Ana Sayfa / 

Uluslar arası ilişkiler iç siyasetin malzemesi olarak kullanılmamalıdır

1.12.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

“ABD Başkanı Donald TRUMP; Cumhurbaşkanımızla yaptığı telefon görüşmesinde, bundan sonra YPG’ye silah verilmeyeceğini, esasen bu saçmalığa daha önce son verilmesi gerektiğini net bir şekilde söylemiştir ve bu konuda talimat vermiştir” şeklindeki açıklamalar bizleri çok sevindirdi. Her ne kadar geçen zaman içinde PYD/YPG’ye (PKK) binlerce tır dolusu silah ve mühimmat verilmiş olsa da, bu silahların ne olacağı konusunda bir açıklamaya yer verilmemiş olsa da bazıları; bundan sonra verilmeyeceği sözünü güzel bir haber, bir diplomatik başarı olarak takdim ettiler. Ancak bu açıklamanın hemen ardından, Pentagon sözcülerinden Eric PAHON’un; DEAŞ’ın askeri olarak tamamen bitirilmesi için SDG (Suriye Demokratik Güçleri)’ye (PKK’ya) verilen desteğin süreceğini açıklaması ve bunu takip eden günlerde ABD’nin 200 TIR’lık bir konvoyla bölgeye ağır silahlar ve mühimmat nakletmesi görüntüleri hayal kırıklığı yarattı. En önemli müttefikimiz, stratejik ortağımız olan ABD’nin; PKK’nın Suriye kolu olan ve SDG’nin başını çeken PYD ve YPG’yle yaptığı işbirliği ve silah yardımları başlangıçta da kafaları karıştırmış, hayal kırıklığı yaratmıştı.

Suriye’deki gelişmelerin bizi Rusya ve İran’la işbirliğine yönelttiğini görüyoruz. Kamuoyuna, bu gelişmeler de bir diplomatik başarı olarak yansıtılıyor. Ama korkarım Rusya ile Suriye konusundaki yakınlaşmamız, ilerleyen zamanlarda bizde yeni bir kafa karışıklığı, yeni bir hayal kırıklığına neden olacak. Çünkü Rusya başından beri Suriye’deki sorunun çözümünde ülkedeki Kürt grupların da dikkate alınması gerektiğini söylüyor ve bu ülkedeki Kürt grupların başını PYD/YPG yani PKK çekiyor.

Suriye’de ABD’nin öncülüğünde yaratılan ortam, her ne kadar “mazlum Suriye halkının zalimlerin elinden kurtarılması” olarak yansıtılsa da gelişmelere bakıldığında, Suriye’deki sorunun; gerçekte demokrasi, insan hakları, özgürlükler vs. olmadığı bütün netliğiyle ortadadır. ABD ve Rusya’nın sorunu; bölgede Kürt varlığının tescil edilmesi ve bu Kürt varlığının kontrolünün ABD’de mi, Rusya’da mı olacağıdır. ABD de, Rusya da bunun mücadelesini vermektedir. Bizim sorunumuzsa; Suriye’nin toprak bütünlüğünün ihlal edilmesi, bölgede PKK kontrolünde bir Kürt oluşumu tesis edilmeye çalışılmasıdır.

Durum böyleyken; bizde bir taraf kendi vatandaşımıza; PUTİN ile görüşmeleri de TRUMP ile görüşmeleri de bütün sorunlar çözülmüş, zafer kazanmışız gibi yansıtmakta, zaman geçtikten ve sorunun yerli yerinde durduğu, hatta geliştiği görüldükten sonra da karşı taraf atağa geçmekte ve yine kendi vatandaşımıza; “bak sorunu çözemediler, daha büyük sorun yarattılar” şeklinde propaganda yapılmaktadır.

Ülkemizde öteden beri dış politika, uluslar arası ilişkiler; iç siyasetin malzemesi olarak kullanılmaktadır. Bu maalesef siyasi çalışmalarda bir başarı aracı olarak görülmektedir. En küçük bir gelişme, sonuçları beklenmeden zafer kazanılmış edasıyla, en küçük bir gerileme de felaket getirmiş tavrıyla kamuoyuna yansıtılmakta ve bunlardan siyasi kazanç beklenmektedir. Oysa uluslar arası ilişkiler; milli çıkarlar, milli hedefler doğrultusunda, müşterek çalışmayla, ortak akılla şekillenmesi gereken bir konudur. Kanaatimce, dış ilişkilerde; muhatabın söylem ve yaklaşımlarına ihtiyatla yaklaşılmalı, müşterek çalışmalarla değerlendirmeli, milletimizin hamasi duyguları peşinen siyasi kazanımlara feda edilmemelidir. İç siyasi tartışmalar milletimizin huzur, refah ve mutluluğu konularında şekillenmeli, milli güç unsurlarını (siyasi, askeri, ekonomik, nüfus, coğrafi, bilimsel-teknolojik, sosyal ve kültürel güç) geliştirmek ve güçlendirmek için müşterek çaba harcanmalıdır. Dış politikada ise geliştirilen ve güçlendirilen milli güç unsurlarıyla, ciddi ve vakur bir duruşla milli hedeflere ulaşmak için müşterek gayret içinde olunmalıdır.

Dış politikada milli hedefler, siyasi iktidarlar değiştikçe değiştirilecek hedefler olmamalıdır. Aksi halde iç siyasetin, dış güçlerin kontrol altına almak isteyeceği bir alan olması kaçınılmazdır kanaatindeyim.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...