Terör çağı

16.12.2016
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yıllar sonrasının tarihçileri, günümüz terör olayları dolayısı ile yaşadığımız zaman dilimine yönelik nasıl bir adlandırma yaparlar bilinmez ama 11 Eylül 2001’de ABD’de gerçekleştirilen, ardından Avrupa’da Ankara, Paris, Brüksel, 28 Haziran İstanbul Atatürk Havalimanı katliamları ve en son Beşiktaş Arena’daki patlamalar sonrasında artık terör çağından bahsetmek mümkün görünmekte.

Rastgele seçilmiş sembolik kent ve kurbanları ile terörizm, tüm insanlığı derin bir kaygı ve korkunun içine sürüklemektedir. On birinci yüzyılda Hassan Sabbah’ın siyasi temelli bireysel suikastları 1789 Fransız İhtilali sonrası devrim karşıtlarına yönelik bir kıyımla kitlesel teröre evrildi ise de son elli yılda insanlık, insan hakları ve demokrasi gelişimi bağlamında bunları tarihe gömebilmişti.

İnsanın, en temel refleksi olan yaşama hakkına yönelik terör saldırılarının ardında, oldukça kompleks nedenler söz konusu ve bu yüzden de insanlık tarihi politik terörden dini teröre ve son yıllarda siber teröre kadar bir çok açıklamalar ile doludur. Ama amaç ve sonuçları ne olursa olsun hedefteki sıradan insanların etkilenimi, travma sonrası stres Bozukluğu ile tanımlanmaya çalışılmaktadır. Teröre maruz kalan ya da etkilenen bireylerin aşırı korkuya kapılmaları ve şahit olunan dehşet ve çaresizliğin kendi ruh durumlarında yarattığı etki, ciddi bir ruhsal yıkıma yol açmaktadır. Her ne kadar farklı bireyde bu etkiler ayrı derecelerde olsa da, ilk kez şahit olunan terörün giderek dünyanın her yerinde tekrarlanan kronik bir mahiyet kazanması, ilk önceleri bireyde oluşan korku, gerilim, endişe ve giderek umutsuzluk sarmalının derinleşerek toplumu esir alması ile sonuçlanması riski taşımakta, güvensizlik ve sosyal kopuş toplum katmanlarındaki değişik grup ya da etnisitelere tahammülsüzlükle kendini gösteren çok ciddi psikososyal sarsıntılara yol açabilmektedir. Bu risklere, günümüz modern toplumlarında, demokrasiden otoriterliğe doğru giden bir yapıyı tetiklenmesi de eklenmelidir.

Terör, medya aracılığı ile tüm toplumu, travma sonrası stres sendromu ile karşı karşıya bırakmakta ve Amerika ve Avrupa’nın kalbine yapılan terör saldırıları, Dünya’da güvenli bir bölgenin kalmadığı düşüncesini kanıksatmaktadır.

Son tahlilde, tüm dünyanın siyaset adamları uyum içinde, güç birliği yaparak terörizmi bitirmek gibi tarihi bir görev ile karşı karşıya bulunmaktadır. Terör sonrası tüm insanlığın üzerine düşen umutsuzluk bulutun dağılması buna bağlıdır. Teröre zemin hazırlayan her neden talidir, esas olan insana ve yaşama dair olan değerlerdir. Yaşadığımız yüzyıl, teröre karşı insanlığın savaşı ve zaferi ile anılacaktır.

Terör saldırısında hayatını kaybedenler Çevik Kuvvet polislerimiz ve sivil vatandaşlarımız için Allah’tan rahmet, yaralılar için acil şifalar dilerim.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar