Nereden baktığınıza bağlı...

6.1.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

2017 yılı ekonomik tahminlerine bakıldığında bazı kesimlerin kriz  diğer bazı uzmanların ise  bu yıl çok daha olumlu bir  performans  beklediğini görüyoruz. Bu farklılık, olaya hangi açıdan baktığınızla, hangi verileri ön plana çıkardığınızla, kişisel veya kurumsal beklentilerinizle yakından ilgilidir. Küreselleşen ve hızla değişen bir ortamda zaten sağlıklı tahminler yapmak kolay değildir. Doğrusu, hangi şartların ortaya çıkması halinde sonuçların neler olabileceğini tahmine çalışmaktır. Bir diğer ifade ile, sonuçları şartlar ve uygulanacak politikalar belirleyecektir.

Şimdi bu yıl içindeki olası iç ve dış gelişmelere bakabiliriz.

Dış etkenleri şu şekilde sıralayabiliriz.

ABD’nin yeni Başkanı Trump’ın uygulayacağı ekonomik politikalar, Orta Doğu politikaları ve özellikle Çin, Rusya ve korumacılığa yönelik tutumu belirleyici unsurlardır. Alt yapı yatırımları arttırılıra, bütçesi açık verecek, tahminlere göre 4 trilyon dolar borçlanacak, faiz hadleri yükselecek ve finansal kaynaklar ABD’ne yöneldiği için Türkiye dahil gelişmekte olan ve büyümesi için dış kaynaklara muhtaç ülkeler zorlanacaktır. ABD’nin mevcut bölgesel ekonomik ittifaklar yerine ikili ticaret anlaşmalarına yönelmesi halinde, küresel ticaret ve ekonomik ilişkilerde yeni dengeler ve uzun sürebilecek belirsizlikler ortaya çıkacaktır. ABD’nin Suriye politikasında Türkiye ‘ye uyum derecesi ülkemiz açısından önemli olacaktır.

Ayni etki, FED’in bu yıl 3 kez faiz artırımına gitmesi halinde de görülecektir. Bunlara bir de İngiltere’nin Brexit kararını ve sonuçları belirsiz Avrupa seçimlerini eklerseniz, 2017 yılına belirsiz bir ortamda girdiğimizi söyleyebilirsiniz.

İç etkenler de 2017 yılı performansını belirleyecektir.

Rusya ile ilişkilerin normale dönmesi halinde ihracatımızdan, turizme ve müteahhitlik hizmetlerine kadar bir çok sektörde iyileşme görülecektir. Suriye politikasındaki işbirliği bölgemizdeki gücümüzü arttıracaktır.

Gümrük Birliği Anlaşmasının kapsamının genişletilmesi ve AB’nin 3 ncü ülkelerle yapacağı serbest ticaret anlaşmalarına otomatik olarak taraf olmamızı sağlaması ve revizyonun bu yıl tamamlanması veya ilkelerde uyuşulması ekonomimizi olumlu yönde etkileyecektir.

Yatırımlarda proje bazlı teşvik sisteminin başlatılması ve ihracata yönelik olanlara öncelik verilmesi, hem ihracatın teknolojik yapısının iyileştirilmesi ve hem de katma değerin yükselmesi açısından faydalı olacaktır.

Büyüme oranları uzun zamandan beri ilk kez 2016 yılının 3 ncü çeyreğinde gerilemiştir. Geçen yıl işsizlik artmıştır. İhracat azalmıştır. Doların değeri % 20 oranında yükselmiştir. Kurların hızlı artışı bir süre sonra maliyetlere yansıyacak ve enflasyonu yukarı çekebilecektir. Özel sektörün borçluluk oranı çok yüksektir. Dolar değerindeki hızlı artış ve kur oynaklığı bu sektörü zora sokacaktır. Doğrudan yabancı yatırımlar 2016 yılının ilk 10 ayında, bir yıl öncesinin aynı dönemine göre %44’lük bir azalmayla 8 milyar dolara gerilemiştir. Güven ve istikrar sorunu vardır.

Olumsuz tabloyu değiştirmek için, eğitimde, yargıda, işgücü piyasasında yapısal  reformlar yapmak gereklidir. Zaten durgun olan ekonomiyi belirsizliğe sokacak yeni düzenleme ve uygulamalardan kaçınılmalıdır. Dış politikada ve içeride gerginlik politikaları, yerini uzlaştırıcı ve yatıştırıcı politikalara bırakmalıdır. Türkiye’nin, güvenli, makul ve ikna edici yeni bir hikayeye ihtiyacı vardır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar