İSO Başkanı Bahçıvan'dan robotik teknoloji çıkışı!

23.8.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, dünya gündeminde yer alan yapay zekanın üretim ekonomisi üzerindeki risklerine dikkat çekerek “Sosyal ve siyasal kurumlarımızla olası olumsuzlukları önleyecek tedbirler düşünüyor muyuz? Robotik teknoloji gelişmeleri, gelecekte sanayi kuruluşlarının istihdam yaratma kapasitesini daha da azaltabilir” dedi.

Bahçıvan: “Türkiye’de zamanın ruhuna uygun olarak bir sanayileşme perspektifi benimsememiz ve bunu bilim, teknoloji ve inovasyon politikalarıyla entegre bir halde kurgulamamız gerekiyor. Dijital devrime dayanan yeni perspektif, kalkınma stratejimizin merkezinde yer almalı.”

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin ağustos ayı olağan toplantısı, ““Küresel Rekabet Ve Nitelikli Üretim İçin Bilim ve Teknolojinin Işığında Yeni Bir Sanayileşme Perspektifi” ana gündemi ile gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıya, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız konuk olarak katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan açılış konuşmasında, özellikle dünya teknoloji devlerinden Tesla ve SpaceX’in CEO’su Elon Musk ile Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg arasında yaşanan tartışmanın da etkisiyle bir süredir dünyanın gündemine yerleşen yapay zeka konusunun üretim ekonomisi üzerindeki risk unsurlarına dikkat çekti. Tüm dünyada büyük bir hızla ilerleyen teknolojik akıl ve gelişmelerin siyasal ve sosyal aklın ilerisinde koşmasının bazı riskleri de beraberinde getirdiğinin altını çizen Bahçıvan, hayallerin ötesinde teknolojilerin hayatımıza girdiğini, yıkıcı yenilik olarak ifade edilen buluşların her geçen gün başka bir sektörde oyunun kurallarını kökünden değiştirdiğini söyledi.

Bahçıvan “Biz sosyal ve siyasal kurumlarımızla bu gelişmeye gerçekten hazır mıyız? Teknolojik gelişmenin günlük yaşamda getireceği değişimleri yeterince tartışıyor muyuz? Olası olumsuz etkilerini önleyecek tedbirler üzerinde düşünüyor muyuz? Maalesef bu sorulara “evet” diye cevap vermemiz mümkün değil. Dünya nüfusu artmaya devam ederken teknolojik gelişmeler sayesinde daha az işgücüyle daha verimli üretim yapmak mümkün hale geliyor. Özellikle robotik teknoloji gelişmeleri, gelecekte sanayi kuruluşlarının istihdam yaratma kapasitesini daha da azaltabilir” dedi.

Ortak akıl, teknolojiye insan odaklı bakmalı

Silikon Vadisi gibi örneklerin çok daha az çalışanla yüksek ekonomik performansı ortaya koyduğunu dile getiren Bahçıvan “Ancak madalyonun diğer yüzüne bakacak olursak bu gelişme ciddi sosyal eşitsizliklere de neden oluyor. Elbette, olumsuz etkilerini düşünerek teknolojiye karşı çıkmak söz konusu olamaz. Ancak yaklaşan sorunları öngörerek toplumsal yaşamın diğer alanlarında tedbirler alınması gerektiği de açık bir gerçek. O halde siyasal, kurumsal ve toplumsal akıl, teknolojik akıldaki hızlı gelişmeye ayak uydurmaya çalışmalıdır. Siyasal, kurumsal ve toplumsal akıl, gelişmelere “insan odaklı” bakıp teknolojik gelişmeyi bu çerçevede izlemelidir” dedi.

Teknoloji ekonomisi, Finans ekonomisi gibi tehdit olabilir

Buna benzer kontrolsüz bir gelişmenin nasıl bir tehlike oluşturduğuna daha önce 2008 küresel finans krizi sürecinde tanık olduklarını belirten Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsan odaklı olmayan finansal gelişmeler nasıl bütün dünyada dengesiz ve sorunlu bir ekonomik yapının oluşmasına neden olduysa, önümüzdeki dönemde teknolojinin de benzer bir sorunu tetiklemesi tehlikesi bulunmaktadır. Dengesiz gelişen bir teknolojinin beklenen faydayı sağlamaması tehlikesine OECD de son zamanlarda dikkat çekiyor. OECD’nin “Verimliliğin Geleceği” başlıklı raporuna göre, son yıllarda yaşanan teknolojik gelişmeler, bu gelişmeleri ortaya koyanlar tarafından yeterince paylaşılmadığı için ekonominin bütününe fayda sağlayamıyor. Doğru kullanılmadığı takdirde “Teknoloji Ekonomisi”, aynen “Finans Ekonomisi” gibi bir balona dönüşerek yeni bir tehdit haline gelebilir.”

Yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlere ihtiyaç var

Türkiye’deki sanayide yüksek katma değerli ve yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlere dönüşüm ihtiyacının ise devam ettiğine dikkat çeken Bahçıvan, şu değerlendirmede bulundu: “Son İSO 500 araştırmasına göre yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun yaratılan katma değer içindeki payı 2015 yılında yüzde 3,2 iken, çok küçük bir artışla 2016 yılında yüzde 3,7 oldu. Bu veri, bu konuda henüz yeterli ilerleme sağlanamadığını bize gösteriyor. Maalesef yasal düzenlemelerin etkisini uygulamada arzu ettiğimiz derecede göremiyoruz. Küresel rekabetin anahtarı; bilgi ekonomisine dayalı olmaktan ve teknoloji üretmekten geçiyor. Türkiye olarak zamanın ruhuna uygun olarak bir sanayileşme perspektifi benimsememiz ve bunu bilim, teknoloji ve inovasyon politikalarıyla entegre bir halde kurgulamamız gerekiyor. Dijital devrime dayanan yeni sanayileşme perspektifi, kalkınma stratejimizin merkezinde yer almalıdır. Teknolojide de tüketici değil, üretici konumda olmamız gerekiyor. Tarih boyunca kendi özgün teknolojisini, kendi yerli teknik kapasitesini geliştirebilen ülkeler her alanda fark yarattılar. Başkalarının geliştirdiği teknolojiye bağımlı olarak kalkınan bir ülke örneği yok.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği(İDMİB), 2017 yılı içerisinde 186 ülkeye gerçekleştirdiği 1,5 milyar dolarlık ihracat ile bir önceki seneye göre y...

Çin ve Güney Kore'de artırılması beklenen sınırlamalar ve son olarak Almanya'nın küresel çapta düzenleme önerisiyle Bitcoin fiyatı bugün sert düştü ve 11 bin dolar civ...

Ege İhracatçı Birlikleri (EİB)’nden 2017 yılında 5.5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren ve EİB’nin ihracatının yüzde 46’sına imza atan ihracat şampiyonu 56 firma E...

MÜSİAD Sektör Kurulları Komisyonu tarafından farklı bölgelerde gerçekleştirilen 2018 yılının ilk Bölgesel Ticaret Toplantısı İzmir’de düzenlendi. Başbakanlık Toplu Kon...

Cari işlemler açığı, Kasım ayında, önceki yılın aynı ayına göre göre 1 milyar 947 milyon dolar artarak 4.2 milyar dolara yükseldi

Avrupa’da sektörünün en büyük fuarı haline gelen IF Wedding-İzmir Gelinlik Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı’nın başına devlet kuşu kondu. Gelinlik, abiye ve damatlık sekt...

5,1 milyar TL’lik büyüklüğe ulaşan çağrı merkezi sektörünün en büyük outsourcing oyuncularından biri olan CMC Turkey, bu yıl hem yurt içinde hem de yurt dışında yeni y...