Rusya açılımı Türkiye’ye yeni fırsatlar getirecek

12.8.2016
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ülkemiz, 15 Temmuz’daki hain darbe girişimini ulus olarak birlikte hareket ederek ve demokrasiye sarılarak boşa çıkardı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde dış ilişkilerde, iç politikada ve ekonomide atılan hızlı adımlar Türkiye’nin bir aydan kısa sürede sıkıntılı dönemden çıkardı. Geçen hafta sonu Yenikapı’da yapılan tarihi miting ile iktidar ve muhalefet ulusal çıkarlar için bir araya geldi. Borçların yeniden yapılandırılması ve yeni yatırım teşvik sistemi ile iç piyasayı rahatlatmaya yönelik tedbirler uygulamaya kondu. Kredi derecelendirme kuruluşları not indirimine gitmezken, ülkeye dış kaynak girişi devam etti. Dolar 2.95 seviyelerinin altına geriledi. Bankalar faiz indirimine başladı. Neticede Türkiye’de ekonomik kriz bekleyenler yanıldı.

Rusya ile ilişkilerde yeni bir dönemin başlatılması için atılan adımlar, iş dünyasına büyük moral oldu. 9 Ağustos’ta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Putin ile 8 ay aradan sonra bir araya gelerek 12 maddelik ekonomik hareket planı belirlemeleri, turizm, ticaret ve enerji sektörleri başta olmak üzere iki ülkenin stratejik sektörlerinde büyük umutlar yarattı.

Geçen yıl sonunda uçak krizi ile beraber Türkiye ile Rusya arasındaki ekonomik ilişkiler adeta dip yapmıştı. Kriz öncesi 4.5 milyona kadar çıkan Rus turist sayısı, bu yılın ilk yarısında 183 bin kişide kaldı. Yine 2013’te 32 milyar doların üzerinde bulunan iki ülkenin dış ticaret hacmi; ilk 6 ayda 8.5 milyar dolara kadar geriledi. Kriz dönemi hem Rusya’nın hem de Türkiye’nin ekonomilerini ciddi şekilde olumsuz etkiledi. Şimdi yaptırımların aşama aşama kalkması, vize muafiyeti, Akkuyu Nükleer Santrali, Türk Akımı gibi ortak enerji yatırımları sayesinde iki ülkenin ekonomik ilişkilerinde yeni bir dönem başlayacak.

Rusya bizim stratejik ortağımız. Yeni açılan dönemle beraber iki ülkenin dış ticaretinin 100 milyar dolar seviyesine çıkmaması için bir sebep yok. Doğalgaz hattı yatırımları sayesinde Türkiye’nin enerji koridoru olma özelliği güçlenecek. İki ülkenin ilişkilerinin özellikle Doğu Akdeniz’de petrol-doğalgaz arama ve diğer enerji projelerinde ülkeler arası işbirliğinin yolunu açacağı ifade ediliyor. Ticaretin ve ortak yatırımların hızlanması, deniz ve kara taşımacılığına da olumlu yansıyacaktır.

Çin’in “Tek Kuşak-Tek Yol” sloganı ile Uzakdoğu’yu Avrupa’ya deniz ve kara yolu ile bağlamayı planladığı Yeni İpekyolu Projesi, Türk Cumhuriyetleri ve İran’ın hammadde kaynaklarını Batı’ya ulaştıracak enerji projeleri, Rusya ile başlayan yeni dönem Türkiye’nin jeostratejik önemini bir kez daha öne çıkaracaktır. Başbakanımız Binali Yıldırım’ın, “Dostlarımızın sayısını artıracağız. Düşmanlarımızın sayısını azaltacağız” şeklinde ana çizgilerini ifade ettiği yeni dış politika açılımı sayesinde Türkiye’nin enerji dağıtımında, deniz ve kara taşımacılığında aktarma merkezi olma kabiliyeti güçlenecektir. Limanlarımızın hızla artması beklenen bölgesel ticarete hizmet verebilmesi için demiryolu ve karayolu hatları ile lojistik merkezlere bir an önce bağlanması gerekiyor. Ulaştırma altyapı projeleri hızla tamamlandığı ölçüde Rusya ile açılan yeni kapılar, ülkemizin bölgede güçlü bir aktör olması için altın bir fırsata dönüşecektir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar