Türkiye Yeni İpekyolu’nun dışında kalmamalı

7.10.2016
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Küresel ticarette yavaşlama, fazla gemi kapasitesi ve düşük navlunlar, denizcilik sektöründe fırtınalar yaratıyor. Küresel denizcilik şirketleri, arz fazlası ve hızla düşen gelirlerin yarattığı baskıya dayanmakta zorlanıyor. Sektörde önde gelen bazı firmalar yarış dışı kalırken, bir çok konteyner operatörü hat birleştirme, satın alma, küçülme gibi seçeneklerle ayakta durmaya çalışıyor.

Karamsarlığı sevk eden bu tabloya rağmen dünya ulaşım ağlarında önemli değişiklikler yaratacak devrim niteliğinde yatırımlar devam ediyor. Dünyanın en önemli deniz kapıları olan Süveyş Kanalı ve Panama Kanalı’nda yeni yatırımlar tamamlandı. “Yeni İpekyolu” olarak nitelendirilen “Bir Kuşak-Bir Yol” projesiyle Uzakdoğu’yu Akdeniz’e deniz yoluyla bağlayacak bir hat kuran Çin, aynı zamanda Kazakistan ve Rusya üzerinden lojistik merkezler ve demiryolu yatırımlarını içeren “Kara İpekyolu” projesine de devam ediyor. Çin’in hedefi ekonomilerinin büyüklüğü 21 trilyon doları bulan 65 ülkeyi ihracat yolları ve endüstri yatırımları ile birleştirmek. Rusya, İran ve Azerbaycan, Süveyş’e alternatif olacak Hindistan üzerinden yeni ulaşım koridorları planlıyor. Bu devasa projelerin deniz ve kara ulaşımında gelecekte yaratacağı değişimi şimdiden tasavvur etmek mümkün değil.

Çin’in “Yeni İpekyolu” projesinin Akdeniz ayağı, Çinlilerin hisselerinin çoğunu aldığı Yunanistan’ın Pire Limanı’ndan geçiyor. Projenin kara ayağı ise Türkiye’yi by-pass edecek şekilde kuzeyden geçiyor. Uzmanlara göre Türkiye’nin Uzakdoğu’yu Batı Avrupa’ya bağlayacak bu projenin dışında kalma tehlikesi var. Ülkemizin bu küresel oyunun dışında kalmaması için acil şekilde harekete geçmesi gerekiyor. İşte bu noktada elimizdeki en büyük fırsat. Kuzey Ege Çandarlı Limanı projesi. Her vesile ile dile getirdiğimiz gibi geleceğin Çandarlı Limanı, 500 milyar dolar ihracat rakamlarına ulaşmış geleceğin Türkiye’sinin yatırımı. Limanın dünyadaki gelişmeler ve taşıma modlarındaki değişim dikkate alınarak çok iyi planlanması gerekiyor. Çandarlı Limanı’nı içerisinde üretim merkezlerinin de olacağı çok işlevli bir serbest bölge mantığı ile bölgesel bir aktarma merkezi olarak ele almalıyız. Liman, aktarma limanı olma işlevinin yanında tedarik ve gemi-bakım onarım işlevleriyle donatılmalı. Boğazlara girmeden önceki son liman Çandarlı, rafineri bölgesi Aliağa’ya yakınlığı ile de yakıt transferi için önemli bir merkez olabilir.

Geçen hafta İzmir’e ziyaret gerçekleştiren Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Ahmet Arslan, bu küresel oyunu dikkate alarak, Kuzey Ege Çandarlı Limanı’nı ekonomik ve verimli kullanabilmek için konsept değişikliği üzerinde çalıştıklarını, İzmir Alsancak Limanı ile Çandarlı Limanı’nın nasıl koordineli faaliyet gösterebileceği üzerinde durduklarını da söyledi. Sayın Bakanımızın açıklamaları çok önemli ve heyecan verici. Her biri farklı alanda uzmanlaşmış Amsterdam-Rotterdam-Antwerp-Ghent liman bölgeleri, Çandarlı, Dikili, Aliağa’daki liman ve iskeleler, Alsancak, Kuşadası, Çeşme limanlarını içine alan “Büyük İzmir Limanı’nın” örnek alması gereken bir modeldir. Birbiriyle etkileşim içinde ama yıkıcı şekilde rekabet etmeyen, her biri farklı alanda uzmanlaşmış bir çok terminalden oluşan, aralarında demiryolu ve karayolu bağlantıları güçlendirilmiş İzmir Limanlar Bölgesi, Anadolu’nun üretim merkezlerini ve bölgedeki yük trafiğini uluslararası ticaret ağına bağlayacak bir aktarma noktası olacaktır.   

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar