Hükümet arayışları

26.6.2015
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Zamanın önünde koşması gereken Türkiye, ayağındaki prangalarla yerinde sayıyor.

Ne Anayasa, ne siyasi partiler yasası ne de seçim yasası aydınlık bir geleceği gerçekleştirecek milli iradeyi Meclis’e taşıyor. Aksine statükonun devamı kamçılanıyor. Ve çağ Mars’ta yeni bir dünyanın oluşumunu hazırlarken siyasiler yakası açılmamış küfürler denizinde kulaç atıyorlar. Daha şimdiden karalamalar veryansın ediliyor. Ortada henüz ne meclis başkanlık divanı var ne meclis başkanı belirli ne de yemin etmiş milletvekilleri. Ama geçmişin muhasebesini irdeleyenler yarışıyor. Zaman ve zemin ayarlaması yine heyecanlara teslim edilmiş görülmektedir.

Bütün seçim çalışmaları süresince yarınların zengin ve huzurlu Türkiye’si yerine sokak ağzı konuşmalarını dinledik ve şimdi sanki hiçbir şey olmamış gibi konuşmacılar seviyeli, edepli ve saygın beyanlarda bulunmuşlar gibi koalisyon çalışmalarını yapacaklar. Bu olacak bir şey değildir. Sokağın kirini, pasını Meclis’e taşıyan yasalar olduğu sürece ne ahenkli bir koalisyon hükümeti oluşur ne de gündemimize hâkim bir meclis olur. Böylesine bir ortamda Sayın Cumhurbaşkanı hem hükümetin ve hem meclisin tek söz sahibi olur. Bu bir varsayım değildir. Geçmiş 13 yılın hesabını bir günde deftere dökmeye kalkmak geleceğin olumlu çalışmalarını engellemek demektir.

Yapılacak şey geçmişin tüm hesaplarını akıllı bir zamanlama ile gündeme getirmek ve tüm haksızlıkları tüm acıları, tüm hukuksuzlukları ve tüm ahlaksızlıkları MAHKEMEYİ KÜBRAYA bırakmadan bu dünyada sorgulamaktır.

Bu akıl işidir. Basiret işidir. Stratejiyi doğru tanzim işidir. Gönlün istekleri mi, imkânların verebilecekleri mi? Gönlün istekleri hep önde olacaktır. Ülke sorunlarını ve çözümlerini bilenlerde imkânları en iyisinden ve en doğrusundan kullanacak yeteneğe sahip olmalıdırlar ki dar boğazları aşılsın. Küçük hesaplar ana hedefleri unutturacak ölçüde olursa başarılar bir hayal olur.

Her siyasi parti nelere muktediriz ve neleri yapabiliriz sualini kendine sormalı ve gerçeklerin adamı ve inşacısı olmalıdır. Hükümet kurma çalışmalarında fincancı katırlarını ürkütme gibi bir şey olmayacağına göre partilerin selamet bir limana gitmede herhangi bir endişeleri olmayacaktır. Bu nedenle de ipe un sermek gibi bir politika uygulaması ülkenin yararına olmaz.

Her partinin ben onunla olmam anlayışı yerine hükümetsiz kalmanın getireceği sorunları düşünmesi ve hesabını ona göre yapması çoğulcu demokrasinin gerçeğidir. Ne efelenmeye ne de tilki kurnazlığına itibar etmeden parlamenter demokrasiyi tüm canlılığı ile devam ettirmek dört partinin de görevidir.

Demokrasi uzlaşmadır.

Demokrasi barıştır.

Demokrasi hukuklu ve ahlaklı yaşamaktır.

Bunları sağlıklı bir biçimde var etmekte seçimi kazanmış partilerin ilk sınavıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar