Mutlu bir gün

19.8.2016
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İzmir, hatta Türkiye için çok önemli bir günü yaşadık...

Gaziemir’de bulunan, Ege Serbest Bölgesi Genişleme ve Süre Uzatımı Sözleşmesi İmza Töreni Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin katılımıyla yapıldı.

Konuşmacılar çok güzel laflar ettiler.

Denizlili Bakan Zeybekci, yeni serbest bölge müjdesi verirken, ESBAŞ Ceo’su Dr. Faruk Güler, ‘İzmir’de yeni bir Serbest Bölge kurup, işletmeye talibiz’ ifadesini kullandı.

Bu imza töreni neden bu kadar önemli?

Bunu anlatmadan önce mayıs ayına dönmek istiyorum:

 

*- İşsizlik yine başa bela

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2016 yılı Mayıs dönemi (nisan-mayıs-haziran) İşgücü İstatistikleri'ne baktığımızda işsizliğin yine arttığını görüyoruz.

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2016 yılı Mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 106 bin kişi artarak 2 milyon 895 bin kişi oldu.

İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık artış ile yüzde 9,4 seviyesinde gerçekleşti.

Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 234 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 1 milyon 29 bin kişi arttı.

Rakamlarla başınızı daha fazla şişirmemek için, şunu söyleyeyim:

Türkiye ortalamasına göre, işsizliğin neredeyse patlama noktasına geldiği İl İzmir...

 

*- Güzellikler bizim olsun...

 ...Ve perşembe günü atılan imzalar sayesinde,  yeni alanların Ege Serbest Bölgesi sınırlarına eklenmesiyle ticaret hacmimiz 2 milyar dolar daha artarak 6 milyar dolara çıkacak;  yeni alana işletmelerin yatırımları ile birlikte toplamda 200 milyon dolar yatırım yapılacak ve 18 bin 500 olan çalışan sayısı 3 bin 500 kişilik  ek istihdam ile 22 bin kişiye ulaşacak.

Biz her zaman ne diyoruz:

‘İzmir için memleketimiz için bir çivi çakanın, bir kişiye istihdam yaratanın kulu kölesi bile oluruz.

 

*- Şu işsizlik olmasa...

 Türkiye’nin en büyük sorunu; uzmanlarca ‘terör ile işsizlik’ olarak gösteriliyor.

Tabii ki her yol ekonomiye çıkıyor.

Yatırımcının ülke ekonomisi için ne kadar değerli olduğunu biliyor ve bir yatırımcıyı dahi yer olmaması sebebiyle reddetme lüksümüz olmadığına inanıyoruz.

Hepimiz için en büyük sevinç; yüzde yüz doluluk oranına ulaşmış Ege Serbest Bölgesi, artık yatırımcıyı kapıdan çevirmeyecek.

Bu güzel karar ile uzun süredir gelişme alanı konusunda gelişmeleri takip eden potansiyel uluslar arası yatırımcılar açısından da sevinç ile karşılandığını biliyorum.

Ve şu güzel bilgiyi de paylaşayım:

‘Yarın değil bugün!’ diyen ESBAŞ’ın başındaki Dr. Faruk Güler, verdiğimiz sözleri yerine getirmeye başladık, diyor...

 

*-  Merakla bekliyoruz

 ‘Üniversiteler şehri’ olma yolunda büyük adımlar atan İzmir’de, FETÖ’cü oldukları gerekçesiyle üç üniversite kapatıldı.

Bu durum kapatılan vakıf üniversitelerinde okuyan öğrencilere mağduriyet olarak dönerken, sürecin sağlıklı bir şekilde yürümesi için gözler Yüksek Öğretim Kurumu'na (YÖK) çevrildi.

CHP İzmir Milletvekilleri konuyu TBMM’ye taşıdılar ve bu üniversitelerin isimlerinin değiştirilerek ‘Devlet Üniversitesi’ olarak görevlerini sürdürmelerini istediler.

Bu arada, eski Bornova Belediye Başkanı, CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, kapatılan üniversitelerde mağduriyet yaşayan öğrenci ve öğretim üyeleri için partinin akademisyenleriyle birlikte YÖK Başkanı Saraç'ın konuğu oldu.

Genel çerçevede nicelikten çok niteliğe dayalı bir vizyon çizildi.

YÖK Başkanı hala daha bu süreçle ilgili bir çaba içinde olduğunu söyledi. Aslında amacı da anladığımız kadarıyla, 'Biz uğraşıyoruz. Çabalıyoruz. Mücadele ediyoruz. Bu işi iyi niyetle yapıyoruz. Kurunun yanında yaş yanmasın diyoruz' gibi bir yaklaşım içinde olduklarını söyledi.

 

*- Kim çözebilir?

Şimdi bu konuda bir İzmirli annenin duygularını sizlerle paylaşayım:

Bu arada düşüncemi yenileyeyim, ‘Kapatılan Üniversitelerin tabelaları değiştirilerek Devlet Üniversitesi olarak işlevlerini sürdürmelerini’ istiyorum.

Çünkü yenisini kurmak hem zaman alır, hem de işgücü kaybına yol açar...

Bunu da, öncelikle; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile İzmir Milletvekili Başbakan Binali Yıldırım’ın anında çözebileceğini biliyor ve düşünüyorum.

Bakın Abibe Inanoğlu isimli bir İzmirli ne diyor?

‘Bu nasıl bir şey’dir?

KHK kurallarına uymayan üniversiteleri ne yapmak lazım?

Arkadaşlar lütfen yardımcı olun!

Kızım Gediz Üniversitesi’nde okuyordu, kapatıldı.

Garantör okullar şimdi almıyorlar, biz ne yapacağız?

‘Şehir dışına yollayın!’ diyorlar.

Neden yollayayım?

‘Neden almıyorsunuz?’diyoruz, yokuşa süren bir sürü saçma sapan mazeretler...

Lütfen bana bir akıl verin!

YÖK ve diğer devlet üniversiteleri, devletten büyük mü?

Devlet ‘mağdur edilmeyecek, bu öğrenciler!’ derken, bunlar, ‘Bizi ilgilendirmez!’ demeye nasıl getiriyorlar?

Çocuğumda psikoloji kalmadı!

Yaaaa delirecem, sinirimden!

Sesimi duyan Hükümet yetkililerine sesleniyorum;

Lütfen bu sorunu çözün. ...’

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...