Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Kafka’nın böceği gibi hissetmek

14.6.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Seçim hakkında yazmayacaktım. Hayret ile hem bizdeki politik durumu, hem de ABD’de ki Başkan Trump’u izliyorum. Trump herhalde artık sonun başlangıcında. Bu dönemi tamamlaması zor gözüküyor.

“FETÖ” deyince, ABD falan. Ve tabii CİA. O denli derin ve bilge işler çevirdiklerini sanmıyorum. Tam tersine olayı epeyce yüzlerine gözlerine bulaştırdılar. Bu kadar yanlış tahmin ve ilgisizlik ve bilgisizlik ancak çok para ile mümkün olabiliyor. İran ile ilişkilerine bakın, Afganistan ile Irak’ta ve Suriye’de yaptıklarına. Şimdi de AB ile ilişkilerine. Türümüzün tipik temsilcileri ABD’liler.

En ilginç gelen şeylerden biri de Bahçeli’nin çizdiği figür. Artık karikatür gibi. Hoş, buna benzer fikirleri yıllar önce de yazmıştım ama bitmeyen kötü bir dizi gibi ağır çekim gelişiyor olaylar. Meral Hanım’a başkanlık için iki yüz binden fazla oy verildi ve Bahçeli hepsinin Fetö kapsamında araştırılmasını istedi. Mehmet Barlas da bu fikri destekleyen bir yazı yazmasın mı? Artık trajik de değil. Düpedüz komik. FETÖ tarafından Cumburbaşkanı "kandırıldıysa” (Kendisi geçen hafta gene söyledi), eğer “varsa” diğer "kandırılanlara" bu yaklaşım caiz mi?

Gücün etrafında kenetlenmek. Ayni fikirde olmama cüretinde olan birisi varsa; “vatan haini.” Çıkar, bu denli mi körleştiriyor insanı? Evet bu denli körleştiriyor.

Gücü, insanoğlu ne kadar sevse de bazen rüzgarlar değişiveriyor. Bu seçimde mi, sonra mı bilemem. İnsan devesini ne kadar sıkı bağlarsa bağlasın, sonunda Allah’a emanet etmek zorunda. Ne o kadar sağlam kazıklar var, ne de bağlayacak, kopmayan ipler.

Güce mecbur olmak ve güç elden giderse bütün çamaşırların ortaya döküleceğinden korkmak mı olay? Yoksa kendinden başkasının böyle yönetemeyeceğini sanmak mı? İnsan kalitesi ortada. Halep orada, arşın burada.

Tartın ölçün biçin. Ama güç giderse öcü mü gelecek? Hiçbir şey olmayacak. Çok kaliteli insanlar var ortalıkta yüzlercesi, binlercesi. Kendi ortamımızdan birini seçmek daha sempatik geldi. Yücelttikçe yücelttik. Her yöneticinin yapabildiği ortada.

Brunei Sultanı’nın yedi binden fazla şahsi aracı varmış, sadece 604 Rolls Royce’u ve biri “7 gün 24 saat bu kişi canı isterse” diye hep çalışır vaziyette sarayının önünde duruyormuş. Bu cihazların çalışması bir saniye sürer! Allah akıl fikir versin ve türümüzün direniş olmadığı zaman ne kadar ekstrem kibre, aç gözlülüğe, salaklıklara yatkın olduğunun güzel bir örneği.

Başbakan Manisa’dan İzmir Havalimanına giderken hilafsız 50 metrede bir polis duruyordu, yol boyunca. Celal Bayar’ın sadece 3 araçlık kortej ile dolaştığını, Menderes’in yanında 5 kişilik bir grup ile ana caddede yürüdüğünü bilirim. Sağ görüşlü bir insanım. Ne oldu Türkiye’ye? Tamam, dünya değişti de, Fransa, Almanya, İspanya başbakanlarının kaç araçlık konvoy ile yolculuk yaptıklarını görmüyor muyuz? Rabbena, hep bana.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test