Harikalar diyarı Hindistan'a yolculuk

7.2.2014
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Büyüleyici Hindistan gezimizin ilk bölümününe geçtiğimiz hafta gazetemizde yer vermiştik. Bu hafta yazımıza muhteşem mimarisi ile göze çarpan Brihadeeswarar Tapınağı ziyareti ile başlıyoruz.

Brihadeeswarar Tapınağı, UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine alınan ve Kral Rajarajan Cholan tarafından inşa edilmiş etkileyici bir yapı. Yapıtın en etkileyici özelliği, 80 tonluk kubbesi ve granit taşından yapılmış olmasıydı. Daha sonra, kısa adı Trichy olan Tiruchirapalli’ye doğru hareket ettik. Trichy’de 434 basamakla çıkılan bir tepeden enfes bir manzaraya hakim, Madurai krallarının inşa ettirdiği Rock Fort Temple kale tapınağını gezdik. Bu gezintinin ardından ise, Tamil Nadu’nun dini başkenti olan Madurai’ya gittik. Madurai, ismini hoş koku anlamına gelen Maduram kelimesinden alıyor ve efsaneye göre, Devi Meenakshi ile evlenmek için buraya gelen Shiva’nın buklelerinden düşen nektar damlalarından oluştuğu söyleniyor. Akşam saatlerinde, şehrin en ilgi toplayan yeri olan Meenakshi tapınağını ziyaret ettik. Meenakshi, doğuştan üç göğüslü bir prensesti. Kutsal adamlara danışıldı ve prenses gelecekteki kocasıyla tanıştığında göğüslerden birinin yok olacağı söylendi. Prenses, tanrı Shiva'yla tanıştığında bu gerçekleşti ve 8 gün sonra, Maduria kentinde prenses, Lord Sundareshwara şekline bürünen tanrıyla evlendi. Hacıların en çok rağbet ettiği yerlerden olan ve Meenakshi ile Lord Sundareshwara'ya adanan Hindu tapınak kompleksinin ortaya çıkışını açıklamak için bu hikaye anlatılır. Bu salon bugün müze olarak kullanılıyor. Burası, binlerce hacının ziyaret ettiği yaşayan bir tapınak. Ziyaretçiler kadar, burada dükkan açan ve gelenlere baharattan Lord Shiva'nın plastik heykellerine kadar birçok ürün satan tüccarlar da, bu renkli görüntünün vazgeçilmez unsurları. 

Baharat platosunda gezintiye çıktık 

Tatilimin 6. gününde, Hint yarımadasındaki en eski yerleşim yeri olan Madurai ile güne 'merhaba' dedik. Madurai, 2 bin 500 yıllık zengin bir kültürel mirasa sahip ve 4 önemli kralın hükümdarlıkları süresince önemli bir ticaret merkezi haline gelmiş. Ayrıca şehrin meşhur olmasına sebep olan Madurai yasemini, günümüzde de parfüm üretimi için önemli bir ihraç haline gelmiş. Gezinti ardından, Thekaddy bölgesinde, bin metre yükseklikte bulunan Western Ghats’da 800 kilometrekare üzerinde yayılan Periyar Milli Parkı’na doğru yola koyulduk. Milli Park turundan sonra ise, öğle yemeği için, doğa içinde yer alan “Baharat Köyü” adlı otelimize vardık. Günün yorgunluğunu otele geldikten sonra güzel bir uykuyla attık. Ertesi gün yılbaşıydı ve yine yoğun bir program sizi bekliyordu. Yılbaşı günü, sabahın ilk saatlerinde kahvaltıdan sonra vahşi doğayı yakından izlemek için Periyar Gölü’nde bir tekne gezisine çıktık. Periyar’ın yükseltilerine tırmandıkça heryeri yemyeşil tül gibi örten çay bahçeleri ile karşılaşırsınız. Dünyanın en kaliteli ve nadide çayları bu bölgede yetişir. Koruma altında olan bu rezervde, çok sayıda fil, maymun, sürüngen, leopar, yaban domuzu, hint sambar geyiği ve kaplan türleri yaşamakta. Göl kenarında ilerlerken ormanı dinlemek , su içmeye gelmiş fillerin homurtularını, kurbağa ve kuşların cır cır seslerini ve doğanın fısıltısını işitmek harika. Eşsiz manzaralar eşliğinde Hindistan’ın güney ucunda bulunan Kerala eyaletine doğru hareket ettik. Yol esnasında bir baharat plantasyonu gezisine katıldık. Ardından öğle yemeği molamızı tamamlayarak, muhteşenm Kumarakom rezervine vardık. Öğleden sonra serbest zamanımızı kullandık ve bölgenin kuşlarını keşfetmek için bir geziye katıldık. 

Oyulmuş dev heykeller etkileyiciydi 

Yeni yılın ilk günlerini Hindistan'da geçirirken güne  XVI. Yüzyılda Vasco De Gama tarafından kurulan Kochi şehir turuyla başladık. Baharat ticaretinin merkezi olarak bilinen bu şehirden sonra uçakla Mumbai’ye doğru hareket ettik. İki saatlik uçuşun ardından, akşamüstü Mumbai’ye vardık ve şehrin en güzel konumlarından birinde bulunan otelimize yerleştik. Akşam veda yemeğimizi yerel bir Hint lokantasında yedik . Gezimizin son gününde sabah saatlerinde, meşhur “Hindistan Kapısı’dan” başlayan kısa bir deniz yolculuğu ile Mumbai’nin doğu sahilinden 10 km uzaklıkta bulunan Elephanta Adas'ına vardık. Fil Mağaraları anlamına gelen ve UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesine eklenen Elephanta Caves, oyulmuş dev heykelleriyle oldukça etkileyiciydi. Şehir turuna devam ederken, Malabar Tepesi’nin eteklerinde bulunan Marina’yı kuşbakışı seyredebildiğimiz “Hanging Gardens” asma bahçeleri, Mumbai’nin açık havadaki en büyük çamaşırhanesi olan “Dhobi Ghat”, renkli Crawford Çarşısı ve Flora Çeşmesi şehir turunun en keyifli ve görülmesi gereken yerleriydi. Cumartesi günü, sabah otelden ayrılıp havalimanına doğru yola koyulurken, Hindistan'da yaşadığım günler ve harika mimari tekrar gözümün önünden geçti. 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar