Büyümenin yolu turizmden geçiyor

9.12.2016
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimlerinin hemen ardından küresel ekonomide sert dalgalanmalar yaşanıyor. Yeni ABD Başkanı Donald Trump’un “Güçlü Amerika” söylemiyle ve Amerikan Merkez Bankası’nın Aralık’ta faiz artıracağının neredeyse kesinleşmesiyle hareketlenen dolar zirveden zirveye koşuyor. Aralarında ülkemizin de olduğu döviz açığı olan gelişmekte olan ülkelerin para birimleri, dolar karşısında tutunmakta zorlanıyor. Nitekim geçtiğimiz hafta dolar kuru 3.55 liranın üzerine çıkarak yeni bir rekora imza attı.

 

Döviz kurlarında yaşanan tırmanışa karşı, hükümet ve ekonomi yönetimi çeşitli kararlar ve tedbirler aldı. Kamu kurumlarının elindeki döviz TL’ye çevrilirken, dış ticarette doların egemenliğinin azaltılması üzerinde duruluyor. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın çağrıları doğrultusunda vatandaş dolar yerine Türk Lirası’na yatırım yaparken, yastık altındaki dolar ve altının bir bölümü ekonomiye kazandırıldı. Nihayetinde döviz üzerinden yapılan spekülâtif hareketler önlenirken, ateşi sönen dolar kuru 3.35 TL’nin altına geriledi.

 

Ülkemizin işadamıyla vatandaşıyla el ele vererek ekonomik kriz ihtimali karşısında kenetlenmesini ve milli parasına sahip çıkmasını sonuna kadar destekliyoruz. Türkiye ekonomisinin dolarizasyonunu önlemeye yönelik alınan önlemleri doğru buluyoruz. Ancak dolardaki yükselişten daha az etkilenmek istiyorsak daha güçlü bir ekonomiye sahip olmak zorundayız. Türk Lirası’nı güçlendirmek için bu tedbirler alınırken, cari açığı kapatmak için ülkemizin dövize ihtiyacı olduğu gerçeğini de unutmamalıyız.

 

Bir yandan daha az ithalat yapıp yerli kaynakla üretim ve tüketime ağırlık verirken, diğer yandan da ülkemizin üretim gücünü ve doğal güzelliklerini daha güçlü bir ekonomi doğrultusunda kullanmalıyız. Sıcak para hareketlerine dayalı borçlanma politikaları yerine daha fazla ihracat ve turizm geliri yaratmalıyız.

 

Bu sezon turizmde yaşanan olumsuz gelişmeler sonucunda 10 milyar dolara yakın gelir kaybı yaşadık. Bu negatif deneyim bize turizm sektörünün ülke kalkınmasında ve istihdamında ne derece önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Kötü bir sezonu geride bırakırken, yeni sezonda çok olumlu sinyaller gelmiyor. Ancak kötü tabloyu değiştirmek için sektörün her kesimi üzerine düşeni yapmak için çalışıyor. Özellikle turizmin katmadeğeri en yüksek branşı olan deniz turizminde daha fazla gelir getirecek adımlara ihtiyacımız var. Ülkemiz deniz turizmi sektörünü tanıtmaya yönelik kampanyalar düzenlemeli, fuarlarda daha fazla boy göstermeliyiz. Deniz turizminde yatırımlar ara vermeden devam etmeli, işletmelerimizin mevzuat ve finansman ile ilgili sıkıntıları sezon öncesi çözülmelidir.

 

Turizmde bugünlerde yapılan çeşitli etkinlikler bize moral veriyor. İZFAŞ, 8-11 Aralık tarihlerinde Travel Turkey İzmir Fuarı’nı düzenledi. 14 Aralık’ta Ekonomi Bakanlığı tarafından İzmir’de “Turizm Hizmetleri İhracat Stratejisi Çalıştayı” yapılacak. 15-16 Aralık tarihlerinde ise İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi ev sahipliğinde Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde “Deniz Turizmi Çalıştayı” düzenleyeceğiz.

 

Bu etkinliklerde çizilecek yol haritasının ve gündeme gelecek desteklerin, ülkemiz turizminin yeni bir büyüme trendine girmesine imkân vereceğine inanıyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar