Ekonomik performansı etkileyen sadece kredi notları değildir

3.2.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Uluslararası derecelendirme kuruluşlarınca verilen kredi notlarının, yabancı yatırım kararlarını doğrudan etkilediği  bir gerçektir. Çünkü bu kuruluşlar, yatırımcılarına gidilecek ülkelerin ekonomik ve siyasi koşulları ve gelişmeleri hakkında bilgi vermek ve müşterilerinin çıkarlarını korumakla görevlidirler. 27 Ocak günü BBB- olan yatırım yapılabilir düzeydeki notumuzu, BB+ ile yatırım yapılabilir düzeyin altına indiren Fitch’in yaptığı da budur. Bu arada bir başka derecelendirme kuruluşu olan S&P da zaten daha önce düşürdüğü notun üzerine görünümü de durağandan negatife çevirmiştir. Böylece, Moody’s de dahil edilirse, üç derecelendirme kuruluşunun notları da yatırım yapılabilir seviyenin altına inmiş olmaktadır.

Ancak hemen belirtelim ki, bir ülkeye gelecek yatırımcıların kararlarını etkileyen unsurlar sadece kredi notları değildir. Kararlarda not dışı bir çok etken de rol oynamaktadır.  Nitekim, Kasım 2012 ve Mayıs 2013 tarihlerinde aldığımız yatırım yapılabilir notlarından önce de ülkemiz geniş ölçüde yabancı yatırımları ülkemize çekebilmiş  ancak durum daha sonra küresel gelişmelerin de etkisiyle bozulmuştur.

Fitch’in raporuna dayanak olarak sunduğu gerekçeler başlıca şöyledir

Büyüme oranları düşüktür. İç talepte büyümeyi destekleyecek ölçüde bir artış yoktur. Siyasi ve güvenlik alanlarındaki gelişmeler ekonomik performansı ve kurumsal bağımsızlığı olumsuz yönde etkilemektedir. Kontrol ve denge mekanizmalarının, siyasi gelişmelere paralel olarak zayıflama ihtimali vardır.

Fitch’in kararı döviz piyasalarındaki dengeleri bozacak bir etki yaratmamıştır. Çünkü karar beklendiği gibi çıktığı için daha önce fiyatlanmıştır. Üç derecelendirme kuruluşundan da yatırım yapılabilir seviyenin altında not alındığı halde dövizin bu ölçüde etkilenmiş olması, kararların döviz piyasasına etkisinin de bu seviyelerde kalacağı şeklinde yorumlanabilir.

Ancak kredi notunun ülkemize gelecek portföy ve doğrudan yabancı yatırımları ve kredi maliyetlerini olumsuz yönde etkileyeceğini söylemek mümkündür. Fitch kararının, yabancı kaynaklara ve doğrudan yabancı yatırımlara ihtiyaç duyduğumuz ve dış fonların gelişmekte olan ülkelere akışında yavaşlama beklendiği bir döneme rastlaması iyi olmamıştır.  FED’in bu yıl yapacağını ilan ettiği faiz artışları ile ABD Başkanı Trump’ın yeni ekonomi politikasının olası etkileri de henüz bilinmemektedir.

Önümüzdeki dönemde ekonomik performansımızı etkileyecek faktörler yukarıdakilerle de sınırlı değildir.

İhracatımız artmamaktadır. Turizm gelirlerimizde 10 milyar dolara yakın bir azalma beklenmektedir. Petrol fiyatları yükselmektedir. Uzmanlar, petrol fiyatlarında meydana gelecek her %10 luk artışın 5 milyar dolarlık ek mali yük getireceğini söylemektedir. Geçen yıl ortalama 43 dolar olan petrol fiyatları bu yıl 50-55 dolar aralığında seyretmektedir. OPEC üretimi kısma kararı almıştır. Bu durumda cari açığın finansmanı zorlaşabilecektir.

Daha önceleri sorun olan kamu borçlarının yerini bu dönemde şirket borçları almıştır. Kamuya olan borçların sabitleştirilen kurlar üzerinden TL olarak ödenmesi ve uygulamanın yaygınlaştırılması ihtimalinin hangi sonuçları doğuracağı bilinmemektedir.

Piyasaların, referandum sonuna  kadar bir beklenti içine girmesi halinde ekonomik durgunluk sürecek demektir.

Hep söylediğimiz gibi, dış piyasalardaki gelişmeleri etkileme kabiliyetimiz sınırlıdır. Bu alanda yapmamız gereken şey, gelişmeleri doğru okumak ve gerekli önlemleri alabilmektir. Ancak içerideki ekonomik ve siyasi  istikrarı sağlamak, kurumsal bağımsızlığa uymak, yapısal reformları geciktirmemek elimizdedir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar