Türkiye’nin itibarına hücum var

6.1.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ülkem öyle bir coğrafyada kurulmuş ki, hiç bir zaman huzuru tam anlamında tadamayacak. Çünkü komşu ülkeleri seçme hakkına sahip olamadan kurulmanın acıları ile baş başa. Onun için öncelikle tüm vatandaşlara iyice ve etraflıca nedenleri ve nitelikleri ile bu talihsiz durumun tek tek anlatılması gerek.

Çünkü bunun bilinmemesi ne yazık ki bazı yanlış algılara yol açarak içinde bulunduğumuz tehlikelere ve birleşmelere karşı dayanıklılığımızı tehdit etmektedir.

Gelin bakalım etrafımıza göz atalım. Kimlerle komşuyuz? Tarih boyunca aramızdaki ilişkilerin rengi ve karakteri ne olmuş? 

RUSYA: Dünyanın iki süper güç yarışçılarından biri. Çok dikkat edilmesi ve pek rahatsız edilmemesi gereken bir komşu. Aynı zamanda hem dost ve hem de düşman. Ancak bizim de ne çok iyi olmamızı ne de ölmemizi istemeyen bir güç. Bunun nedeni de kendi menfaatleri.

İRAN: Doğuda yer alan Şii Müslüman bir devlet, ama Pers ve Osmanlı rekabeti nedeni ile hep egolarının tesiri ile peşimizde olan bir toplum. Din ve mezhep yönünden etki alanında olmamız için elinden geleni yapan bir ülke. İyi ilişkiler için dikkatli olmak gerek.

YUNANİSTAN: İdaremizde geçirdiği yüzyılların acısını ve düşman duyguları din ayrılığı ve kilise aracılığı ile ayakta tutan ve her hamlede bir parça yutmak isteyen bir ülke. Son numaraları da Kıbrıs’taki oyunları. Güvenmemiz değil, teyakkuzda olmamız gereken bir komşu.

IRAK: Sun'i bir devlet yapısı var, parçalardan kurulu. Şu an ise karmakarışık iki büyük gücün, Amerika ve Rusya’nın nüfuz rekabet alanında. Tabii petrol paylaşımını da unutmayalım. Başımıza dert.

ERMENİSTAN: Hiç bir zaman dost olamazlar. Hep düşmanlar ve dünyadaki lobilerini de hep bizim aleyhimizde hareket ettirirler.

SURİYE: Hal-i pür melali ortada ve gündemde olan bir ülke. Bu gidişle yarısı Rusya’nın, yarısı Amerika’nın etki alanı olacak. Bizim başımıza da bela oldular. Aslında ticareti bilen tüccarları dünyada bir hayli etkin. Bu topraklarda bir harp içindeyiz.

ROMANYA: Karadeniz’deki komşumuz zararsız ve bizimle dost olabilecek bir atmosferde.

BULGARİSTAN: Geçmiş zamanları unutmayalım. Orada yaşayan Türk asıllı soydaşlarımıza yapmadıklarını bırakmadıkları gibi her zaman da iyi bir komşu olma niteliklerinden yoksundular. Güvenilmezliği ağır basan bir “komşiii.”

Peki, bu durumda ne olacak?

Vatandaşlarımızın artık coğrafyadan gelen bu gerçeklere, Amerika’nın, AB ülkelerinin, İngiltere’nin ve diğerlerinin  iyi olmayan hisleri ve etkilerinin devam etmesine ilave olarak  düşünülürse, kendimizi çok iyi anlayarak çeki düzen vermemiz şart.

Stratejik durumumuzun gerçekleri de önce içte; ardından ise dışa karşı tek vücut olmaktan geçmektedir.

 

Önce güvenlik, sonra itibar gerek
Türkiye hızla ikinci sınıf ülkeler kategorisine itilmekte ve bunun da öncülüğünü Amerika yapmaktadır. Türkiye’nin öncelikle bir “İMAJ” iyileştirme propagandasına ihtiyacı bulunmaktadır.

Düştüğümüz durumun nedeni ne olursa olsun, haklı veya haksız, buradan kurtulması şarttır.

İkincisi ise “GÜVENLİK” içinde olmamızdır. Bunun da en iyi yolu zayıflayan asker ve polis gücü yanında yargının, adliyenin de hızla, ayni süratte durumunun düzelmesi için “eğitim” sistemimizin hızının ve kalitesinin artırılması ve eksiklerin tamamlanmasıdır; güvenliğin tesis edilmesidir.

Türkiye’yi etraflıca incelemeliyiz. Durum pek iyi olmamakla birlikte tedavi edilemez de değildir. Çare; medyanın her çeşidi ve sanal dünya enstrümanlarının da bu hususta etkin kullanımını temin ederek etkin, tecrübeli ve siyaset alanında güçlü, ekonomide cesur bir ekiple yeniden harekete geçmektir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...