İzmir'den dünyanın en güzel denizlerine – 2

18.7.2014
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Muhteşem gemi yolculuğumuza kaldığımız yerden devam ederken yeni güne heyecan ve enerji ile uyandık. Güneş doğmadan evvel Liverpool koyuna ulaştık.  Ardından Mersey nehrine geçtik. Sabah saat 07:00 gibi Liverpool’a ulaştık. Gemide açık büfe İngiliz kahvaltısı ardından Büyük Britanya’nın hem endüstri hem de deniz alanında temel taşlardan biri olan Liverpool’u keşfe doğru yola koyulduk. Birleşik Krallık'ta, İngiltere ülkesinde Mersey Nehri Halici'nin doğusunda bulunan Liverpool'un coğrafi konumu diğer İngiltere kentleri arasında en muhteşem konuma sahiptir olarak tanımlanmıştır. Şehrin kendine özgü bir yemek kültürü olmamakla birlikte şehir

merkezinde ve banliyöleri arasında gıda ve kaliteli yemek hizmeti veren restaurant ve lokantalar bulabilirisiniz. Liman şehri olması nedeniyle özellikle deniz ürünleri alanındaki restoranlar oldukça başarılı. 

WestTower, Spike Hall, Bluecoat Chambers ve Roman Katolik Metropolitan Katedralini ziyaret ettikten sonra, yorgunluğumuzu atmak için meşhur İngiliz 5 çayı molası vermek adına, kentin en ünlü cafelerinden olan Leaf Tea Shop’a uğradık. Enfes sütlü çayımızı içtikten sonra ise gemimize doğru yola koyulduk. Gemi yolculuğumuz Mersey nehrinden geçerek Saint George kanalına devam etti. Akşam yemeğimizin ardından kabinimize çekilerek bir sonraki güne enerji depoladık.

Ertesi gün kahvaltımızın ardından saat 09:00 sularında Cork Limanı'na demirledik. Tezatların şehri olarak adlandırılan ve İrlanda’nın 2.büyük şehri olan Cork, aktiviteler şehri olarak da anılıyor.

19 yy.’da buradan göç etmiş birçok gezginin izleri bulunan şehirde, muhteşem manzaralar ve anılar mevcut. Gurme merkezi olarak adlandırılan “Kinsale” mutlaka görülesi ve yemek yenilesi bir atmosfere sahip. Greene’s Restaurant’ta yediğimiz öğle yemeğimiz ardından, Blarney şatosunu ziyaret ettik. Buraya daha önce gelen misafirlerin söylediğine göre; Blarney şatosuna gelip Blarney taşını öpmeden Cork’u görmüş sayılmıyormuşsunuz. Huzurlu ve bol gezintili bir günün ardından, gemimize geri dönerek sıradaki Hollanda gezintimiz için dinlenmeye karar verdik.

Gezimizin 10'uncu gününde bol güneşli bir güne uyanarak, gün boyunca gemimizde vakit geçirmek için aktiviteler eşliğinde Kuzey Kanal’ı ardından Canyon’u geçerek sabahın erken saatlerinde Amsterdam’a vardık. Amsterdam dünyanın en eğlenceli şehirlennden birisi. Bu sebeple kültürel açıdan keyifli ve bir o kadar da ilginç kültürleri içinde barındırıyor. 17.yy’dan kalma sanat eserleri, bisikletlere yol veren son model arabalar ve minimalist cafeler şehir merkezinde en çok ilgimizi çeken detaylar oldu. Pırlanta sektörü şehrin en önemli gelir kaynaklarından ve merkezde bulunan pırlanta dükkanları oldukça göz alıcı ancak pahalı. İngiliz ünlü şef Jean Beddington tarafından, 1983 yılında kurulan Beddington Restaurant’ta öğle yemeği yedikten sonra 15:00’te gemimize döndük. Noordzeekanal boyunca yol alıp Hollanda sahillerini terk ettik. Sonrasında ise Alman Frisian Adalarından Saxion Lowland’dan geçerek dönüş yolculuğumuz için hazırlıklara başladık.

Gezimizin son gününde saat 08:30’da kabinlerimizi boşaltarak, kahvaltımızı yapıp saat 11:00’de Türk kafilesi olarak geminin 7.katında bulunan L’ametista Salonunda buluşup, gemiden Hamburg’a doğru yola koyulduk. Serbest zaman sonrası Hamburg Havalimanı'na geçip, son kontrolleri yaparak, memleketimize doğru hareket ettik.  İstanbul Atatürk Havalimanına vardığımızda  geçirdiğimiz 12 gün gözümün önünden geçti. İzmir'den başlayıp Hamburg, İngiltere, İrlanda, Hollanda'ya kadar uzanan cruise seyahatimiz, unutulmaz anılarla son buldu.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...