Mutlumuyuz?

23.9.2016
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Küçüğünden, büyüğüne, gencinden yaşlısına, okumuşundan, cahiline, çalışanından  çalışmayanına, işvereninden,   işçisine,  tüm  bireylerimizin  ne kadar mutlu olduğunu irdelemek gibi bir araştırma yapsak, acaba toplumsal memnuniyetimizin seviyesi yüzde kaç çıkar?

Okula giden evlatlarımız  şaşkın vaziyette. Hangi okula gidecekleri, hangi öğretmene düşecekleri, okulun genel eğitim havasının rengini bilmeden  yaşamlarının temelini oluşturacak bilgi, görgü, paylaşım, sevgi, saygı  vb. edimlerine sahip olacak,  bir süreci  yaşarken  hayallerinin ne kadarına erişebilecekleri ciddi bir soru işareti.

Yalnız çocuklar için değil, anne – babalar için de, sorunun ne kadar büyük olduğunu değerlendirmek gerekir.  Maddi, manevi, fiziksel olarak ebebeyinler  çocuklarını, hangi istikamete doğru yürütmelerinin  doğru olacağı çıkmazını yaşıyorlar.

Büyük kentlerde ki durum ile ufak yerleşim birimlerindeki  ortaya çıkan durumlar birbirinden çok farklıdır. İnsanların umudu, yaşam sevinci,  gelecek beklentileri  her geçen gün daha fazla köreliyor.

Maalesef, bir önceki nesile göre daha gelişmiş bir gençlik oluşturabilmeyi  pek kolay  mümkün kılamayacağız. 

15 Temmuz’un akabinde ortaya çıkan tablo bizi düşündüğümüzden çok daha farklı  gerçeklerle karşılaştırdı. Taşların dar alanlarda  yerinden oynadığını zannederken, devleti, devlet yapan temellerin yok edilmeye çalışıldığı gerçeğini karşımıza çıkardı.

Bütün yaşananların dışında, ekonomide yaşananlar, Suriye’deki  vahametine tam olarak  farkında olmadığımız savaşın getirdiği yükler, dış politik riskler, iç  hesaplaşmalar, mevki, makam kapma yarışları, bizi azgın dalgalarla boğuşmaya mecbur kılıyor.

Bunlarla mücadele gücünü bulabilmek, dayanıklılık göstermek, her alanda varlığımızı güç kaybetmeden sürdürebilmek, ancak aklı selimle davranmak  ve uzlaşmak yolarından geçiyor.

Bizler, kendimizi değil, gelecek nesilleri ve ülkenin ileriki yıllardaki durumunu, düşünmek zorundayız.

Fikirleri, dar alanlarda değil, Global dünya ile özleşim gösterecek  platformlarda tartışmamız gerekiyor. Bu düşünceleri de makro düzeyde şekillendirmek gibi bir yolu seçme gerçeğini de gözden kaçırmamamız gerekiyor.  

Bir iş adamı olarak, bahsetmemiz gereken  ekonomik konular ve detayları olmasına rağmen, işin özüne gelerek, değerlendirmeler yapmak  sorumluluğuyla  hareket etme zaruretini tekrar tekrar  gündemde tutmak zorunda kalıyoruz.

İç dinamiklerimizi doğru yerde, doğru zamanda en verimli şekilde kullanarak,  bu zor geçiş dönemini bütünlük içerisinde atlatmamız gerekiyor.

“LAF EBELİĞİNİ BIRAKIP, HAYATIN GERÇEKLERİNE GÖRE YAŞAMIMIZI SÜRDÜRME ZORUNDA OLDUĞUMUZU UNUTMAMALIYIZ.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar