Ana Sayfa / 

“Güzel, aydınlık, demokrat” bir İzmir...

1.12.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçen gün bir İzmir gazete ekinde bir haber vardı. Doğa Koleji öğrencileri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Aziz Kocaoğlu’nu ziyaret etmişler. 7’nci sınıf öğrencileri Türkçe dersi kapsamındaki ziyaretlerinde Sayın Başkanla bir röportaj yapmış ve sorular sormuşlar…

Sayın Başkan, öğrencilerin çeşitli sorularına sadece okumak değil, okuduklarını anlamak ve hazmetmek gerektiğini, sağlam temel bir eğitim için sorgulamak gerektiğini, neden ve nasıl gibi derin sorularla irdelemenin yapılması gerektiğini anlatarak yanıt vermiş. Bol kitap okumalarını, anlamalarını, enteresan yerlerin altlarını çizmelerini ve not almalarını sağlık vermiş. Hayattan korkmanın yanlış olduğunu ve ayakta durabilmesin yolunun iyi bir eğitimden geçtiğini anlatarak muhtemelen birçok güzel şeyi de sıralamış olmalı. Hepsini tebrik ediyorum.

Zira toplumun insanları küçük yaşlarda büyüklerle, devlet ve yerel yönetim insanları ile ve sanayici, ticaret erbabı ve başarılı insan ve yöneticilerle sık sık beraber olur, karşılıklı konuşma ve sorularla birbirlerine tecrübe ve başarıları anlatırlarsa “sinerji” ortaya çıkar ve paylaşılarak herkes nasibini alır.

İnsanımız soru sormasını bilmiyor.

Çeşitli konferans ve panellere gidiyoruz. Dinliyoruz, not alıyoruz, faydalanıyoruz. Sonunda normal olarak soru cevap kısmına geliyoruz. Burada herkes takıldığını soruyor veya katkı yapıyor. Sonunda da cevaplarla konu aydınlanıyor veya bazen de pek aydınlanmıyor.

Ancak, soru sormak bir dikkat ve zamanlama meselesidir. Kısa ve öz, evveliyatlara değil, bildiklerine değil, anlaşılmamış veya eksiklerin tamamlanmasına yönelik olmalıdır.

Halbuki, bizde soru sahibi eline sazı alıyor, evvelce ne yapmış, başından ne geçmiş, bunları anlatıyor; espriler ve lüzumsuz uzatmalarla hem zamanı ve de herkesi sıkmaktan geri kalmıyor. Tabii buna tepkiler de oluyor zaman zaman…

Bunun için toplantılarda benim en çok sıkıldığım anlar, bu soru cevaplardaki uzatmalar ve hayat hikayeleri oluyor. 

Toplumumuzda bu hastalık maalesef çok fazla sıkıntı vesilesi olmaktadır.

Gelelim bir soruya…

Kolejin zeki ve başarılı röportaj ustası talebeleri, Sayın Aziz Kocaoğlu’na bir soru sormuşlar. Çok beğendim…

Soru şu… Aziz Başkan, “İzmir'i üç kelime ile anlatacak olsaydınız, bunlar ne olurdu?”

Sayın Kocaoğlu’nun da bu üç kelimesi gerçekten çok yerinde ve sevimli olduğu kadar kısa ve öz: “İzmir GÜZEL, AYDINLIK VE DEMOKRAT.”

İşte kısa cevap ve soru…

Bu kısa ve öz haber bende çok derin hisler ve takdir duyguları uyandırdı. Bir defa öğrencilerin medeni cesareti, bilme, öğrenme, sorma ve irdeleme arzusu, onları “Adam sen de” demeden hazırlayıp buralara getiren öğretmenlerinin çalışmaları ve Sayın Kocaoğlu’nun İzmir’in bütün siyasilerine her zaman örnek olan zerafet, ilişki, kurma, saygı ve sevgi dağıtımındaki cömertliği...

Evet, İzmir nasıl bir şehir…

Evet, İzmir Türkiye’nin batı ucunun “Uç Beyi” konumundaki bir şehri. Denizi ile, iklimi ve konumu ile, tarihteki yeri ile ve en önemlisi geçmişi ve dünyadaki “algısı” ile zarif ve beğenilen, çeşitli ticari ve sanayi, tarım ve arkeolojik tercihleri nefsinde toplayan bir yaşam merkezi.

Türkiye’nin üçüncü büyük şehri. İstanbul’un “kaosundan” öncelikle kaçan insanlarımızın son ulaşmak istedikleri hayat merkezi.

Ancak gittikçe kalabalıklaşan bu güzel şehrin çeşitli genişlemelerde ve geçmişte yapılan imar cinayetlerindeki yaraları tedavi edilmek istenirken, yeniden başka cinayetlere sahne olmasının tehlikelerini de düşünmeden edemiyorum.

Ama her şeye rağmen İzmir gerçekten demokrasinin örnek Türk şehridir.

Yönetimi ile de İnsanı ile de “korkusuz” bir şehir konumundadır.

Umarım böyle devam eder. Ancak dikkat ve itina da şart…

Hep beraber koruyalım ve yaşatalım İzmir’imizi...

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...