Ne istediniz de vermedik?

16.12.2016
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bu haftaki yazımı Beşiktaş-Bursa maçı öncesi şekillendirmiştim. Ancak maç sonrası stat çıkışında yaşadığım olaydan sonra o yazı anlamını tamamen yitirdi. Herhangi bir siyasi taraf ya da herhangi bir takım taraftarı yada bir grubun mensubu olarak değil, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak yaşadığım olay sonrası hislerimi kaleme almaya tercih ettim.

Hafta sonu yaşananlar, sadece benim değil. Cumartesi gecesi maçın bitiş düdüğü, sonrası meydana gelen patlama ve benim orada olduğumu bilen arkadaş, akraba, komşu, hatta “Abi iyi misin” diye cep telefonumdan arayan oturduğum apartmanın görevlisine kadar büyük bir Türkiye kesitinin de hislerinin tercümesidir aslında.

Ülkenin büyük çoğunluğunun desteğini alarak bizi yönetenler ya da ülkemizi yönetmeye talip olanlar, koruma kalkanları arkasında artık seslerimizi, haykırışlarımızı duyamaz hale geldiler. Bize tasarruf hapı yutturup, altlarındaki onlarca, yüzlerce ithal ve özellikle de Alman markalarına binmeye devam eden tüm meclis üyelerine buradan sesleniyorum.

Vatandaş dediğiniz; buna muhalefette de dahil sadece size oy verenlerden ibaret değil. Sizlere oy veren vermeyen, rengi, dini, ırkı her ne olursa olsun üzerinde Türkiye Cumhuriyeti yazan kimlik kartına sahip her birey sizin vatandaşınızdır, hatırlatmak istiyorum.

Size hakaret etmediği sürece onları en azından dinlemek, onları da kendi saflarınıza çekmek, gönüllerini fethetmek sizlerin öncelikli görevidir. Oy da, siyasi partilerde aslında birer üründür. Tek farkı insanlar para vermezler, gönül verirler. Kalplerine dokunan, hizmet ve servisine inandıkları partiyi, lideri seçerler.

NTV’de futbol yorumu yapan Rıdvan Dilmen, pazar akşamı şunu söyledi “30 yıldır şehitler ölmez, vatan bölünmez, diye bağırıyoruz.” Doğru her büyük katliam sonrası aynı tepkiyi veriyoruz. Sonra ne oluyor. Ankara’da, Gaziantep’te, İstanbul’da defalarca aynı olaylar meydana gelmedi mi? Hep beraber yas tutup, bayrakları yarıya indirip, statlarda, cenazelerde “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” diye haykırmadık mı? Cumartesi günü yaşanan katliamda ne değişti? Sadece mekan farklı, ama özne aynı. Katledilen polisler, stat önünden geçen insanlar, stat çalışanları ve dolmuş şoförü…

Rıdvan Hocam’ın söylediği son 30 yılın muhasebesi ise şöyle. AKP hükümetinin eleştirdiği ilk 15 yıl bu kadar katliam olmadı, bu kadar da şehit verilmedi. Geriye kalan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin tek başına iktidar olduğu 15 yılın bilançosu ise malum.

Partinin kuruluşundan,  Cumhurbaşkanı olana kadar Sayın Erdoğan geminin kaptanı ve ömrünü siyaset içerisinde geçirdi. Siyasette geldiği noktaya gerçekten büyük bir emek vererek, tırnaklarıyla kazıyarak geldi.

Ülkesini, insanını son derece iyi tanıyan bir siyasetçi bunun başarılı örneklerini gördük. Ama ülkenin kaderini ne kendisi ne de partisi değiştiremedi. Demek ki bu iş ne koalisyonla, ne de tek partiyle çözülecek kadar basit değil. Darbe teşebbüsü sonrası Yenikapı benim içimde bir umut uyandırdı. Acaba gerçekten samimi bir şekilde zıt kutuplar hiç olmazsa bu ülke için bir araya gelebilir miydi?

50 yıllık ömrümde gördüğüm yalan siyaset tablosu yine değişmedi. Kendilerinin tabiriyle masa devrildi, Yenikapı sahnesi yerle bir oldu.

Son 2 yıldır, yaşadıklarımız, eylemler, şehitler, katledilenler, davranışlar, söylemler artık ülkemize, halkımıza zarar verecek boyutları aştı.

AKP’ye oy vermeyen ve taraf olarak gördüğünüz kitleyi bir yana bırakın. Sizlerin söylemiyle, size oy veren yüzde 50’den fazla çoğunluk bu görevi neden verdi?

Son 15 yıldır kazandığınız seçimin haddi hesabı yok. Halkın önüne ne sandık koyduysanız halktan destek gördünüz. Halk, partinizi ilk seçimde iktidara taşıdı. Belediye seçimi dediniz, ülkeyi yönetme noktasında görüşlerinizi benimsemeyen ancak belediye yönetimi noktasında başarılı bulan halkımız haklı olarak oyunu yine size verdi. Halk oylaması dediniz, siyasi olarak görüşünüz uymasa da, halkımız yine oylarını size verdi. Cumhurbaşkanlığı seçimi dediniz, alternatif bulamayan halk istikrar için yine oyunu size verdi.

Şimdi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak her şeyi bir yana bırakıp soruyorum, “BARIŞ VE HUZUR DOLU BİR ÜLKEDE YAŞAMAK İÇİN TÜRK HALKI OLARAK, SİZE NE İSTEDİNİZ DE VERMEDİK?

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...