Referandum

27.1.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Önümüzdeki nisan ayında çok önemli bir karar için sandığa gideceğiz. Yapılacak referandumda kullanacağımız oylarla, yalnızca kendi geleceğimizi değil, ülkemizin ve bizden sonraki kuşakların da geleceklerini belirleyeceğiz.

İşte tüm bu nedenlerle anayasa oylaması büyük önem taşıyor.

Referandum koşulları

Aslında ülkemizin içinde bulunduğu koşullar, böylesi köklü bir değişikliği içeren anayasa oylaması için, hiç de uygun değil. Savaş tehlikesi ve terör bir yandan, ekonomideki sıkıntılar diğer yandan, ortalığı adeta yangın yerine çevirmiş durumda.

İşte yaşanan bütün bu olumsuzluklara ek olarak, bir de rejim ve sistem değişikliğini içeren anayasa oylaması da halkımıza dayatılıyor. Hem de OHAL (olağanüstü hâl) koşullarında…

Bir kere öncelikle şunu vurgulamak gerekiyor; referandum OHAL koşullarında olmamalıdır. Bu nedenle bir an önce OHAL’e son verilmelidir. Muhalefet bu talebi sahiplenmeli ve yükseltmelidir.

Toplumun geleceğini belirleyecek bir oylama; ancak tarafların özgür, eşit, hakkaniyetli ve dengeli bir kampanya yürütebilmeleriyle sağlıklı sonuçlar verir. Bunun asgari ölçüde sağlanabilmesi için, ulusal ve uluslararası kamuoyu oluşturulmalı ve bilgilendirilmelidir. 

Referandumun konusu olan anayasa değişikliğinin özü ve özeti, tamamen bir rejim ve sistem tercihidir. Cumhuriyet ve demokrasi değerlerini içeren çoğulcu parlamenter sistemle, tek adamcılığı dayatan başkanlık sistemi arasında tercih yapacağız.

Referandum ve ekonomi

Ülkemiz ekonomide önemli sıkıntılar yaşıyor. Referandum da tüm bu sıkıntıların üstüne adeta tüy dikecek! Çünkü ekonomideki en büyük sıkıntı olan belirsizlik ve güvensizlik artıyor. Referandum süreci, ekonominin aktörlerini de bekleyişe itiyor.

Bu arada, ekonomi ile ilgili yapay ve sanal gösterge oluşturma çabaları da güvensizliği tetikliyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), enflasyon hesabına temel oluşturan sepette, gıda harcamalarının oranını düşürerek yeni bir hesaplamaya gitmesi, ekonomi kurumlarına ve verilerine olan güveni zedeliyor.

Ekonomi ile ilgili bir başka olumsuz gösterge de, Merkez Bankası’nın faiz ile ilgili politikalarında… Siyasal erkle arasını bozmak istemeyen Merkez Bankası yönetimi, faiz hesabını ve tutumunu karmakarışık yaptı ve içinden çıkılmaz hale getirdi. Ekonomi kurumlarının bağımsızlığına gölge düştü.

İşte bütün bu yanlış uygulamalar ve referandumla ilgili belirsizlikler, ekonomideki sıkıntıları daha da artırıyor.

Pinochet Şili’si ve No filmi

Latin Amerika ülkeleri içinde yer alan Şili, öteden beri her daim bizim ilgi alanımızdadır. Tarihin değişik dönemlerinde siyasal çalkantılar yaşayan bu ülke ile ülkemiz arasında ilginç benzerlikler vardır. 1973 yılında askeri bir darbe ile Allende’yi deviren diktatör Augusto Pinochet döneminde, demokrasi askıya alınmış ve siyasal, ekonomik, sosyal açıdan büyük sıkıntılar yaşanmıştır.

Bizim kuşak, ‘Venceremos’ marşlarıyla ve Santiago stadında gözaltına alınıp, bir daha gitar çalamasın ve beste yapamasın diye işkencede parmakları kopartılan Victor Jara’nın şarkılarıyla yetişmiştir... 1977 yılında, İzmir’de, Fuar Ekici Över’de yapılan ‘Şili Halkıyla Dayanışma’ etkinliğinde dinlediğimiz sürgündeki Şilili sanatçıların ezgileri hâlâ kulaklarımızdadır…

İşte böylesine zorlu ve acılı bir dönemin sorumlusu diktatör Pinochet ile ilgili olarak, Şili’de 1988 yılında yapılan referandum, bir filme konu olmuştur. Yer darlığı nedeniyle ayrıntılarına giremediğimiz No filmi, Şili referandumunda ‘hayır’ seçeneğini savunan muhalefetin başarıya ulaşmasının hikâyesini anlatmaktadır. Bizim için de önemli derslerle dolu olan bu filmin mutlaka izlenmesini öneriyoruz.

İlgilisine ve meraklısına not:Referandum konusuna kafa yoran ve ilgi duyan okurlarımız,  Şilili genç yönetmen Pablo Larrain’in bu ilginç filmini, Türkçe seslendirilmiş olarak, ‘No filmini izle’ aramasıyla internetten bulup izleyebilirler.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...