Gündem Anayasa olursa...

13.1.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Anayasa değişiklik teklifi şu anda mecliste görüşülüyor.

Mevcut Anayasamıza göre, değişmesi istenen maddelerin tek tek okunması ve görüşülmesi, akabinde de milletvekillerinin özgür iradeleriyle kanaatlerini "gizli oy"la, evet/hayır olarak bildirmeleri gerekiyor.

Medyadan öğrendiğimize göre bazı iktidar milletvekilleri, oylarını açık kullanmışlar. Bir sayın bakan da oyunu göstererek kullanırken kendisine ihtarda bulunan muhalefet milletvekiline, "Git lan, suç işledim. Sana mı sorucam!.." demiş...

Biz bunları duymazlığa gelip ve de duruşumuzu, tavrımızı hiç değiştirmeden doğru bildiğimizi söylemeye devam edelim. Ne demişler; "Balık bilmezse Halik bilir!" Ben hâlâ birliğimizi ve beraberliğimizi sağlayacak demokrasiyi yaşatacak, denge denetleme sisteminin korunduğu bir anayasa yapılabileceğine inananlardanım. Ama bugün mecliste konuşulanlar ne yazık ki bunun çok çok uzağında... Niyetler başka başka...

Sormadan edemiyoruz. "Anayasa değişikliği neden böyle acil ve acele?" ve "Neden böyle halka rağmen?"

"İstikrar" için deniyor!.. Halkın derdi istikrar mı, pazarda el yakan fiyatlar mı?

Her gün yükselen döviz nedeni ile eriyen aylıklar mı?!.. Ülkeye gelmeyen yatırımlar mı? Patlayan bombalar, boş kalan otel ve restoranlar, kaybedilen işler mi?!..

Bugün konuşulması gerekenler mecliste konuşulanların çok uzağında... Halkın derdi başka Ankara'nın başka! Halk askere gitmiş oğlunun yolunu gözler, şehit olmadan geri dönmesi için dualar ederken, canı pahasına tehlikeye göğüs geren polislerin çocukları babam eve sağ salim dönecek mi diye beklerken, vatandaş bu kış kıyamette çocuklarının rızkını çıkarmak için iş kovalarken, kimin umurunda anayasa, kimin umurunda babayasa?!.. Anlatan mı var, yoksa ona soran mı?

Hadi diyelim ki halk için olmasa da, iktidar için bu anayasa değişikliğinin geçmesi çok önemli. O zaman toplumun farklı görüş ve seslerine de kulak verilmesi gerekmez mi? Neden genel kabul gören değer ve ölçütler kıstas alınmıyor, denge denetlemenin temel ilkelerine sadık kalınmıyor diye sormak vatandaşın en doğal hakkı olmaz mı?

Meclise gelen anayasa değişikliği teklifine bakıyoruz; yürütmenin yetkileri arttırılıp kapsamlı değişiklikler önerilirken, denetimi, yasamayı ve yargıyı güçlendirecek hiçbir şey yapılmadığı gibi yasamanın ve yargının şimdi var olan bazı hakları bile yürütmeye devrediliyor.

İşin özeti; ister parlamenter sistem olsun, isterse başkanlık sistemi olsun, güçler ayrılığına dayanması gereken anayasa, güçlerin bir kişide toplandığı bir anayasa haline dönüyor.

Adına cumhurbaşkanı denmesine rağmen, aslında Ortadoğu'ya has başkan hakları ile donatılmış olan o makam, artık milletin bütününü değil, partisini temsil edecek.

Ayrıca yukardan aşağıya denge denetleme sisteminin işler hale gelmesi için yerel yönetimler, medyanın denetim işlevi, medya özgürlüğü ve bağımsızlığı, STK'ların toplanma, görüş bildirip kamu oyu oluşturma alanlarında da reform yapılmamıştır.

Dolayısıyla anayasa yapım sürecinde başta siyasi partiler ve seçim sistemi ile Meclis İçtüzüğü olmak üzere, yerel yönetimler, medya ve yurttaş katılımı alanlarında da denge ve denetleme ilkeleri ekseninde ilgili düzenlemelerin yapılması gerekirdi.

Bu anayasa teklifine referandumda evet mi hayır mı diye karar vermemiz ve oy kullanmamız gerektiğinde, kendimize soracağımız tek soru şu olmalıdır; bu anayasada işleyen bir denge ve denetleme sistemini sağlayan unsurlar bulunuyor mu?

Bunun ölçütlerini de kısaca şöyle sıralayabiliriz;

  • Devlet otoritesine dair yetkiler, yasama, yürütme ve yargı organları arasında, hiçbiri diğerinin yetki alanına müdahale edemez şekilde eşit paylaştırılıyor mu?
  • Yasama, yürütme ve yargı organlarının yetkileri, kuvvetler ayrılığına uygun olarak, aşamalı aralıklarla ve farklı prosedürlerle, kısmen farklı seçmenler tarafından seçilmiş mi?
  • Her organ diğerini denetleyici anayasal yetki, hak ve sorumluluğa, faaliyetlerini incelemeye, gerekli durumlarda anayasal yetkilerini kullanarak, söz konusu faaliyetleri kısıtlama hakkına ve sorumluluğuna sahip mi?
  • Devlet dahil özel ve kamusal kurum ve tüzel kişiler, herkes hukuk önünde hesap verme konumundadır. Bu hesap verebilirlik sağlanmış mı?
  • Yönetim sorumluluk ve kaynaklarının bir bölümü alt yönetimlere aktarılarak yerel yönetimler güçlendirilmiş mi?
  • Seçim sistemi toplumdaki farklılıkların temsil edilmesini, her vatandaşın özgürce katılımını ve farklı siyasi görüşlerin serbestçe rekabet edebilmesini sağlayacak şekilde düzenlenmiş mi?

Evet, şimdi kimin sözü olduğunu hatırlamıyorum ama, "Denge denetleme sistemine dayanmayan bir anayasa sahip bir ülkenin anayasası yok demektir" diye bir deyim vardır.

"Demokrasi onu ne zaman hafife alırsak o zaman tehdit altındadır." Bu da Obama'nın veda konuşmasından bir alıntı...

O konuşmayı sonuna kadar okumanızı tavsiye ederim.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar