Çalışmak için mi yaşıyorsunuz?

25.11.2016
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İki hafta içerisinde söylemesi ayıp, ancak sebebi ziyaret ne yazık ki ticaret. Dolayısıyla ekmek parası için yollara düştüm. Londra’da malum turizm fuarı vardı. “Acıların Turizmi”nin acınır hallerini sizlerle paylaştım.

New York seyahatim, sihirli şapkadan malum müteahhit Trump’ın sürpriz bir şekilde çıktığı, ABD seçim sonuçlarının açıklandığı günlere denk geldi. Her yerde protesto eylemleri. Seçilmiş “Müteahhit Başkan”ın evi tam şehrin göbeğinde, Trump Tower. Protestolar nedeniyle evinin önündeki bir gidiş bir de geliş şeridi de kapalı yollar iyice keşmekeş. Bir de yetmiyormuş gibi ben de dahil yayaların evin önünde “Hatıralık Selfie” çekimler yaya, asfalt her yeri kilitlemiş vaziyette.

New York iyi hoş, ama yaşanacak şehir değil. Hayatımda gördüğüm en karmaşık trafik Moskova’daydı. Ama, o bile New York’tan inanın daha iyi. Bir daha tövbe ne Moskova ne İstanbul ne de Londra, hiçbir şehrin trafiğine sözüm yok. Unutmadan ilave edeyim, metro ve toplu ulaşımda Avrupa’ya göre son derece kötü.

Hakkını vermek gerekirse malum partinin belediye başkanları hizmet işi ve özellikle de ulaşım konusunda çok iyi işler yaptılar, yapmaya da devam ediyorlar. İçimden, “Şu siyaseti de doğru düzgün yapsalar, insanları ayrıştırmak yerine onları buluşturacak, kucaklayacak bir model geliştirseler, gerçekten 2023 yılında yaşam kalitemizle örnek bir ülke olmamamız için bir neden yok” diye geçti. Ama biz bizi biliyoruz. Bu kafada siyasi partiler, liderler, milletvekillerinin olduğu bir ortamda dünyanın itip kaktığı, aşağıladığı ülke olmaktan değil 2023, 3023 yılında bile kurtulamayız.

Gelelim New York’a...

Uçağımız 10 saatlik uçuşu 9 saatten biraz az bir sürede tamamladı. Üstelik İstanbul’daki hava trafiği nedeniyle az da olsa gecikmeli kalkmamıza rağmen hayli erken bir vakitte John F. Kennedy Havalimanına indik. Tabi erken gelince, bizden önceki uçak körüğü terk etmediği için neredeyse 1 saat park yerinin açılmasını bekledik. Yetmedi, binlerce insan tek kuyruk, bir kuyruğa bir kontrol masası. İnsanlık suçu gibi. Ancak 2,5 saate çıkabildim. 9 saatte İstanbul’dan gel, uçuş süresinin üçte biri kadar sürede hayaller ülkesine giriş yapabilmek için bekle. Sanırsın Disneyland’de Roller Coster kuyruğu.

Dışarı çıktım, tesadüf komşu Yunanlı bir şoför. Her Yunanlı ile karşılaştığımda o kadar çok konuşacak ortak konu var ki, sabaha kadar otursan o sohbet bitmez. Biraz politik sohbet, biraz iki ülkenin güzelliklerinden, paydaşlarından bahsettik. Bu sohbeti yapmasaydım, 1,5 saatlik otele varış yolu çekilmezdi.

Bizim Yunanlı komşu, 5 yıl önce New York’a gelmiş. Bir dokun bir ah işit. Hayatı kararmış adamın bu ülkede. “İnsanların çalışmak için yaşadıklarını” söyledi. Çalışma temposu nedeniyle ve şehrin koşuşturmasından eve gidecek, ailesine ayıracak vakti olmadığını söyledi. Oysaki ülkesinde krizde olsa, “İnsan gibi yaşamak için çalışıyorum” dedi.

Otele geldim, yattım. Kafama taksicinin söyledikleri takıldı hatta jet lag etkisiyle olsa gerek kendimi bir fabrikada robot gibi gördüm. Aslında hem rüyanın hem de taksicinin söylediklerinin içerisinde pek çok mesaj vardı. Nitekim sabah, spora yapmak için hedef koyduğum Central Park’ta koşma hayalimi gerçekleştirmek amacıyla yola çıktım. Hayale yürüyüşüm, meşhur 5’nci cadde den başladı. Alışveriş adına ne ararsan var, ama bir tek şey eksik. İnsanlarda ruh yok.

Hepsi gece rüyama giren robotlar gibi tek tip. Sanki komünizmin makyajlanmış hali. İnsanlar son derece şık, mis gibi. Adeta, o mutsuzluklarını, huzursuzlukların güzel elbiseler ve makyajlarla kapamışlar. Kadın erkek hepsinin elinden karton bardak kahve ve cep telefonu. Bir birine çarpan, üzerlerine kahve döken insanlar, telefonların çarpışma sonucu havalarda uçtuğu bir yaya trafiği. Kaldırımlardaki insan trafiği, araç trafiğinden beter. Sanki fabrikaya giren çıkan robotlar gibiler, ifadesiz, soğuk ve mutsuz.

Bu insanları gördüğümde, aklıma hemen Yunanlı taksicinin söylediği ilk cümle geldi, “Çalışmak için yaşayanlar.” Bu normal bir durum değil. Normal olanı Avrupa ve kendini bu kıtadan halkoyuyla ayırma iradesini gösteren İngiltere’de, yani “Yaşamak için çalışanlar.” Buna her şeye rağmen Yunanistan’ı da dahil ederken, “Eğer çalışacak bir işiniz varsa”, insana değer veren gerçek bir demokrat Türkiye, inanın yaşamak için dünyanın en güzel ülkesi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...