Büyük zafer

6.9.2016
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bu topraklarda 94 yıl önce Ağustos’un 26’sindan Eylül’ün 9’una kadar süren taarruz ile Ulusal Kurtuluş Savaşımız zaferle taçlandırıldı. Emperyalist ülkelerin desteği ile ileri teknik olanaklarına sahip, sayıca üstün bir ordu, 350 km kovalandı ve İzmir’de denize döküldü. Mevzileri 6 ayda geçilemez denilen düşman hattı 15 günde geçildi. Sayılar, mesafeler ve süre dikkate alındığında bir Türk mucizesi daha yaşandı. Büyük bir mücadele ile işgalcilerin ülkeden kovulması, emperyalistlere karşı kazanılmış tarihin bu en büyük başarısı sömürülen, ezilen bütün mazlum ülkelere örnek oldu.

Büyük Zaferin ikinci yılında Mustafa Kemal Atatürk, Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ni sevk ve idare ettiği Zafertepe’de, "...Hiç şüphe etmemelidir ki yeni Türk Devleti’nin, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri burada atıldı. Ebedî hayatı burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçuşan şehit ruhları, devlet ve cumhuriyetimizin ebedî muhafızlarıdır..." şeklinde bir beyanda bulundu. Gerçekten ülke önce kurtarıldı ve sonra Cumhuriyet ile tekrar kuruldu. O tarihte ve bugüne kadar bu topraklar için şehit olanların manevi varlıklarını ebedi muhafızlarımız olarak her an içimizde hissediyoruz. Ama sadece bu his yetmez. Hep birlikte el ele, gönül gönülle vatanımızı korurken, her fırsatta büyük acılar ve fedakarlar ile bir ateş çemberinden nasıl çıktığımızı ve bu ülkeyi ne zorluklarla kurduğumuzu ve içinde yaşadığımız coğrafyada bunlarla her a tekrar karşılaşabileceğimizi unutmamalıyız.   

Üç kıtanın kesişim noktasında, küresel ısınma tehdidi karşısında önemli maden, su ve tarım kaynaklarına sahip öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki; her an güçlü ve tetikte olmalıyız. Tarih boyunca bizleri bu topraklardan atmaya heves edenler silahla ya da başka yollar ile amaçlarına ulaşmak için her şeyi yapacaklardır. Şu son yaşadıklarımız bu hiç bitmeyen hayasızca akınların devam ettiğini göstermektedir. Elbette göğsümüzü siper edeceğimiz bu mücadelede herkes işini en iyi şekilde yapmalı ve günlük hayatında verdiği uğraşı kapsamında çevresindekiler ile güç birliği oluşturmalı, beraber hareket etmelidir. Bir ülkenin vatandaşları ne kadar birlik içinde ve güçlü ise; o ülke de o kadar güçlüdür. Demokratik bir ülkede, vatandaşı kendi içinde güçlü kılmanın en iyi yolu ise, güç birliği yapabilecekleri örgütlenmedir. Rızkınızı kazandığınız, alın teri döktüğünüz alanda emeğinizi korumak için kurduğunuz ve üyesi olduğunuz kooperatifiniz, aslında size verdiği güç ile aynı zamanda ülkenin güçlenmesine de sebep olmaktadır.

Kurtuluş Savaşındaki başarının arkasındaki gerçek; Büyük Önder’in bir milleti örgütleyerek birlik ve beraberlik içinde hareket edebilmesini sağlamasıdır. Bütün imkansızlara rağmen “ya istiklal ya ölüm” diyerek çıkılan bu yolda hiçbir menfaat beklemeden dinine, istikbal ve istiklaline sahip çıkma, gavura ezdirmeme azmi ve gayretiyle inancın örgütlü bir şekilde eyleme dönüşmesidir.

Büyük Önder, Başkomutan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve o günden buyana şehit olanları rahmetle ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar