Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Madalyonun İki Yüzü

8.1.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

2017 yılı ekonomi ile mücadele yılı olarak tarihe geçti. Özellikle, Kredi Garanti Fonları (KGF) ve KOSGEB kredileri ile başlayan süreç, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) istihdam teşvikleri, yatırım teşvikler, ertelenen SGK prim taksitlendirmeleri ve kamu alacaklarının yapılandırması –vergi affı- ile desteklendi. Sonuç: ilk üççeyrekte yüzde 7,4 büyüme ve yılsonu yüzde 11,92 enflasyon olarak karşımıza çıktı. Faiz ve döviz kurlarının yüksekliği ekonomi açısından ayrı bir başka handikap.

Yüzde 11,92 ile son on dört yılın en yüksek enflasyon oranı, asgari ücrete yüzde 14,2 zam olarak yansıdı. 1 Ocak 2018 itibariyle asgari ücret brüt 2.029,50 TL, net 1.603,12 TL olarak uygulanacak. Asgari ücretteki artışın iki yönü var; işçi ve işveren.

Asgari ücretle çalışan açısından değerlendirdiğimizde, yapılan zam –özellikle geçtiğimiz yıllarla kıyaslandığında- oransal olarak yüksek gibi gözükse de, çift haneli enflasyon ve Türk Lirası’nın döviz karşısında uğradığı kayıp göz önünde bulundurulduğunda elde avuçta bir şey kalmıyor. Her asgari ücret artışından sonra olduğu gibi yine yetkiler çıkıp açıklama yapıyorlar; asgari ücretle şu kadar et, şu kadar süt,  hatta şu kadar asgari ücrete sıfır araba bile alabilirsiniz. Bazı açıklamalar adeta asgari ücretle çalışmaya mahkum olanlar için dalga geçer gibi de olsa; bugün için açlık sınırı 1.608 TL, deyip noktayı koyuyorum.

Bir de madalyonun diğer yüzü var. Asgari ücretliyi memnun etmeyen artış oranı, işverenleri ne kadar memnun etti? Asgari ücretlinin eline geçen net 1.603,12 lira, asgari ücretin işverene maliyeti ise 2.486,14 lira. Bu maliyetin üzerine bir de yemek, ulaşım, giyim, çocuk yardımı vs. sosyal yardımlar da eklenince rakam katlanarak büyüyor. Elbette, alınteri ve emeğin değeri çok önemli ama bunların maliyetleri de işyerinin ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi açısından son derece önemli. Asgari ücretteki artış oranının bir de zincirleme etkisi söz konusu. Vasıfsız çalışanınıza yüzde 14,2 zam yaparken, beyaz yaka ve üst düzey çalışanlarınıza en az bu oranda zam yapılması gerekir. Aksi takdirde, çalışanlar arasındaki ücret dengesi bozulmuş olur. Özellikle, ithalata dayalı üretim yapan sektörlerde döviz artışından kaynaklı ciddi bir maliyet artışı söz konusu. Kaldı ki bu artışlar henüz tüketici fiyatlarına yansımadı. Önümüzdeki günlerde zamlar kaçınılmaz olacaktır.

İçinden geçmekte olduğumuz ekonomik şartlar göz önünde bulundurulduğunda, 2018 yılının işçi ve işverenlerin her ikisi açısından zorlu geçeceğini söyleyebiliriz.

Bununla birlikte, Türkiye'nin 2018 yılı bütçesi kanunlaştı. Türkiye'nin 2018 yılı bütçe giderleri, 762,8 milyar lira, bütçe gelirleri 696,8 milyar lira, vergi gelirleri 599,4 milyar lira, bütçe açığı ise 65,9 milyar lira olarak ön görülmüş. Bu da demek oluyor ki, gerek hedeflenen vergi gelirlerine ulaşılabilmesi gerekse bütçe açığının finanse edilebilmesi için vergi zamları ve beraberinde sıkı denetimler kapımızda.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test