Güney Hindistan’da renklerin dansı

31.1.2014
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Asya’da bulunan ve yüzölçümü bakımından dünyada yedinci, nüfus bakımından ikinci sırada yer alan Hindistan; renklerin, dinlerin, farklı kültürlerin ülkesi. Dünyada ki tüm ülkelerin ayrı bir rengi olduğu düşünüldüğü zaman Hindistan için renkli bir ülke tanımı yapmak yerinde olacaktır. 

Hindistan turu esnasında ekonomisi ile ilgili de birçok bilgi edinip, gözlemleme fırsatı buldum. Hindistan’ın iş gücünü meydana getiren nüfusun yüzde 80’i tarımla, yüzde 10’u endüstri ile uğraşıyor. Hindistan ekonomisi halen benzeri görülmemiş küresel krizin etkilerine maruz kalmış. Enflasyon oranı, büyüme oranı, döviz kuru ve sermaye piyasalarındaki ani değişiklikler küresel ekonomi ile Hint ekonomisinin artan entegrasyonunun göstergeleri diyebiliriz. Ancak, küresel krizin etkileri Hindistan üzerinde diğer ülkelere kıyasla daha az etkili olmuştur. Büyüklüğü ve büyüme potansiyeli pazar olarak Hindistan’ı çekici kılarken, yatırımcıları çeken en cazip neden yatırımların geri dönüşü. Hindistan’da hem pazar potansiyelinin yatırımcı algıları hemde gerçek anlamda bir geçiş gerçekleşmektedir. Bu, Hindistan’ı artan oranda doğrudan yabancı yatırımları çekmek için iyi bir pozisyona koymaktadır ve Hindistan’ı bir sonraki en büyük tüketici pazarı haline getirmektedir. Pek çok yabancı şirket bunu farketmiş olacak ki, fırsatları yakalayabilmek için Hindistan’da pozisyonlarını güçlendirmeye çalışıyorlar. 

Hindistan ile Türkiye arasında da ekonomik ilişkilerin geçmişi çok eski değil. Hindistan'a gelip iş yapan ilk firmaların başarılı olmaları durumunda diğer firmaların önlerinin açılacağı belirtiliyor. 

2030 yılında dünyanın üretim üssünün önemli ölçüde Çin ve Hindistan’a kayacağı söylenirken, özellikle bilgi teknolojileri alanında Hindistan ile iş birliği yapılabileceği, 40 milyon bilgisayar mühendisinin olduğu ve önümüzdeki yıllarda altyapıya 500-600 milyar dolarlık yatırımlar yapacak bir ülkenin Türkiye için önemli bir fırsat olduğu ifade ediliyor. 

 

Güney Hindistan, tarihi boyunca pek istila görmediği için, ülkenin diğer bölgelerine nazaran daha bakir bir Hint mirasına sahip kalabilmiş. Bu mirası keşfedebilmek için, tapınaklar ülkesi olarak tanınan Tamil Nadu eyaletinden başlayıp, Bengtal körfezine bakan İngiliz ve Fransız sömürge şehirleri Madras ve Pondicherry’ye; asırlardır kıpırdamadan denizi seyreden kıyı tapınağı Mahabalipuram’a; muhteşem dev tapınakları ile Thanjavur, Trichy ve Hindistan’ın en eski şehri Madurai’ye; Periyar bölgesinin vahşi doğa hayatına; Kerala eyaleti “Backwaters” olarak bilinen su kanallarının büyüleyici manzaralarına; Arap denizine açılan Kerala’nın tarihi limanı Cochin’e ve geleneksel balıkçı ağlarına; Maharashtra eyaletinin başkenti ve Hindistan’ın eski giriş kapısı Bombay’a kadar uzanan olağandışı bir seyahat gerçekleştirdik. Bu yolculukta, Hindistan’ın uzak ufuklarının doğasını, sanatını, insanlarını ve onların zevkleri, keyifleri ve inançlarıyla yaşamlarını yakından tanıma fırsatını bulduk.

Hindistan'a vardıktan sonra geleneksel Tamil-Hindu ve İngiliz etkilerinin karışımından oluşan kültürü ile Kuzey Hindistan’dan farklı olan ve eski adıyla Madras olarak bilinen Chennai şehri turuna başladık. 1639’da Doğu Hindistan Şiketi’nin kalesi ve ticaret merkezi olarak kurulan şehir, çok özel bir atmosfere sahip. 

 

Büyüleyici bir atmosfer 

Hindistan'ın en büyük üçüncü şehri olan Chennai, ülkenin güneyinde bulunan Tamil Nadu Eyaleti'nin başkenti. Şehir ülkenin en büyük üçüncü endüstriyel ticaret merkezi haline gelmiş. 

Ertesi gün sabah saatlerinde günümüzün gözde tatil beldesi haline gelmiş Mahabalipuram gezisi için yola çıktık. Deniz kıyısında inşa edilmiş görkemli tapınaklar, Pallava hanedanı dönemindeki erken Dravidian tarzı mimariye örnek teşkil ettiğinden UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine alınmış. Aynı zamanda, Mahabalipuram’da bulunan ve dünyanın en büyük frizi olarak kabul edilen, I. yüzyıldan kalma 27 metrelik dev frizler de oldukça görkemli bir mimari örneğiydi. Öğle yemeğinden sonra, farklı bir Fransız kolonyal atmosferini yansıtan, Tamil Nadu eyaletinin Pondicherry şehrine gitmek üzere yola devam ettik. Yol boyunca, Pirinç çeltiklerini, Hindistan cevizi ağaçlarını, çeşitli baharat, bakliyat, yer fıstığı ve biber tarlalarını seyrederek Pondicherry’ye vardık. Balıkçılığın önemli bir gelir kaynağı olduğu Pondicherry’de, Fransız isimli sokakların bulunduğu Fransız mahallesi ve Hint mahallesi olarak ikiye ayrılmış.

Ertesi gün sabahın erken saatlerinde yola koyulduk. Akşamüstü, Tamil Nadu şehrinin kalbinde bulunan Thanjavur’a vardık. Hindistan’da trafik biraz karışık. Bu karışıklığın en büyük nedeni ise; ana caddenin ortasında bir anda beliren inekler. İçinde bulunduğunuz durum, biraz sinir edici olsa da, zamanla bunun Hintlilerin inançlarının bir parçası olduğunu kabul ediyorsunuz. 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar