Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Gerekli kararlar acilen alınmalıdır

20.7.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Mayıs 2018 ekonomik göstergelerin ateşinin yükseldiği bir ayın başlangıcı olmuştu. Haziran ayıda vahim sonuçlarla karşılaşıldı. TÜİK açıklamalarına göre, tüketici fiyat artışı yüzde 15,29, üretici fiyat artışı ise yüzde 23,71’e fırlamıştı ve enflasyon, tedbir alınmaz ise geleceğin çok ürkütücü olacağı yönünde işaret vermekteydi.

Kurların ve enflasyonun çok yükselmesi kuşkusuz faizlerin yükselmesine yol açmaya devam edecektir. Bugün mevduat faizlerinin yüzde 20’lere, ticari kredi faizlerinin yüzde 25’lere ulaştığı bir ortamda Merkez Bankası ve siyasi irade üzerine düşen görevleri ivedilikle yerine getirilmelidir. Siyasi irade, beklenen orta vadeli programı ivedilikle açıklamalı. Bu bağlamda iç ve dış piyasaya güven verilmeli. Güven ortamı oluşmadığı sürece yurtdışı yatırımcı kuruluşlar ve portföy yatırımcıları ülkeye giriş yapmazlar. OHAL’in uzatılmamasının güven ortamının sağlanması için bir adım olacağını düşünüyoruz.

Merkez Bankası siyasilerin ısrarla “Enflasyonun nedeni sadece faizdir, yükseltemezsiniz” baskısı altında iken Mayıs ayında yapılan Londra seyahatinde Merkez Bankası Başkanı ve Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısının kredi kuruluşları ile yaptıkları görüşmeler sonunda Merkez Bankası son derece doğru bir kararla politika faizini yüzde 17,50 yükselterek yabancı portföy yatırımcılarının ülkeye girmesine yönelik ilk adımı attı. Bu faiz artışı kuşkusuz ticari kredi faiz oranlarını ve mevduat faiz oranlarını da artırdı. Ancak bundan korkmamak lazım. Merkez Bankası’nın bu adımlarının yeterli olmadığını görüyoruz. O nedenle Merkez Bankası’nın yeni adımlar atması lazım. Merkez Bankası, 2004 yılında ekonominin istikrara kavuşmasını sağlamak ve gelecekte de enflasyonu düşürebilmek için politika faizini yüzde 22-24 aralığına yükseltmişti. Merkez Bankası 24 Temmuz’da yapacağı ilk toplantıda radikal bir kararla politika faizini en az 200 baz puan yükseltmelidir. Bu, ilk aşamada ticari kredi faizlerinin yükselmesine sebep olabilir, ancak yüksek faizler tüketim ve yatırım harcamalarında düşmelere,  büyümenin yavaşlamasına, sonuçta enflasyonun ve kur artışının düşmesine neden olacaktır. Merkez Bankası kararları siyasi iradenin özellikle Maliye ve Hazine Bakanlığının kararları ile Orta vadeli programlarla desteklenmelidir. Maliye Bakanı Sayın Albayrak; “Enflasyonu en kısa sürede önce tek haneye, ardından hedefimize gerilemesi için adımlarımızı atacağız” demişti. Bu adımlar acilen atılmalıdır.

Diğer taraftan ekonominin zor durumda olduğu bu tür durumlarda reel sektörün üretim faaliyetlerine devam edebilmesi için 2001 yılında olduğu gibi İstanbul yaklaşımına benzer bir yaklaşımla ticari kredilerin yeniden yapılandırılmasına yönelik kararların da ivedilikle alınmasını öneriyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test