Sanatçılarla buluşma

24.6.2016
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamad Al-Thani ile birlikte magazin dünyasında adı sık duyulan bazı kişileri Huber Köşkü'ndeki iftardaağırladı. Basın bu buluşmayı, Erdoğan’ın “sanat ve spor dünyasının önemli isimleri ile bir araya gelmesi” olarak duyurdu.

Çelişkiler Yumağı
İftara katılan kişilere baktığımızda ise, birçoğunun gazinolarda ünlenmiş “ses sanatçıları” olduğunu görüyoruz. İçlerinde Orhan Gencebay, Coşkun Sabah gibi Türk müziğine yenilik getirmiş, Fatih Terim, Oğuz Çetin, Mustafa Denizli, Hidayet Türkoğlu, Kenan Sofuoğlu gibi Türk sporunda sivrilmiş kişiler var. İlginç bir durum ise, davetlilerin büyük bir bölümünün, AKP’nin temsil ettiği “muhafazakar”, “dinci” kesime ters düşebilecek isimlerden oluşması. Bu da,  Türkiye’de yaşanan “karmaşa”nın, “dengesizlikler”in ilginç bir yansıması. Çelişkiler yumağı bir ülke haline geldiğimizin tipik bir gösterisini yaşadık bir kez daha. Hele Bülent Ersoy gibi, AKP’lilerin düşmanca tavır sergiledikleri “trans” dünyasının en tanınmış temsilcisinin de, Cumhurbaşkanı ile yanyana görüntülenmesi, yaşanan garip durumun tipik bir örneği oldu.

Çağrılı olanların büyük bir çoğunluğunun ortak paydasının, siyasi iktidara biat etmek ve bunu göstermek için geçmişteki düşüncelerini ve tutumlarını çöpe atmak olduğu gözlemleniyor. Yavuz Bingöl bunların en öne çıkanı. Gezi olayları sırasında iktidara karşı sert tutum alan bazı “magazin yıldızları”nın, iftarda hazır bulunmaları da sosyal medyadaayrıca alay konusu oldu.

Sanatçı kimdir
İftarlara kimleri çağırıp çağırmayacağına karar verecek olan Cumhurbaşkanı’dır elbette. Ancak, “sanatçı ve sporcular ile buluşuldu” denince bizim aklımıza evrensel çapta ünlü sanatçılarımız ve sporcularımız geliyor. Gelecek kuşaklara “rol model” olması gereken isimler geliyor.

Piyano sanatçılarımız İdil Biret ve Fazıl Say, Orkestra şefimiz Gürel Aykal, ressam Bedri Baykam, mimar-ozan Cengiz Bektaş, heykeltıraş Mehmet Aksoy, tiyatrocu-yazar Ferhan Şensoy, romancı Mehmet Coral, tiyatrocu Genco Erkal, sinema-tiyatro oyuncuları Türkan Şoray, Tarık Akan, Rutkay Aziz, Olimpiyatlara katılma başarısını gösteren Kadın Basketbol Milli Takımımızın oyuncuları ve şu anda sıralanması sayfalar tutacak onlarca sanatçı ve sporcumuz geliyor aklımıza.

Bunların çağrılmasını beklemek de abesleuğraşmak olurdu. Çünkü sanat ve sanatçının evrensel tanımında, çevremizde varolan yaşamı yansıtmak var. Çevremizdeki dünyanın pespembe olması gerekmiyor. Hatta tersine, kalıcı sanat ve sanatçının öne çıkan özelliği, sıradan insanların günlük yaşamda hissedip de dile getiremedikleri güzellikleri, incelikleri, sıkıntıları, buhranları vb. şu veya bu yöntemle yansıtması değil midir?

Kendi başına şart olmasa da, “muhalif olmak”, tarih boyunca sanatın ve sanatçının ortak yanı olmuştur. Bu nedenle, sanatçıların alkışlanmayı beklemesi olağan bir davranıştır. Ama alkışlanmak, ödüllendirmek uğruna “gerçek” sanatçı hiçbir zaman “sanatı”ndan ödün vermez. Tarihin akıp giden sularında yok olur gider biat etmiş sanatçı. Geçmişin sayfalarını karıştırdığımızda, böyle yüzlerce örnek bulmak mümkündür.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...