Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Ölüye saygı

15.12.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geride bıraktığımız hafta cumartesi günü, Fransız televizyon kanalları tam üç saat kesintisiz Johnny Hallyday'in cenaze merasimini yayınladılar. Johnny Hallyday 75 yaşında vefat eden tanınmış bir Rock and Roll şarkıcısıydı. Fransa'nın 65'li yıllarda efsanesiydi.

Diyebilirim ki, Edith Piaf'dan sonra bizim gençliğimizde Fransa'da önce Gilbert Becaud vardı. Sonraları O'nun yerini Johnny Hallday doldurdu. Bunlar o dönemlerin idolleriydi.

Cumartesi günkü cenaze merasimine Madeleine Kilisesi'nden Champs Elysees bulvarına taşan yaklaşık üç yüz bin insan (spikerin yalancısıyım) ile kilisede bulunan dört yüz civarında aile yakını iştirak etti. Önce tabut kilisenin önüne kondu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron kalabalığa hitap etti. Yanında ailesinin mensupları ile önceki iki Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve François Hollande, Başbakan Édouard Philippe de vardı. Daha sonra büyük bir vakar içinde, ailesi, cumhurbaşkanları, devlet protokolü ve misafirleri kiliseye alındılar. Gayet yavaş, gayet ahenkli bir hareket tarz ile kiliseye alınanlar içerde önce dini görevlinin idare ettiği ayini takip ettiler. Bunu yaş ortalaması yetmiş civarında dört arkadaşı ile üç genç müzisyenin bir arada gitarlarıyla çaldıkları bir konser takip etti. Konser sonrası, tanınmış bir şarkıcı hanım, bir ilahi seslendirdi. Arkasından bir protokol görevlisinin nazik davetiyle önce aile fertleri sonra cumhurbaşkanları daha sonra protokole dahil zevat ve misafirler birer ikişer ama büyük bir intizam ve tazim içinde tabuta yaklaştılar. Kimi haç çıkardı, kimi eğildi tabutu öptü, kimi tabuta elini sürdü, kimi de dua etti. Üç saat süren bu törenin ardından tabutu görevliler kilisenin önüne taşıdılar. Dini görevliler kilisenin önünde tabutun arkasında yerlerini aldıktan sonra kilise yavaş yavaş boşaldı. Ailesi ve cumhurbaşkanlarının kilise kapısında tabutun arkasında yerlerini almalarından sonra tabut cenaze arabasına kondu ve saatlerdir caddelerde bekleyenlerin önünden geçilerek gideceği yere götürüldü. Bu devlet törenini televizyon kanalları kesintisiz yayınladılar.

Bunu uzun uzun anlattım.

Zira son bir ay içinde Türkiye önemli iki adamını kaybetti.

Biri Naim Süleymanoğlu.

Dünyada yüzümüzü ağartan, Olimpiyat, Dünya ve Avrupa şampiyonalarında yüzden fazla İstiklal Marşı'mızı çaldırıp bayrağımızı dalgalandıran bu insanı sıradan bir insan gibi defnettik. Oysa dünya çapında bir tören düzenler, dünyanın önde gelen sporcularını hatta ülkemizin önde gelen eski ve yeni şampiyonlarını, önceki ve şimdiki siyaset ve devlet adamlarını bu cenazede bir araya getirip O'nu şampiyonlar şampiyonu gibi yolcu edebilirdik. Yapamadık.

İstanbul Ticaret Odası Başkanı İbrahim Çağlar'ı kaybettik.

İbrahim Çağlar aynı zamanda Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanıydı. İstanbul Ticaret Odası Başkanı için önce Ticaret Odasına beş yüz metre uzaklıkta bulunan Ticaret Üniversite'sinde sonra Oda önünde ayrı ayrı birer tören yapılabilirdi. Bu arada Ticaret Odası ile Ticaret Üniversitesi binalarının ortasında yer alan Yeni Cami var. Ticaret Odası mensuplarının çoğunluğu da bu civardadır. Üstelik Yeni Cami'nin restorasyonu ve çevre tanzimini de yapan Ticaret Odası'dır. Dolayısıyla Cenaze Merasimi Yeni Cami'de yapılabilirdi. Onu da beceremedik. Arkadaşımızı Cumhurbaşkanımızın, devlet büyüklerinin katılımıyla ve kalabalıklarla defnettik. Ama daha mükemmelini yapabilirdik.

Diyebilirsiniz ki, canlıya saygımız var mı ki, ölüye olsun...

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test