Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Cari açık ceryan yaptı

16.3.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye’nin cari işlemler açığı ocak ayında 7 milyar 96 milyon dolar olarak gerçekleşti, bu geçen yılın aynı dönemine göre 4 milyar 402 milyon dolar daha fazla bir açığa işaret ediyor. 12 aylık döneme baktığımızda cari açığımız 51 milyar 502 milyon dolar oldu.

Bu rakamlar bize tehlike çanlarının çaldığını, açıkça ortaya koyuyor. Yatırım ve istihdam için yapılan kampanyaların, verilen teşviklerin ve büyümede yakalanan başarıya rağmen gelen bu rakamlar işlerin bir noktada tıkandığını veya birilerinin bizden daha hızlı koştuğunu gösteriyor.

Türkiye’nin ödemeler dengesi dediğimizde, cari işlemler hesabı, sermaye hesabı, Finans hesapları ve net hata noksan kalemlerinin oluşturduğu bir uyumdan bahsediyoruz.

Türkiye’nin cari işlemlerinde negatif bir denge oluştuğunda, bunu diğer kalemlerden sağlanan gelir kalemleriyle kapatılması gerekir.

Açığı, marka değeri yüksek şirketlerimizin yurt dışına verdiği bayilikler, franchisevs marka transferi gelirleri sağlıyorsa, ya da doğrudan yatırımlar yada portföy yatırımları şeklinde, ülkemize ilgi duyan ve yatırım fırsatlarını kollayan geniş kitleler varsa, dünyadaki para bolluğundan dolayı, parayı koyacak yer bulamayanlar ülkemizdeki fırsatları değerlendirmek adına ülkemizin kapısında kuyruk olmuşsa yada nerden geldiğini bilmediğimiz paralar bizden habersiz, ülkemize akıyorsa, birsıkıntınız yok demektir. Üzerinize yorganımızı çekip huzurla uyumaya devam edebilirsiniz.

Ama dünyada para bolluğu azalıyorsa, ABD faiz arttırıp dünyadaki doları ülkesine çağırmaya başladıysa, Avrupa’da işler yoluna girmeye başlayıp, parasal sıkılaşma konuşulmaya başlamışsa,  Ülkenizdeki ve bölgenizdeki gerilimler dünya kamuoyunu meşgul ederken, Dünyayı size karşı manipüle eden bunca şer odağı mevcutken, doğru işler yapılmasına, doğru adımların atılmasına her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.

Aksi takdirde benim yaşımda olan Özallı yılları hatırlayanlar çok iyi bileceklerdir, Ülkenin iyi zamanlarında yapılan, tüm güzel hizmet ve yatırımlar konjonktür değişip istikrar kaybolduğu dönemde ülkemizin önüne çok büyük faturalar çıkartmıştı.

Paranın daraldığı ve ülkemize gelmek, yatırım yapmak isteyen global sermayenin azaldığı bir dönemde cari açığımızı kısa süreli borçlanma ürünleriyle kapatmaya çalışmak intiharla eş anlamlıdır. Böyle söyleyince aklıma, eski başbakan Tansu Çiller’in Türk Telekom’u özelleştirme isteğine yargı kararıyla engel olanların 1994 krizine yol açmaları geldi. Dolar kurunun üç katına fırlamasıyla dolar borçlarını ödeyemeyenlerin kendilerini yakmalarına şahit olmuştuk.

Özelleştirmeyi mahkemeye götürüp iptal ettirenler, 1994 krizine sebep olduklarının, binlerce insanın iş ve aile düzenini bozduklarının ya da kendini yakanların kanına girdiklerinin farkındalarmıdır bilinmez, ama bildiğimiz Tansu Çillerin 10 milyar dolara satacağı Türk Telekom’u, cep telefonlarının çıkmasıyla bu hükümet 4 milyar dolara son virajda satabildi, yoksa zaten elimizde kalıp hurdacıya iki kova bir leğene satacaktık. Demem o ki bugün bir yaraya merhem olacak özelleştirmeleri yapmazsak yarın elin oğlu evde şeker yapan makine icat eder dev gibi fabrikalar bir günde toz olur.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test