Ana Sayfa / 

CHP’nin sorumluluğu

1.12.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Son dönemde, ülke ve halk olarak önemli günler yaşıyoruz. İçinden geçtiğimiz günler, gerçekten tarihsel önemde ve değerde… Dünyanın gözü kulağı üstümüze çevrilmiş durumda… Bazen düşünüyoruz da; acaba tarih içinde bulunduğumuz dönemi nasıl yazacak, gelecek kuşaklar bugünlerde yaşananları nasıl değerlendirecek?

Ülkemizde yaşanan son siyasal ve ekonomik gelişmeler, yönetsel açıdan içinde bulunduğumuz darboğazı ve sıkışmışlığı da ortaya koyuyor. Koşullar her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Siyasal iktidar ülkeyi yönetmekte zorlanıyor. Durum bir yönetim -daha doğrusu yönetememe- krizine dönüşüyor.

 

Türkiye, Erdoğan’dan ve AKP’den ibaret değil

Aslında ekonomide, iç ve dış politikada yaşanan olumsuzluklar, siyasal iktidarı yıpratıp bunaltırken; ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) başta olmak üzere, muhalefetin görev ve sorumluluklarını da öne çıkarıyor.

Öncelikle şu gerçeğin altını özenle ve özellikle çizmek gerekiyor; bizce, 21’inci yüzyılın Türkiye’si, bugünkü kaotik tabloyu, görünümü hak etmiyor. Bu durum, 80 milyonluk koca bir ülkeye doğrusu hiç yakışmıyor.

O zaman ne yapılmalı? Öncelikle, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin, yalnızca bugün iktidarı elinde tutan güçlerden ibaret olmadığı bütün dünyaya gösterilmeli. Türkiye’nin farklı çağdaş ve demokratik yüzü olduğu vurgulanmalı.

 

CHP inisiyatif almalı

Bu görev de en başta ana muhalefet partisine düşüyor. Türkiye’de iktidarın dışında çağdaş ve demokratik değerleri savunan çevrelerin de bulunduğu, bu çevrelerin dünyada yaşanan ekonomik ve siyasal gelişmeler konusunda farklı değerlendirmeleri olduğu, bütün dünyaya anlatılmalıdır.

Bunun için de CHP inisiyatif almalı, ülkemizde ve yakın coğrafyamızda yaşanan gelişmelerle ilgili farklı yaklaşımlarını, çözüm önerilerini politik belgelere dönüştürerek, uluslararası çevrelere sunmalıdır. Tabii öncelikle, bu ortak politikaları oluşturarak...

Bu bağlamda, dikkatli okurlarımız, bu köşede, 16 Nisan referandumu sonrasında, ana muhalefet partisine; demokrasiden yana tavır alan tüm güçleri kucaklayacak ve bu çevrelere ortak ‘politik mutfak’ işlevi görecek ‘Ekonomi ve Siyaset Atölyeleri’ önerisinde bulunduğumuzu anımsayacaklardır,

Bugün siyasal açıdan ülkede yaşanan en yakıcı sorun, dış politikadaki yanlışlıklar ve açmazlardır. CHP’nin bu alanda hızla bir ‘Dış Politika Atölyesi’ oluşturması yararlı olacaktır. Dış politika uzmanlarından, kanaat önderlerinden ve bütün dünyanın tanıdığı güven duyduğu isimlerden oluşturulacak gruplar, bu politikaları uluslararası kuruluşlara ve çevrelere anlatmalıdır. CHP, dış politikada yeni ve farklı bir açılım - atılım yapmalıdır. Evrensel, çağdaş, barışçı ve demokratik değerler çerçevesinde Türkiye’yi yönetmeye hazır olduğunu herkese hissettirmelidir.

 

Kılıçdaroğlu - Corbyn buluşması

Ana muhalefetin ve onun liderinin dış temaslarını önemsiyoruz. Dışarıya daha çok açılmaları gerektiğini düşünüyoruz. Dünyanın en köklü partilerinden olan CHP’nin deneyimlerini aktarmak, siyasal değerlendirmelerini diğer ülkelerde yaşanan gelişmelerle buluşturup sentezlemek; hem CHP’ye, hem de uluslararası sosyal demokrat güçlere önemli kazanımlar getirebilir. Bu etkileşimler her bakımdan önemlidir.

Geçtiğimiz ay Strasbourg’da Avrupa Konseyi yetkilileri ile görüşen CHP Genel Başkanı’nın önümüzdeki günlerde gerçekleştireceği İngiltere programı; dünya sosyal demokrat hareketinin iki önemli ismini, Kılıçdaroğlu ile İngiliz İşçi Partisi lideri Corbyn’i bir araya getirecektir. Corbyn, gündeme taşıdığı sol politikalarla önemli bir çıkış yakalamıştır. Kılıçdaroğlu da adalet yürüyüşü ile uluslararası sol çevrelerde öne çıkmıştır. Bu iki liderin birlikteliğinden, uluslararası sol ve sosyal demokrat çevrelere yeni mesajlar çıkabilir.

 

İzmir sorumluluğu

 

Konu CHP’den açılmışken; 15 yıllık AKP iktidarında her daim tercihini CHP’den yana kullanan İzmir’e ve İzmirlilere karşı, ana muhalefetin özel bir sorumluluğu olduğunun altını çizmek istiyoruz.

Bilindiği gibi bugünlerde CHP’de kongre süreci yaşanıyor; ilçe kongreleri yapılıyor, yakında da il kongresi var. CHP, özellikle, kalbi sayılabilecek İzmir’de, örnek bir kongre sürecini hayata geçirmelidir. Yerel iktidarın yanı sıra, ülkede de iktidara hazır olduğunu gösterecek, güçlü ve bütünlüklü örgütsel yapılar kurmalıdır. Bu anlamlı yeni dönemi, öncelikle en büyük desteği aldığı İzmir’den başlatmalıdır.

     

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...