2016 yılı dış ticaret değerlendirmesi ve 2017 yılı beklentileri

13.1.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

2016 yılında dış ticaretimizdeki gelişmeleri değerlendirdiğimizde karşımıza şöyle bir tablo çıkmaktadır. İhracatımız ve ithalatımız gerilemiştir. Dış ticaret hacmimiz azalmıştır. İthalatımız daha hızlı azaldığından dış ticaret açığımız düşmüş ve ihracatın ithalatı karşılama oranı artmıştır.

2015 yılındaki 143,8 milyar dolarlık ihracat,  geçen yıl 142,6 milyar dolara, ithalat 207,2 milyar dolardan 198,6 milyar dolara, dış ticaret hacmi 351 milyar dolardan 341 milyar dolara ve dış ticaret açığı 63,4 milyar dolardan 55,9 milyar dolara gerilemiştir. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise % 69,4 ten % 71,8 e yükselmiştir.

2012 de 152 milyar  ve 2014 yılında 157,6 milyar dolara kadar çıkan ihracatımızın  2015 yılında 143,8 milyar dolara ve  geçen yıl 142,6 milyar dolara kadar gerilemesi kaygı vericidir. Çünkü ihracat, hem dış ticaret açığı ve hem de cari açığın finansmanı açılarından en sağlıklı gelir kaynağıdır. Üretimi ve istihdamı arttırıcı temel unsurdur. İhracattaki gerilemenin dış piyasalardan kaynaklanan sebepleri vardır. Dünya ticaret hacmi gerilemiştir. Petrol ve diğer emtia fiyatlarının gerilemesi bu maddelerin üreticilerinin gelirlerini ve dolayısıyla ithalatlarını sınırlamıştır. Rusya’nın, uçak düşürme dolayısıyla ülkemizin bazı ürünlerine uyguladığı ambargo ihracatımızı olumsuz yönde etkilemiştir (ithalat sınırlaması bazı ürünlerimiz için devam etmektedir). Ana ihraç pazarımız Avrupa’da ekonomik durgunluk devam etmiştir. (Geçen yıl toplam ihracatımızın % 48,5’i AB ülkelerine yapılmıştır) Komşu ülkelerle yaşanan gerginlikler bu ülkelere yönelik ihracatımızı önemli ölçüde azaltmıştır.

Ancak ihracatımızı azaltıcı dış etkenlerin çoğu geçici niteliktedir. Konjonktür değiştiğinde bu sorunlar da ortadan kalkabilir veya yenileri ortaya çıkabilir. İhracatımızın içerideki ana sorunları ise devam etmektedir. İhraç mallarımızın  rekabet  gücü zayıftır. Yüksek teknoloji içeren ürün oranı, toplam ihracat içinde % 5’in altındadır. Türkiye ucuz mal üretmektedir. 2016 yılında ihracatımızın değer olarak gerilemesine karşılık miktar olarak azalmadığı söylenmektedir ki  bu da ihraç ürünlerinin daha da ucuzladığını göstermektedir. Vazgeçilmez ürün sayısı az olduğundan, kriz dönemlerinde ithalatları ertelenebilmektedir. Öyle görülüyor ki, dolar değerindeki artış ve TL’deki gerileme de ihracat artışında fayda sağlamamıştır.

İthalatımızdaki azalmanın ana sebepleri,  ekonomik büyüme hızımızdaki gerileme dolayısıyla ithal ihtiyacımızın düşmesi ve petrol ve emtia fiyatlarındaki düşüştür. Geçen yıl petrol ithalatımız, bir önceki yıla nazaran % 28,3 oranındaki bir gerileme ile 37,8 milyar dolardan, 27,1 milyar dolara inmiştir.

2017 yılı ihracatı, dış piyasalardaki olumlu gelişmelere, bölgemizdeki gerginliklerin sona ermesine ve ihracattaki yapısal sorunların çözüm derecesine bağlı olacaktır. Dünyada korumacılık eğilimlerinin artabileceği bir dönemde, ihracatımızı arttırıcı önlemlerin gecikmeden alınması zorunluluktur.

Gümrük Birliği Anlaşması’nın revizyonu son derece önemlidir. Geçen haftaki yazımızda da ifade ettiğimiz gibi, AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı sayıları gittikçe artan serbest ticaret anlaşmalarında ülkemizin anlaşmalar dışında kalması tehlikelidir. Böyle bir durumda, bu ülkelerden ithalatımızda gümrük vergilerini  sıfırlamamız  gerekecek ancak aynı ülkelere  ihracatımızda bu ülkeler mevcut vergilerini uygulamaya devam edebileceklerdir.

Bir süre önce açıklanan ancak uygulama esasları henüz tam olarak paylaşılmamış olan proje bazında teşvik verilmesinde ihracat şartı öncelik almalıdır.

İthalatımızda geçen yıl ki avantajlarımızın sürmesi söz konusu olmayabilir. Petrol fiyatları yükselmeye başlamıştır. OPEC, üretimi kısma kararı almıştır. Petrol fiyatları, geçen yıla nazaran % 20-25 oranında artarak  55-60 dolar bandında seyredebilir. Bu da girdi maliyetlerinin artması anlamına gelecektir.

Türkiye geçen yıl 134,2 milyar dolarlık ara malı-hammadde ithal etmiştir. (bu rakam 2015 için 143,2 milyar dolardır). Ekonomik büyümeni hızlanması ile birlikte ithalat miktarı artacaktır. Bu ara mallarının önemli bir bölümünün rekabetçi ve arz istikrarını sağlayıcı bir şekilde ülke içinde üretilmesi, yerli üretimin artması ve döviz dengesinin sağlanması açılarından son derece yararlı olacaktır.

Döviz dengemizin sağlanmasında turizm gelirlerinin daha bir süre olumlu bir katkıda bulunamayacağı anlaşılmaktadır. Gerginliklerin sürdüğü bir ortamda doğrudan yabancı yatırımların  artması da beklenmemelidir. Bu durumda ihracatın arttırılması ve ithal ikamesi imkanlarının  aranması dışa bağımlılığımızı azaltacak önlemler olarak öncelik kazanmaktadır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar