Ana Sayfa / 

İnşaat sektörüne çok haksızlık yapıyoruz!

24.11.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bazen en önemli gazetelerin çok okunan köşe yazarları hatta iş adamları bile ekonomi konuları ile ilgili yazdıkları zaman inanılmaz mantık ve bilgi hataları yapıyorlar!

Konumuz inşaat sektörü. Bu gün değerli bir köşe yazarımızın köşesinde şu sözleri okuyorum, “Evet büyümemiz yüzde 5’in biraz üstünde fakat bu inşaat sektöründeki büyümeden geliyor. Gayrimenkul yatırımlarında büyüme oranı yüzde 10 küsur... Fakat makine teçhizat yatırımları dört çeyrektir eksi 6 büyümede!”

Yani esas üretken sektör, ihracatı artıracak, katma değeri çoğaltacak olan makine ve teçhizat yatırımları yüzde 6 küçülmüş, inşaat yüzde 10 büyürken.

 Tırnak içindeki sözler ülkenin en önde gelen bir zamanlar benim de yönetim kurulu üyesi olduğum sanayi kuruluşunun başkanına, tırnak dışındaki sözler ise yazarın kendine ait.

 

Yazının biraz aşağısına iniyorum,

“ 2000-2010 döneminde ise AB sürecinin de verdiği ivme ile Türkiye’ye adeta dolar yağmış, büyümemiz yüzde 7’yi yakalamıştı.

B........, zaten “İnşaat tamamlanınca ekonomik aktivite biter, halbuki fabrika tamamlanınca ekonomik aktivite artar” demişti...

Yahut R.... K....’un “Yatırımlar taşa toprağa gitti, rekabet gücü kazanamadık” sözü...  Bu sözler son dört-beş yılın ekonomik özeti.”

 Şimdi bu sözlerdeki mantık hatalarını bir bir inceleyelim.

 “Sanayi yatırımı, yani fabrika verimli — inşaat verimsiz” genel inancı kökünden hatalıdır. Hangi birini sayayım.

  1. İnşaat sektörü inşaat üreten bir üretim dalıdır. Makine kullanır, hammadde kullanır, işçi kullanır, fabrika üretir, köprü üretir, baraj üretir, yol üretir, sulama tesisleri üretir, silo üretir, oteller, limanlar, marinalar, hava alanları, meskenler üretir.
  2. Ürettiği inşaat bitince İnşaat sektörünün üretimi durmaz! Makinelerini, ekibini alır başka projeler üretmeye devam eder.
  3. “İnşaat bitince üretimi durur” fikri kökünden hatalıdır. Gemi ürettiğinizde gemi bitince üretim durur mu? Hem gemi hizmet üretmeye devam eder hem de tersane gemi üretmeye! Aynı şey İnşaat sektörü için de doğrudur. Hem inşaat şirketi inşaat üretmeye devam eder hem üretilen inşaatlar hizmet üretmeye devam ederler. Tek fark gemi aynı tersanede üretilir, inşaat ise toprak üzerinde üretildiği için her seferinde yeni yerde üretilir.
  4. “İnşaat sektörü ihracat yapmaz!” sözü de tamamıyla yanlıştır! Bakılması gereken sektörün ne kadar net ihracat yaptığıdır. Yani formül “İhracat eksi İthalattır” ki bu, sektörün net döviz getirisini verir. Ne yazık ki sanayi sektörlerimizin yaptıkları ihracattan daha fazla ithalat yaptıkları devletin istatistikleri ile sabittir. Bunun tek muhtemel istisnası tarıma dayalı sanayidir. İnşaat sektörü hemen tamamıyla yerli ham madde ve yarı mamul kullanır. Yani, inşaat sektörü pek az döviz kullanır, belki de hiç kullanmaz. Ya ihracatı yok mudur? Tabii ki vardır. Türk inşaat şirketlerinin dünyanın dört bir yanında yaptıkları yüz milyarlarca dolarlık inşaat projeleri ihracat değildir de nedir? Peki ülkede yabancılara satılan konutlar, otellerden, marinalardan, yat limanlarından, büyük gemi limanlarından. Hava alanlarından, kara yoluyla gelen turistlerden elde edilen milyarlarca döviz nedir? İnşaat sektörünün net döviz kazancı birçok sanayi sektöründen daha fazladır.

 Değerli dostlarım senelerdir inşaat sektörünü çok haksız yere karalayıp ayaklarımıza kurşunu kendimiz sıkıyoruz.

Benzer bir durum tarım ve tarıma dayalı sanayi için de vardır. Başka bir gün de o konuda sohbet ederiz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...