onu “gönlüm bu sözle dolu”, olarak anıyorum. O’nu, o zamanlar “köy” olan Van’ın Çaldıran’ında ilkokula başladığım gün buldum; ölene kadar bırakmam!..

Yalanın böyleleri!..

İnsafı, izanı, vicdanı bir yana bıraktık. “Biraz tarih okumak, bilmek bile”, bazı şeyleri “işkembe – i kübradan atarken” bile insanı düşündürür, hele TV ekranlarına çıkıp konuşuyor, gazetelerin köşe başlarında yazıyorsa…

Biri çıkıp demeye getiriyor ki; “Atatürk’ü İnönü zehirletti!..”

Bunu söylemek için insanın cahilden de öte aptal olması ya da insanları “aptal sanması” gerek!..

Örnek bir: Atatürk’ün son günlerinde İsmet İnönü ortalıkta yok. Evinde kapanmış. Celal Bayar Başbakan. Cumhurbaşkanlığının en büyük adayı Mareşal Fevzi Çakmak!..

İnönü, nasıl zehirletebilir Atatürk’ü? Zehirletse ne olacak; Mareşal Çakmak’ın önüne nasıl geçecek?

Nitekim, Atatürk öldüğünde, Celal Bayar, Mareşal Çakmak’a koşar ve “Cumhurbaşkanlığı adaylığını” teklif edeceklerini söyler. Mareşal reddeder; O, “Genel Kurmay Başkanı olarak kalacaktır; ordunun başında!..”

Ve “İsmet Paşa’yı aday göstereceğiz” der ve İnönü cumhurbaşkanı olur!..

Örnek iki: Neymiş; “Lozan’da bilmem kaç yüz bin metre kare Osmanlı toprağı kaybedilmiş”, neymiş; “Eğer Abdülhamid tahtan indirilmeseymiş, Birinci Dünya Savaşı çıkmazmış!..”

Lozan’da “işgal altında olmayan bir karış Osmanlı toprağı kaybedilmemiş, buna karşılık İstanbul dahil, işgal altında olan onca Anadolu toprağı kurtarılmıştır. En son da Hatay, Fransızlardan alınmış ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vilayeti olmuştur!..

Buna karşılık, “En büyük padişahlardan biri” olarak saydıkları Abdülhamid, “Osmanlının, görev süresi içinde en çok toprak kaybedilen padişahı” olarak tarihe geçmiştir; bilmem kaç milyon kilometrekaredir kaybedilen topraklar ve içinden kaç devlet çıkmıştır geçmiştir!..

Örnek üç; iki de bir “Atatürk’ün servetini dillerine dolarlar ve uydururlar; neleri, neleri varmış, gizlenmişmiş…”

Banka kurulurken, cebinden karşılığını vererek aldığı İş Bankası hissesinin “akçeli tarafını Türk Dil Tarih Kurumu’na aktarılması” şartı ile CHP’ye, “sadece Banka İdare Meclisi’nde temsil edilmek üzere” vasiyet etmiştir; hâlâ ona göz dikerler ve kıyameti koparırlar!..

Ne var ki, Abdülhamid’in başta İstanbul olmak üzere Osmanlı kent ve topraklarında (ki, büyük bir kısmı şimdi TC sınırları dışındadır) 7 binden fazla “milyonlarca metrekarelik tapulu gayrı menkulü olduğunu” hatırlamak ve yazmak bile istemezler. Üstelik “mal mülk edinmek” konusunda “bir başka Abdülhamid örneği yoktur”, Osmanlı padişahları arasında!..

Daha çok örnek var ama, bu tarih tahribatçıları için bu üç örnek yeter de artar bile!..

 

Haftanın Adamı

 

Aykut Kocaman!..

Fenerbahçe’nin aldığı kötü sonuçlar ve 11 maçta 16 puan kayıpla puan cetvelinin ortalarına ve lider Galatasaray’ın 9 puan gerisine düşüş üzerine, 1 – 1 berabere biten Osmanlıspor maçının hemen sonrasında “Sorumluluğun büyük payı bendedir ve gerekeni yapacağım” diyen ve o gece “kararlı olduğunu tekrarlayan” Aykut Kocaman, sonunda “söylediğini” yaptı ve de, o geceden 3 gün sonra, “takımının başında antrenmana çıktı!..”

Böylece bütün bir medyayı ve spor kamuoyunu, dahası Fenerbahçe camiasını, yani milyonları günlerce ve gecelerce atlattı. Çoğunluk diyor ki; “Aykut Hoca utanmalıdır!..”

Neden utansın ki; onun sözlüğünde “Gereğini yapmak = Normal antrenman programına devam etmek” demekmiş; bunu bilmeyenler utansın!..

Söyleyin okurlarım; “Haftanın Adamı” seçiminde haksız mıyım?..

 

 

 

Sözün Özü

Ünlü bilim adamı Stephan Hawking diyor ki; “Teknoloji (Yapay zeka) bir noktada insanlardan daha üstün bir noktaya gelecek ve insanları ortadan kaldıracak.”

Ben de diyorum ki; “Yapay zeka, insanlığı ortadan kaldırana kadar, o işi Dünyayı yöneten “akılsızlar” ve “onları başlarına oturtan ve de tutan” insanlar yapacak!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...