Yarınlarımız

31.7.2015
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Dünya kirlenme içinde. Bizde kirlendik.

Osmanlı’daki “Bir mazereti def ve bir çıkarı almak için verilen şey rüşvet değildir” fetvası uygulanıyor. Çokça zamandır rüşvetsiz hiçbir şey yapılmıyor. Demokrasinin amacı ise şeffaflıktır. Yöneticiler şeffaf, icraatları da şeffaf olacaktır.

‘12 Eylül 1980 darbesinden bu yana kara para, kirli para ve haksız kazanç aldı başını gidiyor’ diyorlar. İnsan demeye bin şahit isteyen kimseler Karun’un hazinelerine sahip olmuşlar. Ne madde dünyasının kırmızı çizgileri, ne mana dünyasının kutsalları etkili olabiliyor. Siyaset seviye kaybetti, demokrasimizden hoşlanmayanlar çoğaldı. CHP Genel Başkanı bütün mal varlığının ve servetinin araştırılmasını istemiş. Kutlarım, hem de bin def’a.

Koalisyon çalışmalarının sürdüğü bugünlerde böylesine bir fazilet, dürüstlük ve helalzadelik anlayışına ihtiyacımız vardı. Kant, “İnsan serapa ahlak konusudur diyor. Yüceler yücesi kâinatın efendisi Peygamberimiz Hazreti Muhammed, “Ben güzel ahlakı tamamlamaya geldim” buyurmuştur. Güzel ahlak dille başlar. Dil edep içindir, edepsizlik için değildir. Küfrü siyaset aracı yapanların yolu güzel ahlak yolu olamaz. ‘Ellere verir talkımı, kendisi yutar salkımı’ İslam düşüncesinin köşe taşlarından biri olduğuna göre Allah’ı dillerinden düşürmeyenlerin beyaz bir sahife gibi olmaları gerekmektedir. Kaybedecek bir saniyemizin olmadığı bu günlerde hükümet kurma çalışmalarını yapanların örnek davranışlarda bulunmaları halkımızın beklentisidir. Ama öyle olmuyor. Küçük hesaplar öne çıkıyor ve labirentlerde bir koşuşturmadır gidiyor.

Türkiye mi, parti mi?

Paylaşma mı, hep bana mı?

Zamanın önünde koşma varken, ipe un sermenin ahlakla ilgisi olamaz. Yarınları hazırlayanlar geçmişin hesabını görmezlikten geldiklerinde bindikleri dalı kesmiş olurlar. Devri sabık yaratmama politikaları kirlenen dünyanın aynası olmadığı zaman toplumlar huzurlu bir ortamda yaşamanın mutluluğuna kavuşurlar. Milletimizin buna hakkı vardır. Etiğin, hukukun ve finans dünyasının çivisinin çıktığı bir gerçek iken ülke yönetimine talip olanların bir faziletler geçidini gerçekleştirmeleri kaçınılmazdır.

Türkler bir ahlak tarihinin mensupları olduğuna göre ahlakın en yücesini koalisyon çalışmalarında ölçü olarak kullanmak aklın icabıdır. Sen, ben anlayışı yerine biz anlayışını, senin kırmızı çizgin, benim kırmızı çizgilerim yerine ülkenin yararlarını birlikte tespit etmek kaçınılmazdır. Olumsuzlukları azaltmak, olumlu yaklaşımları çoğaltmak müzakerelerin ana teması olmadığı takdirde havanda su dövmek öne çıkar. Buna hiçbir politikacının itibar edeceğine inanmıyoruz ve inanıyoruz ki kendilerini aşanlarla Türkiye düzlüğe çıkacaktır.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...