Yeni değil yepyeni Türkiye

29.7.2016
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Sıkıntılı bir haftanın ardından, normalleşme sürecinin esintilerini hissettiğimiz, yaşadığımız bir yola girdik.

Sayın Cumhurbaşkanımız’ın parti liderleri ile gerçekleştirdiği toplantı, gergin ortamı yumuşatma yolunda çok önemli bir adım oldu. Bu toplantının hemen akabinde yapılan mutabakatlar ve alınan kararlar, gelecek ümitlerimizi fazlalaştırdı.

Geçmişte yaşanmış olan çekişmeler ve suçlamalar konusunda taraflar daha ölçülü davranmaya mecbur olduklarını gördüler. İktidar ve muhalefet partileri arasında sağlanan diyalog ülkemizin içinde bulunduğu olağanüstü durumun aşılmasında önemli bir rol oynayacaktır.

Artık kimse eskisi gibi davranış ve yaptırımlarda  bulunmamalıdır. Hepimiz birbirimizi kucaklamak için özverili olmak zorundayız. İnsanların dünya görüşlerine, fikirlerine, demokrasinin koşulları içinde saygı göstermeliyiz.

Tarafları bölenlere, birbirine düşürenlere, nifak tohumları sokanlara provokatörlük yapanlara taviz vermemeliyiz. Bunlardan faydalanan kişi, kurum, sivil toplum kuruluşları ve medyanın önüne geçmeliyiz! Pozitif yaklaşımların ve yumuşama ortamının gelişmesine ilk günden karşı çıkanlara tavır almalıyız, dışlamalıyız!

Bu ülke bölünerek değil, tek millet, tek bayrak altında birleştiğinde ancak önündeki makro sorunları çözebilme imkanına sahip olabilecektir.

Birbirimize daha toleranslı, anlayışlı, şeffaf olmak zorundayız. Bu ortam, birçok çözülmez gibi gelen problemleri de bertaraf edecektir. Demokrasiye, hukuka, milli değerlere sahiplenerek daha mutlu bir Türkiye’de yaşama şansını elde edebileceğiz.

Karşı fikirde olmak, yıkmak, yakmak, küfretmek, cebri filler kullanmak değildir.

Son yaşananlar gösterdi ki, değişik görüşlerle sorunların üzerine gitmek ve onları çözmek daha kolay ve akılcı oluyor. Dileğimiz bütün bunların geçici bir tatlı rüya olmamasıdır.

Ekonomik durum

-Bu konuda söyleyebileceğimiz, ekonomideki gelişimlerin tek seslilik içerisinde paylaşılmasıdır.

-Güven ortamının oluşturulması, sorunların kısa vade de çözülmesine yardımcı olacaktır.

-Merkez Bankası’nın ve hükümetin almış olduğu kararlar, dikkat çekicidir... Kara bulutlar kısa sürede dağıtmaya başlamıştır.

-Sivil Toplum kuruluşlarının bu kararlara karşı göstermiş olduğu reaksiyonlar olumludur. Destekleyici mahiyetdedir.

-Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’u, ihracatın arttırılması, yabancı yatırımcılara  ülkenin şartlarının dışarıda abartıldığı kadar sorunlu olmadığı, iletişim konusunda  her türlü araçları kullanarak, ülkede  yepyeni bir Türkiye’nin oluşumu konusunda tüm birimlerin çok ciddi, hızlı bir çalışma içerisinde olduğunu aktarmada  önemli bir misyon yüklenmiştir.

-Önemli ve ilginç bir gelişmeyi her ortamda gündeme getirmek doğru olacaktır. 15 Temmuz’dan bu yana bozdurulan döviz miktarı 9 Milyar Dolar’ı geçmiştir...

Ekonomide panik havasının oluşmamasına büyük katkı sağlamıştır.

-Varlık Yönetim fonunun devreye sokulacağı bizzat Sayın Başbakanımız Binali YILDIRIM  tarafında açıklanmıştır.

Ekonomik dalgalanmalarda piyasayı destekleme işlevini yerine getirmesi kuruluş amacıdır. Buradaki sorun bu fona nasıl kaynak oluşturulacağıdır.

İlk akla gelen, paralel yapının el konulan mal varlıklarının değerlendirilerek  kaynak yaratılması söz konusu olabilir.

Vergi ve varlık barışından elde edilebilecek gelirlerin bir kısmı, buraya aktarılabilir. Ancak unutulmaması gereken, bütçedeki açığı kapatacak bir bölümün öncelikli olarak devreye alınmasıdır.

-Dikkat çekici bir ekonomik gösterge de, Merkez Bankası rezervlerimizin 98 Milyar Dolar, kısa vadeli borçlarımızın da 108 Milyar Dolar olmasıdır.

Harcamalar ve destekler yükünün elde olmayan nedenler ile ciddi artışlar göstermesi önemli bir sorundur.  İşimizin pek kolay olmayacağı aşikardır.

-Bunların yanında, Rusya ile olan ilişkilerimizin düzeliyor olması sevindirici bir gelişmedir. Vize kısıtlamalarının yumuşatılması, tarifeli uçakların tekrardan devreye girmesi, yasaklanan ihraç ürünlerine kapıların tekrar açılması, doğal gaz ve nükleer santral ihalelerinin tekrar devreye sokulacak olması ekonomiye olumlu etkiler yaratacaktır.

-Son dakika açıklanan “Emlak Konut Halkımıza Güveniyoruz” adı altında yeni bir kampanya, başlatılıyor. Buna göre seçilecek konutun bedelinin yüzde 20’si peşin olarak tahsil edilecek ve tüketiciye satılacak. Bu uygulamaya şimdiden özel sektör yatırımcılarının da katılmak istediği yönünde bilgiler var.

-Ülkemizde ciddi varlık sahibi insanlar vardır. Bunların büyük bölümü gayrimenkul yatırımlarına son yıllarda büyük ilgi duymuşlardır. Bu kesimin biraz da üretime dönük yatırımlara yönelmesi şarttır.  

Bunu bir demokrasi, vatana sahip çıkma sorumluluğu olarak değerlendirmeleri gerekir.  

-Ekonomik büyüme hedeflerine varabilmemiz, büyük bir güç olabilmemiz ancak üretim hacmini büyütmemizle mümkün olabilecektir.

-Gün hesaplaşma günü değildir. Ortak paydaları çoğaltıp konsansüs sağlama devridir.

“BİZLER YENİ DEĞİL, YEPYENİ BİR TÜRKİYE İSTİYORUZ.”

-Eğitimcisi, askeri, polisi, bürokratı, hukukçusu, siyasetçisi, iş dünyası tek bir vücut olarak , hukukun ve demokrasinin bütünlüğü içerisinde bir yapılanmayı görmek ve yaşamak istİyoruz.

“GEÇMİŞTEN DERS ALAMAYANLAR, GELECEKTE ASLA ÇIKIŞ YOLU BULAMAYACAKLARDIR.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yazarın Son Yazıları

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar