Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Asker İnancını, İbadetini, Siyasi Tercihini Gizlemelidir

8.6.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Asker; inancını, ibadetini, siyasi tercihini gizlemelidir. İçinde bulunduğumuz seçim sürecinde, amacı belli olan bir programa katılırken son derece dikkatli davranmalıdır. Tarafını belli edecek veya taraf olduğu yorumu çıkarılabilecek davranışlardan sakınmalıdır. Ordu sadece bir siyasi düşüncenin değil, bütün milletin ordusudur. Bu nedenle askerler yanlış yorumlanabilecek tavır ve davranış göstermekten özenle kaçınmalıdır. Bu açıdan bakıldığında, seçim propaganda sürecinde bir iftar programına üniformayla katılmak, muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı aleyhine yapılan bir konuşmayı alkışlamak ve bu şekilde her iki tarafın da siyasi propagandasına malzeme olmak benim kanaatimce uygun olmamıştır. Ancak; içinde bulunduğumuz koşullarda maalesef askere başka seçenek bırakılmamış, çok değerli bir generalimiz propagandalara alet edilmiştir. Korgeneral Metin Temel bu programa katılmayabilirdi veya sivil kıyafetle katılıp alkışlamayabilirdi. O zaman da başka başka yorumlarla üzerine gidilecek ve onun üzerinden yine siyasi polemikler yapılacaktı. Kuvvetle muhtemeldir ki; askeri geleceği riske girecek ve “vesayetçi general” damgasıyla büyük başarılarla sürdürdüğü askeri yaşamına son verilecekti.

Bölgenin yeniden şekillendirilmesi için -tıpkı Balkan Harbinde olduğu gibi- dünyanın önde gelen devletlerinin inatla yoğun bir çaba harcadığı böyle bir süreçte, Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını, gücünü ve etkinliğini koruma görevi; aslında devlete, devlet adamlarına ve siyasetçilere düşmektedir. Orduyu, siyasi propaganda ortamlarından uzak tutmak ve siyasi polemiklere malzeme yapmamak için sorumluluk sahibi herkes son derece hassas davranmalıdır.

Konu; eleştirilen generalin askeri başarısı değil, sergilediği veya sergilemek zorunda bırakıldığı tavırdır. “Afrin kahramanı olması” böyle bir konuda eleştirilmemesi için gerekçe olamaz. Unutulmamalıdır ki; özellikle son dönemde, askeri kahramanlık gösteren nice efsane komutanlar; kumpaslarla, hilelerle, entrikalarla hapislere atılmış, itibarları ile oynanmış, saygınlıkları ayaklar altına alınmış ve ordu bu günkü durumuna düşürülmüştür. Bunların da ötesinde; hayatı cephelerde geçmiş, savaşlardaki kahramanlıklarını ve askeri dehasını bütün dünyaya tereddütsüz kabul ettirmiş, tükenen bir devletin enkazından modern bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurarak siyasi dehasını da bütün dünyaya kabul ettirmiş, yüz yılın dünya çapındaki lideri ve kahramanı ATATÜRK’e bile dil uzatılan bir dönemde, kimse bir generalin eleştirilmesini kahramanlığına yapılan saygısızlık olarak nitelememeli ve bunu siyasi malzeme yapmamalıdır.

Bununla beraber; Ordu Komutanı seviyesine gelmiş bir general eleştirilirken “O generalin apoletini sökeceğim” şeklindeki aşağılayıcı söylem de hiçbir şekilde haklı görülemez. Bırakınız bir generali, sıradan bir asker için bile “apoletinin sökülmesinden” bahsetmek hakaretlerin en büyüğüdür. Hiçbir asker meslek hayatı boyunca yaptığı nadir hatalardan birisi için bu ifadeyi hak etmez. Bunun yanında, böyle bir söyleme muhatap olan generalin komuta ettiği ordu içinde düşürüldüğü durum da görmezden gelinemez. Komutanı siyasi polemiklerle hırpalanan, binlerce subay, astsubay, erbaş ve erden oluşan ve halen terör örgütüyle boğuşmakta olan bir ordu; bu konuda kendi içinde de tartışmalar yaşamaktadır kuşkusuz. Kendi içinde siyasi kutuplara ayrılmış bir ordunun, düşmanla mücadelesinde ne derece etkin olacağı da düşünülüp hesaplanmalıdır.

Bu olayın üzerine gidilecekse sistem hatalarından kaynaklanan sorunlar irdelenmelidir. Sorun; bir generalin, bir siyasetçinin rakibini eleştirirken söylediklerini alkışlaması değil, TSK’nın içine düşürüldüğü durumdur. Vatanını ve milletini seven herkes, özellikle de TSK ve siyasi partiler; siyasi taraf izlenimi veren bir ordunun milli değerlere vereceği zararı, tarihi gerçekleri de göz önünde bulundurarak değerlendirmeli ve ordumuzu siyasetten uzak tutmak için elinden geleni yapmalıdır.

Hiçbir siyasetçi; siyasi ikbali için savaş halindeki ordusunu bu derece yıpratmamalıdır. Aksi halde elde edilecek sonuç, ne kadar büyük siyasi çıkar sağlarsa sağlasın, vatanın ve milletin topyekûn yararına olmayacaktır. Tarih bunu hep böyle yazmıştır.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test