Ekonomi otoriterliği istemez

13.1.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye yaşamsal derecede önemli günlerden geçiyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM), hepimizin ve ülkemizin geleceğini etkileyecek bir anayasa değişikliği tasarısı görüşülüyor. Ortalığın, yakın çevremizin ve ekonominin neredeyse yangın yerine döndüğü böylesi bir dönemde, rejim-sistem değişikliği doğru mudur? Üstelik toplumun geniş kesimlerinin uzlaşısı sağlanmadan, zorlamayla, dayatmayla, aceleyle… Ve acaba, toplumca, bu işin öneminin yeterince farkında mıyız? Konuyla ilgili sorular elbette çoğaltılabilir…

Çağdaş ekonomi anlayışını benimsemiş ülkelerde, demokrasinin kurum ve kurallarıyla işleyişi büyük önem taşır. Çağdaş hukuk düzeni, demokrasinin ve ekonominin önemli bir bileşenidir. Hatta bir bakıma olmazsa olmazıdır. İşte bu nedenle, ‘İnsanomi’ köşemizdeki ekonomi analizlerimizde; adaletin, hukukun, hukuk devletinin ekonomi için önemini sıkça vurgularız…

Bütün bunları yeniden anımsatmamızın ve altını çizmemizin temel nedeni, bugünlerde ülke gündemini işgal eden yeni anayasa tartışmaları…

Ekonomi ve ‘başkanlık’

140 yıllık parlamenter sistem geleneğine sahip olan ülkemizin yönetsel sistemi, değiştirilmek isteniyor. Getirilmek istenen sistem üzerine yorumlar muhtelif… Anayasa tasarısının adı ‘cumhur-başkanlığı sistemi’ olsa da, dünyadaki başkanlık sistemleri ile de tam örtüşmüyor. Bunun için de genel olarak ‘tek adamlık’ tanımı ile ifade ediliyor. İşte biz de bu nedenle ‘başkanlık’ ifadesini tırnak içine aldık.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilere bakıldığında, dünyada pek çok ülkenin parlamenter sistemle yönetildiğini görüyoruz. Başta G-20 ülkeleri ile Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere, ekonomik olarak gelişmiş çağdaş ülkelerin büyük çoğunluğunda parlamenter sistem var. Bu ülkelerin ekonomik yaşamları ile yönetim sistemleri arasındaki ilişkinin önemi yadsınamaz. Ekonomi alanı, çağdaş hukuk kurallarının ve parlamenter yönetsel sistemin, kurumsallaşmış, kalıcılaşmış evrensel kuralları içinde çalışmalarını sürdürüyor.

Ekonomi ve terör

Son günlerde ekonominin tepesinde ‘Demoklesin kılıcı’ gibi sallanan sorunlar yumağı, yalnızca sistem-rejim tartışmasından ibaret değil. Bir de ülkemizde günlük yaşamı neredeyse esir almaya başlayan terör belası var. O da, hayatın pek çok alanını olduğu gibi, ekonomiyi de olumsuz etkiliyor, belirsizlikleri artırıyor.

2017 yılına girerken İstanbul Ortaköy’de yaşanan terör saldırısının ardından, İzmir Adliyesi önünde meydana gelen terör olayı ve geçtiğimiz gün Gaziantep’te yaşananlar, 2017 yılının da terör açısından sıkıntılı ve zor olacağını gösterdi.

Bunca saldırı, sıkıntı, belirsizlik ekonomiyi de vuruyor. Ülkenin yatırım ve üretim faaliyetlerini olumsuzluyor. Ekonomide de moraller bozuluyor.

Ekonominin gerçekleri

İşte ekonominin bütün bu bozulan dengeleri, kendini rakamsal verilerle de gösteriyor. 2016 yılının ilk 11 ayında, bankalara olan kredi kartı borcu nedeniyle yasal takip başlatılan kişi sayısı 1 milyon 220 bin kişiye ulaştı. Bu süre içinde 902 bin kişi kredi kartı borcundan, 667 bin kişi de bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe alındı. Bankalara ibraz edilen ve karşılıksız işlemi yapılan çeklerin tutarı, geçen yılın ilk 11 aylık döneminde 25,5 milyar lirayı buldu. Türkiye Bankalar Birliği’nin verilerine göre, toplam 730 bin adet çek karşılıksız çıktı.

Türkiye genelinde geçen yılın ilk 11 ayında, protesto edilen senet tutarı yüzde 20,7 oranında, senet adedi ise yüzde 1,7 arttı.  Toplam tutarı 10 milyar 685 milyon lirayı bulan 927 bin adet senet protesto edildi. En fazla senedin protesto edildiği şehir İstanbul oldu. Onu Ankara, İzmir, Konya ve Antalya izledi. Dövizde hareketlenme devam ediyor. Dolar 3.80’i, Euro 4 TL’yi geçti. Yılbaşından bu yana TL dolar karşısında en çok değer yitiren para oldu. Bütün bu verileri, ekonominin yaşananlara tepkisi olarak da okuyabiliriz. Unutmayalım ki ekonomi otoriterliği istemez.

Ekonominin bunca yangını içinde, terörün bunalttığı bir topluma, bir de ‘tek adamlık’ olarak tanımlanabilecek otoriter bir sistemin dayatılmasını; acaba tarih ve gelecek kuşaklar nasıl değerlendirecektir?

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar