Türk Ytong dünyanın en büyük fabrikasını kuruyor

20.1.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ankara sonrası İstanbul’da ilk muhabirlik günlerim... Ekonomi gazeteciliğine merak sarmıştım. O günlerde toplu konut hamlesi başlamış, Özal’ın da desteğiyle kooperatifler çok başarılı projelere imza atıyordu.

Her biri bugün bile örnek sayılacak kentler oluşturuyorlardı. Kullanılan malzeme konusunda sıkıntılar vardı. İşte o sıkıntılı günlerde kooperatifçiliğin Türkiye’deki en başarılı isimlerinden biri olan Oğuz Soydan bir konuşma sırasında şu cümleyi kullanmıştı:

“Ama biz Ytong kullanıyoruz.”

Ne demek istemişti? Hemen araştırdım. Kısa sürede Ytong’un malzeme karanlığı içinde parlayan bir yıldız olduğunu en güvenilir isimlerden öğrendim.

Aslında Ytong bir markanın adıydı. Gazbeton sektörünün bir markasıydı.

İşte o sırada tanıdım Fethi Hinginar’ı... Markası, sektöre adını vermişti.

Margarin için Sana yağı ne ise, gazbeton sektörü için Ytong o oldu. Bu malzemeyi kullanan kooperatiflerin binaları dökülmedi. Ses ve ısı yalıtımında sınıfta kalmadı.

25 yıl önce Fethi Hinginar ve Ytong tanışıklığımız böyle başladı.

Ytong binalara çok yönlü katkılar sağlayan, modern dünyanın duvar örgü malzemesi olarak gazbeton sektörünün önemli bir malzemesi olarak kalıtlara geçti.

Aslında Ytong bir Alman markasıydı. Ama o gündem sonra öyle hızlı gelişmeler oldu ki Fethi Hinginar’ın başında olduğu Türkiye Almanya’yı geçti.

Türk Ytong 1963’ten başlayan Türkiye macerasını önce Çatalca önümüzdeki günlerde de Gebze yatırımları ile taçlandıracak.

Ytong’un İstanbul dışındaki Tekirdağ, Antalya ve Bilecik ve Gaziantep yatırımları gelişen büyüyen özellikler gösteriyor.

Fethi Hinginar deprem sonrasında Ytong’u anlatırken şunları söylemişti:

“Hafiflik, depreme dayanıklılık, yangın güvenliği, üstün ısı yalıtımı, kolay işlenebilirlik ve çevre dostu olma özellikleri taşıyor.”

Hem hafif hem de dayanıklı... Hem teknolojik, hem de yeşil... Ytong’un bu özelliklerini de Çatalca tesislerinin açılışı sırasında öğrenmiştik yine Fethi Hinginar’dan... Ayrıca şunları da anlatmıştı:

  • “Biz Çatalca’da BREEAM sertifikası alarak,dünyanın ilk ve tek yeşil bina sertifikalı Ytong tesisini kurduk.
  • Yarım asırlık geçmişi ile Ytong, Çatalca’da 30 milyon euroluk yatırımla yüksek teknolojiye odaklandı.
  • Yapılan araştırmalar dünyadaki enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ının, su tüketiminin ise yaklaşık yüzde 30’unun binalardan kaynaklandığını ortaya koyuyor.
  • İnsan hayatının yüzde 90’ının binalarda geçtiği göz önüne alınırsa, çevre dostu/sürdürülebilir binalar büyük önem arz ediyor.
  • Binaların çevreye olumsuz etkilerini azaltarak, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak zorundayız. Tüm dünyada bu bilinçle projelendirilen yeşil binaların sayısı artıyor.
  • Ytong olarak bir yandan ürünlerimizin ısıl performansını geliştirmek suretiyle enerjinin verimli kullanılması için çalışırken, diğer yandan da savunduğumuz çevre dostu bina konseptinin yaygınlaşması için örnek olmaya çalışıyoruz.
  • Çatalca’da olduğu gibi, gelecekte de üretim tesislerimizi çevreyle dost-yeşil bina olarak inşa etmek, Ytong ürün ve üretim konseptinin olduğu kadar, insana değer veren yaklaşımımızın da doğal bir sonucudur.”

Çatalca tesisleri ile ilgili bunları söyleyen doğuştan İstanbullu Fethi Hinginar 70’li yılların sonunda başlayan Türk Ytong’daki koşusunda çok şeyler yaptı.

2012’deki Genel Kurul’da Türk Ytong’da Yönetim Kurulu Başkanı seçilmişti Hinginar... O günden sonra attığı adımlar hem kendini hem de başında bulunduğu kurumu başarıdan başarıya götürdü.

Hinginar, Türkiye Gazbeton Üreticileri Birliği (TGÜB) Başkanı, Avrupa Gazbeton Üreticileri Birliği (EAACA) Yönetim Kurulu üyesi, Türkiye Toprak, Seramik, Çimento ve Cam Sanayi İşverenler Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Finans Kulüp Vakfı Yönetim Kurulu üyesi görevi  yaptı ve bazılarına halen devam ediyor.

Fethi Hinginar’ın bu koşusu şimdilerde taçlanacak. Evet, Ytong uçuşa geçecek. Pendik’ten Gebze’ye taşınacak. Herkesin frene basmayı tasarladığı bu günlerde Fethi Hinginar önderliğindeki Türk Ytong dev bir yatırıma imza atacak.

Halen 25 ülkedeki 55 fabrikanın en iyisi Gebze’de yapılacak. En büyüğü Gebze’de olacak. Herkes dururken Ytong bu dev yatırım imza atarak hem moralleri düzeltmiş hem de  bu konuda Türkiye’nin bir numara olduğunu dosta düşmana ilan etmiş oluyor.

Peki, Pendik ne olacak? İşte orasını da TOKİ belki de en büyük kentsel tasarım projesi ile bir bir kent markası haline getirebilir.

Orada top TOKİ’de olacak...

Sıfır enerji ile ısınmak mümkün olacak mı?

Fethi Hinginar ile yaptığımız bir televizyon programında enerji konusunda çok önemli bir mesaj verdi.  Almanya’daki bir ARGE çalışmasını şu sözlerle anlattı:

“Artık mum ışığı ile evleri ısıtmak mümkün olacak…”

Böyle bir çalışmanın yapıldığını söylemiş ve en kısa zamanda bununla ilgili örnek evi görmeyi  vaat etmişti.

Çalışmayı merakla bekliyorum... Son görüşmede bunu hatırlattım. Başka bir şey anlattı:

“Onu görmeye gideceğiz. Ama biz ona çok yaklaştık. İş artık ARGE olmadan çıktı, biz üretmeye başladık. 0.09 diye anlattığımız yeni ürün sınıf atlatan bir yenilik. Isı yalıtımında devrim. Mevcut standart üretime göre yüzde 30 daha fazla ısı yalıtımı sağlıyoruz bu ürünle. Yani 100 liralık enerji harcamasına yüzde 30 indirim sağlıyoruz. Ama hiç merak etmeyin bunu sıfırlamaya doğru gidiyoruz.”

Tam bu sırada bu çalışmayı sektöre yaygınlaştırmayı hedeflediğini söylüyor. İki yıldır başarıyla başkanlığını yürüttüğü Türkiye İMSAD’da bu çalışmaya dahil etme eğilimini anlatıyor ve enerji haftası dolayısıyla bu konuda çalışma yaptığını aktarıyor ve şu bilgileri paylaşıyor:

  • “Şu anda ülkemizde tüketilen toplam enerjinin yüzde 40’ı yapılarda kullanılıyor.
  • Bu miktarın yüzde 40’lara varan kısmı, doğru tasarlanan yapılar ile tasarruf edilebilirse ekonomiye yılda 12-15 milyar dolarlık bir katkı sağlanması mümkün.
  • Ülkemizin yıllık enerji faturası 60 milyar dolar seviyesinde. Bunun yarısı konutlardaki enerji tüketiminden kaynaklanıyor.
  • AB’nin gündeminde ‘sıfır enerji’ tüketimi var. Türkiye’nin de bu yönde kararlar alması ve harekete geçmesi gerekiyor.
  • Üstelik bizim enerji ihtiyacımızın yüzde 70’i ithalat yoluyla karşılanıyor.
  • Yapılacak tasarrufla cari açık düşürülebilir. Şu anda kentsel dönüşüm sürecinde olmamız konutlarda enerji tasarrufunun artırılması açısından büyük bir fırsat sunuyor.
  • Kentsel dönüşüm, özellikle daha etkin bir enerji verimliliği sağlanması, sağlıklı çevre ortamına kavuşulması açısından oldukça önemli.
  • Yeni ve mevcut binalarda ‘Enerji Kimlik Performansı’ hesaplama yöntemlerinin geliştirilmesi gerekiyor.
  • Enerji verimliği ve yenilenebilir enerji teknolojileri için uluslararası know-how teknik destek proje olanaklarının değerlendirilmesi gerekiyor.
  • Çevre ve yeşil finansman boyutları ile ilgili uluslararası ortaklıkların geliştirilmesi de önem taşıyor. “


İMSAD Başkanlığı’nı bırakıyor
Bu arada çok sayıda kurumun başında yer alan Fethi Hinginar başkanlığını yaptığı 32 yıllık kurum İMSAD’da görevini bırakıyor.

Önümüzdeki günlerde yapılacak genel kurulda görevi devredecek.   Türk inşaat sanayini gerek yurt içinde gerekse yurt dışında temsil eden bir sivil toplum örgütü olan Türkiye İMSAD’ın, 32 sektör derneği, 80 sanayici firma ve 11 paydaş kurum üyeleriyle birlikte, pazarda 21 binden fazla noktaya etkin bir şekilde ulaşıyor.

Satış elemanın gözü parlıyorsa müşteri memnun olur

Son yıllarda Türkiye’de en başarılı projelerden biri tekno marketler oldu. Bu alanda Teknosa’da büyük başarılara imza atan Mehmet Nane son yılların en başarılı yöneticilerinden biri olarak gösterildi.

Yerli markalar bu alanda pazara giren dünya devlerinden çok şey öğrendiler.

Mesela 50 yıllık birikimiyle Türkiye pazarına giren Media-Saturn Holding’e bağlı Media Markt bu alanda önemli kriterler oluşmasını sağladı.

15 ülkede, 1016 mağazası ve 65 bini aşan çalışanı ile 900 milyonun üzerinde müşteriye hizmet veren Media Markt müşteri memnuniyetinde önemli farklılıklar oluşturdu.

Bir kere dünya markalarını uygun fiyatla fiyatlarla müşteriye sunma geleneğini başlattı. Bu durum yaygınlaştı. Ve böylece dünya markası, yerli marka olan her türlü ürüne ulaşma kolaylığı sağlandı.

Bu alandaki rekabet o kadar müşteriye yaradı ki siz herhangi bir ürünü başka bir tekno markette bulduğunuz takdirde Media Markt bu fiyatın altına giriyor.

Media Markt, de ilk mağazasını 2007 Eylül ayında İstanbul Ümraniye’de açtı. 2013 yılında da online satış kanalı mediamarkt.com.tr’yi hayata geçirdi. Uluslararası çoklu kanal stratejisi ile mağazacılık ve online perakendeciliğin sayısız avantajlarını müşterilerine entegre olarak sunan Media Markt’ın, 14 adedi İstanbul’da olmak üzere Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Bursa, Denizli, Eskişehir, Gaziantep, İzmir, İzmit, Kayseri, Samsun, Malatya, Mersin, Konya, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da toplam 45 mağazası bulunuyor.

Yeni mağaza yatırımlarıyla büyümesine hız kesmeden devam eden Media Markt Türkiye’de tekno marketlerin yayılmasına da vesile oldu.

Son olarak da “The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri”nde Elektronik Market Sektörü kategorisinde halk tarafından ödüle layık görüldü.

Media Markt adına ödülü alan Media Markt Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Çağanur Atay Uçtu’nun şu sözleri aslında bu konudaki gelişmeyi özetliyordu:

  • “Media Markt olarak tüketicilerin en çok tercih ettiği elektronik perakendecisi olmayı hedefliyoruz.
  • Bu kapsamda müşterilerimizi merkeze alarak yaptığımız yatırımlar ve verdiğimiz hizmetlerle onların yüzlerini güldürmeyi hedefledik.
  • İletişim planlarımızı ve kampanyamızı da bu stratejimiz doğrultusunda kurguladık ve aldığımız sonuçlar bizim de yüzümüzü güldürdü.
  • Şirketimizi başarıya ulaştıran güçlü vizyonu ortaya koyan İcra Kurulu Başkanımız Yenal Gökyıldırım ve Yönetim Kurulu üyelerimize çok teşükker ediyorum.”

Bu sözlerden sonra Media Markt gözümün önüne müşteriyi mutlu ederek televizyonu satan genç satıcının yüzü geldi. Televizyona alan müşteri “sizi ayın elemanı olarak önereceğim” dediğinde genç satış elemanın gözleri parlamıştı.

Sonuçta sizin mağazanız ne kadar kaliteli, sattığınız ürünler ne kadar marka olursa olsun onu satan insanın gözleri parlamıyorsa gerisi boş… Media Markt Alman disiplini ile türk duygusallığını birleştirip burada yeni bir konsept oluşturdu. Bu da tekno marketleri başarıya götüren yol oldu. Bir gün bu sistemi Almanlara da anlatırlarsa Media Markt’ı online satış karşısında uzun süre yaşatırlar diye düşünüyorum.

TÜSİAD başkanlığını konsoloslukta bekleyecek
Erol Bilecik’in patronlar kulübü TÜSİAD’ın başına gelmesi ile birlikte bu konuda görev bekleyen isimlerden biri olan Murat Özyeğin uzun süredir üzerinde düşündüğü bir başka görevi kabul etti.

Singapur Cumhuriyeti Hükümeti, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin de onayı ile Murat Özyeğin’i İstanbul ve İzmir şehirleri Singapur Fahri Konsolosluğu görevine atandı.

Fahri Konsolos Özyeğin, Singapur Büyükelçisi A Selverajah liderliğinde Singapur Büyükelçiliği’nin Ankara’daki çalışmalarını destekleyecek.

Singapur son dönemde önemli başarıları ile dikkat çekiyor. Ekim 2014’te imzalanan “Stratejik Ortaklık Bildirisi” ve Kasım 2015’te imzalanan “Türkiye-Singapur Serbest Ticaret Anlaşması” ile güçlenen Singapur ve Türkiye arasındaki ikili ilişkilerin, bu yeni atama ile daha da güçlenmesi bekleniyor.

Fahri Konsolos Özyeğin, noterlik ve temsili görevlerinin yanı sıra Singapur vatandaşlarına konsolosluk desteği görevini de üstlenecek.

1976 doğumlu Murat Özyeğin, Fiba Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Fiba Grubu’nun bankacılık dışındaki şirketlerinin Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapıyor. Aynı zamanda Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Hüsnü M. Özyeğin Vakfı ve Endeavor Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) ve Özyeğin Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi, Harvard Üniversitesi Küresel Danışma Kurulu Üyesi görevlerini yürütüyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar