Deniz turizminde atılım zamanı

12.2.2016
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Küresel ekonomik gelişmeler ve bölgemizdeki çatışmaların yarattığı güvenlik kaygısı, yeni sezonda ülkemiz turizm sektörünü olumsuz etkiliyor. Kruvaziyer firmalarının sefer iptalleri, uluslararası tur operatörlerinden gelen yaz rezervasyonlarındaki düşüş haberleri, Antalya’da Rus turist sayısındaki azalma, Türkiye turizminin 2016 yılında büyük bir sınavla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. 

Turizmdeki olumsuz gelişmeler karşısında elimiz kolumuz bağlı oturamayız. Oda olarak 23-31 Ocak 2016 tarihlerinde dünyanın en önemli denizcilik fuarı olan Boot Düsseldorf 2016’ya katılarak, Ayvalık’tan Didim’e kadar bölgemizi ve ülkemizi tanıttık. Yine mart ayında yapılacak kruvaziyer sektörünün en önemli buluşması Miami Kruvaziyer Fuarı’na katılacağız. Komşumuz Yunanistan ile deniz turizminde işbirliği için gelecek ay bir toplantı düzenleyeceğiz. Çeşme Kaymakamlığı ile beraber ilçeyi dalış turizminde cazibe merkezi yapacak “Çeşme Sualtı Sergisi Projesi” için çalışmalarımız devam ediyor. Ülkemizin ve Ege’nin güzelliklerini her platformda anlatmaya devam edeceğiz. 

Ancak gerek kruvaziyer sektöründeki iptaller gerekse Rusya ile yaşanan kriz, sektörde radikal bir yol değişimine ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Turizmde belirli bir ülkeye veya belirli bir turizm türüne bağımlı olmak, sıkıntının katlanarak artmasına neden oluyor.. Artık yeni bir strateji belirleyip, turizmde pazarları ve alt sektörleri çeşitlendirmek zorundayız. Bu nedenle çabalarımızı deniz turizminde yoğunlaştırmalıyız. Kruvaziyerden dalışa, rüzgar sörfünden yatçılığa kadar çok geniş yelpazeye sahip deniz turizminin ülkemize yılda yaklaşık 7 milyar dolar kazandırdığını unutmamalıyız.

Deniz turizminde odaklanmamız gereken alanların en önemlisi yatçılık. Yat turizmi, Ege ve Akdeniz bölgelerimizde rekabetçi üstünlüğe sahip olduğumuz turizm çeşidinin başında geliyor. Yatla ülkemize gelen turist, bir kruvaziyer yolcudan 30 kat fazla döviz bırakıyor. Dünya yat turizmi her yıl yüzde 8 büyüyor. Yat trafiğinin 20 yıl içinde 3 katına ulaşacağı tahmin ediliyor. Ülkemizde mavi tur, yıllık 300 bin turiste; günlük yat turları yılda 1,5 milyon turiste ulaşıyor. Marina sektörü, 56 marina ve 21 bin 617 bağlama ve çekek yeri kapasitesine sahip. Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler başta olmak üzere rakiplere göre coğrafi avantajımızı gerektiği gibi değerlendiremiyoruz. Fransa, İtalya, İspanya ve Hırvatistan’ın ardından 5'inci sıradayız. 

Oysa bölgemizdeki yat limanlarının tamamına yakını yüzde 110 kapasite ile çalışıyor. Ege kıyılarında kendine has özelliğe sahip olan ve farklı müşteri gruplarına hitap eden yeni yat limanı yatırımlarına ihtiyacımız var. İzmir Körfezi’nde yapımı planlanan Bayraklı Yat Limanı’nın ardından Aliağa’daki Yenişakran Yat Limanı’nın imar planı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda askıya çıkarıldı. Yenişakran, Karaburun, Yeni Foça, İnciraltı, Bayraklı, Çeşmealtı, Çeşme Şifne, Seferihisar Ürkmez marina projeleri de, bölgedeki yat turizmi potansiyelini önemli ölçüde artıracaktır. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığımızın projeleri hızlandırması bize moral veriyor.  Elbette yat sektörünün önünün açılması için yatırımların yanı sıra mevzuat düzenlemeleri de gerekiyor. 

Ege kıyılarında yapılacak her yeni yat limanının, talep artışını tetikleyeceğine ve bölgemizi turizm yoluyla kalkınma hedefine destek vereceğine inanıyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar