Kim dost, kim düşman?

5.8.2016
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

15 Temmuz’dan bugüne kadar geçen süreçte, darbe girişimi ile ilgili yurt dışı tepkileri izledikçe şaşırıyoruz! Dost diye kucak açtığımız bir çok ülkenin konuları bizden çok daha iyi bildiği halde, takındıkları tavırları görmek son derece düşündürücü. Batının yanı sıra Orta Doğu ülkelerinin bir kısmının aldıkları pozisyonu irdelediğimizde ne denli iç ve dış tehlikeler içerisinde olduğumuzu görüyoruz.

Hedef belli BOP (Büyük Orta Doğu Projesi)’un son halkası olarak kalan Türkiye’yi iç çatışmalarla parçalamak, güvenlik zafiyeti yaratmak, ekonomisini çökertecek girişimlerde bulunmak, gelecek nesillerin yaşamlarına şimdiden ipotek koymak, mutsuz, problemli insanlardan oluşmuş, sağlıksız Türkiye’nin, birçok ülkenin işine geleceği aşikardır. Ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar, su yüzüne çıktıkça tablo çok daha net görünmektedir.

Gerçek ve geçerli tek bir yol var. Ülkesini seven her Türk’ün kabullenmesi gereken husus; demokrat, şeffaf, halkçı, öz değerlerine sahip çıkan bir toplum olmaktan geçtiğidir.

Hepimizin büyük sorumlulukları var. Sağduyulu, akılcı, uzlaştırıcı, toplumun her kesimine eşit mesafeli, kişisel değil, toplumsal değerleri öne çıkaran akil insanlara kucak açmalıyız.

OHAL’den sonra ortaya dökülenler, itiraflar, sahte yüzlerin düşen maskeleri , devlet kurumları içindeki, adli, askeri, eğitim ve polis içerisindeki çeteleşmeleri gördükten sonra kaygı duymamak mümkün değildir.

Gerçek müslüman diye geçineceksin, sahte belgelerle insanların hayatını karartacaksın, imtihan sorularını çalıp yandaşlara dağıtacaksın, bilinçli menfaat sağlayacaksın, toplumu zehirleyeceksin, bunlarla kul hakkı yiyeceksin.

“Bu vebali nasıl ödeyeceksin?..”

Sızma harekatlarını yıllardan beri planlayarak, iyi niyetli aileleri, çocukları, yardımsever insanları suistimal edenler, bir gün gelip hesap vereceklerini düşünmediler mi? Ortaya çıkan vahim tablodan sonra, hükümet,  hızlı bir şekilde devleti yeniden yapılandırma, ekonomiyi ayakta tutma yolunda çok önemli adımlar attı. Varlık Barışı, vergi ve SGK yapılandırmaları ile ilgili çıkan kanunlar panik havasını yumuşattı. Ancak bazı sektörlerdeki tedirginliklerin devam ettiğini görüyoruz. Ortamdan istifade ederek , bazı art niyetlilerinin ödeme ile ilgili tutumları rahatsızlık veriyor.

OHAL sürecinde iflas erteleme kararlarının dondurulması son derece yerinde bir karar oldu. Yatırımlar için, teşviklerin daha da genişletileceği haberleri, yerli ve yabancı yatırımcılar için ümit vericidir.

Son yapılan demokrasi mitingleri toplumda yeni bir birlik ve dayanışma olgusu yaratmaya başladı. Geçmişteki yanlışların, hataların yüksek sesle dile getirilmesi de önemli bir adımdır. Siyaset ortamındaki yumuşama ve dialogun , yeni fırsatları  berberinde getirmesini diliyoruz. Devleti baştan aşağıya yeniden yapılandırmaya dönük çalışmalar yapılırken bunların MİLLİ MUTABAKATLA  gerçekleştirilmesi son derece önemlidir. Gelecek süreçte, daha sağlıklı, sağlam bir demokrasiye sahip bir ülkede yaşamak istiyorsak, doğru, kalıcı, evrensel, Atatürk İlkelerine sahip, özdeğerlerini koruyan, hukukun üstünlüğünü kabullenmiş, şeffaf yapıyı oluşturmak zorundayız.

“BİZİM İÇİN TEK BİR ÜLKE, TEK BİR BAYRAK VAR.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yazarın Son Yazıları

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar